son haberler
-

Herkes İçin Mimarlık Derneği’nden Emre Gündoğdu, 6 Şubat depremlerinin ardından afet sahasında ahşap ve SüperKerpiç ile inşa ettikleri alternatif ortak yaşam alanlarını anlattı. Geçici barınmanın konteyner kıskacına sıkıştırılamayacağını vurgulayan Gündoğdu, mimarlığın kriz anlarında topluluklarla birlikte başka bir ihtimali mümkün kılabileceğine dikkat çekiyor. Gökçe Akgöl’ün röportajı.

Ahlaka Mugayir: 1845’ten “Ailem Güvende” operasyonlarına
Müberra Ünsal’ın hazırladığı “Ahlaka Mugayir” dosyası, “genel ahlak”, “milli ve manevi değerler” ve “kamu düzeni” gibi kavramların Türkiye’de yasak, sansür ve müdahale gerekçesi olarak nasıl kullanıldığını tarihsel ve güncel örneklerle inceliyor. Dosya, 1845’ten 12 Eylül 2026’daki “Ailem Güvende” operasyonlarına uzanan hukukî ve idari sürekliliğin izini sürüyor.
İllüstrasyon: Zeynep Özatalay.
kÖŞE YAZISI

Parkour: Şehirleri bedenle okumak
Cansu Özge Özmen Muzır Spor’a yazdı.
Parkour, şehri yalnızca içinde yaşanan bir mekân olmaktan çıkarıp bedenle yeniden keşfedilen bir oyun alanına dönüştürüyor. Duvarları, korkulukları ve çatıları alışılmış işlevlerinden koparan bu disiplin, hem bedenin sınırlarını hem de kentin bize dayattığı hareket biçimlerini yeniden düşünmeye çağırıyor.

Toplumsal sinizimin ilacını bulabilir miyiz?
Sengül Kılınç yazdı.
Ben toplumsal sinizm ile ilgileniyorum. Toplumsal sinizm, kişi ve toplum arasındaki sosyal sözleşmenin bir nevi “ihlal edilmesi” ile açığa çıkan tepki. Toplumla aranızdaki sözleşme politik meşrebinize göre her şey olabilir. Bu anlamda toplumsal sinizm, politik kaybın bir sonucu ve bizi yeni kayıplardan korumaya çabalayan bir savunma mekanizması.

Aileyi kimden koruyorsunuz?
Seran Vreskala yazdı.
İsimlerin böyle bir liste hâlinde kamuya açılmasına aslında şaşırmıyorum. Çünkü hedef göstermek bu ülkede neredeyse bir ata sporudur. Bir zamanlar Alevilerin evlerinin kapılarına kırmızı çarpılar konulmadı mı? 6–7 Eylül İstanbul Pogromu’nda Rumların, Ermenilerin ve Yahudilerin evleriyle iş yerleri önceden belirlenmiş adres listeleri üzerinden hedef alınmadı mı? Bunun için medya kullanılmadı mı?
İlyas’ın ailesi emsal adalet istiyor

İstanbul’dan Hollywood’a bir kadın senarist: Necile Tevfik ve görünmeyen emeğin arşivi
Necile Tevfik, sinema tarihimizin ilk kadın senaristlerinden biri olmasına rağmen, bugün hafızamızda yalnızca birkaç satırdan ibaret. Tozlu rafların arkasında kalan görünmeyen kadın emeğin ve Necile Tevfik’in izini Gökçe Akgöl takip etti, Cansu Gürsu resmetti.












