Çözüm Gazeteciliği Ağı, insanların toplumsal sorunlara nasıl çözüm üretmeye çalıştıklarını, bu süreçte elde edilen başarı ve başarısızlıklardan neler öğrenilebileceğini titiz bir gazetecilik anlayışıyla ele alan küresel bir dönüşüme öncülük ediyor. Biz de bu yaklaşımdan ilhamla, Newslab Türkiye’nin desteğiyle hazırladığımız çözüm odaklı haberlere yer veriyoruz.


Türkiye’de musluktan su içmek hayal değil 

Gelişmiş ülkelerde mülk sahiplerine musluk suyu kalitesi konusunda yasal sorumluluk yüklenirken, Türkiye’de altyapı denetimleri henüz apartman içlerine ulaşmadı. Uzmanlar, evde alınacak 3 basit önlemle ve doğru filtre kullanımıyla damacana maliyetinden yüzde 99 tasarruf etmenin formülünü açıklıyor. Ahmet Çağatay Bayraktar’ın haberi.

Görüntüde bir kişi mutfak lavabosunun yanında, musluktan akan suyu cam bir bardağa dolduruyor. Su güçlü bir akışla bardağa dökülüyor ve bardakta kabarcıklar oluşuyor. Kişinin eli bardağı tutarken, arka planda lavabo, musluk ve pencere görülüyor. Genel olarak temiz içme suyu, günlük kullanım ya da musluk suyu temalı bir sahne izlenimi veriyor.

Akran zorbalığına karşı sahneye: Güzel Şehir Kumpanyası

Yaratıcı drama eğitmeni Ahmet Asil Dugan’ın öncülüğünde Antalya’da kurulan Güzel Şehir Kumpanyası, artan akran zorbalığına karşı fiziksel tiyatro ile müdahale ediyor. Sanatın iyileştirici gücünü kullanan kumpanya, çocuklara dayanışma pratikleri aşılarken kendilerini ifade etme becerilerini geliştiriyor. Ebru Apalak’ın haberi.

Güzel Şehir Kumpanyası ekibi Kumpanya ekibi, sahne sonrası toplu halde poz veriyor.

Kuğulu’dan yuvaya: Pativista’dan yuvalandırma krizine yerel çözüm

Dünya genelinde 346 milyon evsiz evcil hayvan bulunurken, barınaklardan yuvalandırma yetersiz kalıyor. ABD’de mobil araçlarla getirilen alternatif çözümler, Ankara’da Pativista’nın Kuğulu Park’taki pazar buluşmaları ile yerel bir karşılık buluyor. Gökçe Akgöl’ün haberi.

Görselde, bordo gömlekli bir kadın pembe kıyafetli küçük bir köpeği kucağında taşıyor. Sevimli köpeğin neşeli hali dikkat çekerken, arka planda yeşillikler içindeki bir parkta oturan ve dolaşan insanlar görülüyor. Doğal gün ışığının hakim olduğu bu açık hava karesi, oldukça samimi bir atmosfer sunuyor.

İspanya demokratik bir hak olarak yenilenebilir enerji önündeki engelleri nasıl kaldırdı?

İspanya’nın yenilenebilir enerji deneyimi, dönüşümün yalnızca güneş ve rüzgâr yatırımlarıyla değil; depolama, bakım, çevresel koruma ve demokratik katılımla mümkün olduğunu gösteriyor. Türkiye için soru artık “yenilenebilir enerjiye geçelim mi?” değil, bu geçişi nasıl adil ve hak temelli kuracağımız.

Fotoğraflar: Markel Redondo, Greenpeace, National Geographic

Kürtçe seslendirme atölyeleri, çocukların anadilini kamusal alanda duyulur ve görünür kılıyor

Diyarbakır’da Önce Çocuklar Derneği’nin yürüttüğü “Deng û Reng” projesi, çocukların anadillerini kamusal alanda kullanmalarına, kültür-sanat ve medya üretimi yoluyla çözüm arıyor. Kurmancî seslendirme eğitimi alan çocuklar, Zarok TV’de dublaj yaparak ve kendi hikâyelerini anlatarak anadillerinde üretimin mümkün olduğunu gösteriyor. Ebru Apalak’ın haberi.

Fotoğrafta ahşap zeminli ve ahşap duvar panelleriyle kaplı geniş bir atölye salonu görülüyor. Katılımcılar karşılıklı durarak bir drama, ses ya da dublaj çalışması yapıyor gibi. Sol tarafta, önde duran genç bir katılımcı karşısındaki gruba doğru eğilmiş ve dikkatle bakıyor. Sağ tarafta ise çocuklar ve genç yetişkinlerden oluşan bir grup sıralanmış; bazıları ellerini kavuşturmuş, bazıları karşılarındaki kişiyi dikkatle izliyor. Özellikle ön plandaki kırmızı-beyaz çizgili tişörtlü çocuk, odaklanmış ve ciddi bir ifadeyle çalışmaya katılıyor. Mekânın düzeni prova ya da eğitim alanı hissi veriyor. Arka tarafta sandalyeler, masa ve su şişesi gibi atölye ortamına ait detaylar var. Genel olarak görsel, katılımcıların beden dili, dikkat, ifade ve iletişim üzerine çalıştığı sıcak ve etkileşimli bir eğitim anını yansıtıyor.

Müzelerin sergilemedikleri: Türkiye müzeciliğinde şeffaflık ne durumda?

Türkiye’de müze sayısı artarken, müzelerin koleksiyon politikalarından finansman yapılarına, eser edinim süreçlerinden kamuya açık raporlarına kadar pek çok temel bilgi hâlâ görünmezliğini koruyor. Emel Gülşah Akın’ın hazırladığı araştırma dosyasının ilk bölümü yayımda…

Görsel, gri arka plan üzerine kurulmuş bir başlık tasarımı gibi duruyor. Sağ ve sol kenarlarda klasik müze mimarisini çağrıştıran beyaz sütun başlıkları yer alıyor; bu da konuyu doğrudan tarih, kültür ve müzecilik bağlamına bağlıyor. Ortada büyük, dikkat çekici ve afiş diliyle yazılmış metin var: “TÜRKİYE MÜZECİLİĞİNDE ŞEFFAFLIK NE DURUMDA?” Yazı karakteri kalın, pütürlü ve biraz protest/eleştirel bir görsel dil taşıyor. “Şeffaflık ne durumda?” kısmı parlak yeşil zemin üzerinde verilerek en çok vurgulanan bölüm haline getirilmiş. Başlığın sağında mavi renkte büyük bir & işareti bulunuyor. Arka plandaki gri tonlar ve kırık/çatlak görünümlü sütunlar, müzecilikte sorgulanması gereken yapısal sorunlar ya da geçmişle hesaplaşma fikrini çağrıştırıyor. Genel olarak görsel; akademik değil, daha çok dikkat çekici, güncel ve eleştirel bir tartışma afişi/kapak görseli havasında. Konusu Türkiye’de müzelerin açıklık, hesap verebilirlik ve bilgi paylaşımı açısından ne durumda olduğunu sorguluyor.

Tüm sokakları yasaklasalar da buluşuruz: Türkiye’de trans aktivistler ayrımcı yasakların nasıl üstesinden geliyor

İstanbul Trans Onur Haftası aktivistleri Yusuf ve Gökçe, tüm saldırılara rağmen nasıl her yıl sokaklarda olduklarını anlattılar. Müberra Ünsal’ın haberi.

Tüm sokakları yasaklasalar da buluşuruz: Türkiye’de trans aktivistler ayrımcı yasakların nasıl üstesinden geliyor

Bakırköy Adliyesindeki “Çocuk Suçları Bürosu” isim değiştirdi: Artık adı “Çocuk Bürosu”. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Kardelen Ateşci: “Mesele yalnızca bir tabela değil, çocukları suçla özdeşleştiren anlayışın değişmesi. Çocuk dostu adalet sistemi istiyorsak kelimeler belirleyicidir.” Müberra Ünsal’ın haberi.

Perimenopoza bağlı şikayetlerin çözümü tek çatı altında

Perimenopoz dönemindeki kadınlar, çarpıntı, ağrı ve kaygı gibi şikayetlerle farklı branşlarda yanlış tanılar alabiliyor; oysa bu belirtiler çoğu zaman hormonal değişimlerden kaynaklanıyor. Çözüm, hastayı tek bir çatı altında bütüncül değerlendiren multidisipliner menopoz merkezlerinde yatıyor. Alev Celep’in haberi.

Görüntüde bir kişi oturur pozisyonda, iki eliyle ortadan ikiye kesilmiş bir greyfurtu tutuyor. Greyfurtun iç kısmı parlak kırmızı tonlarda ve kesit şekli, kompozisyon itibarıyla kadın anatomisini (özellikle vajinal yapıyı) çağrıştıracak şekilde konumlandırılmış. Kişinin üzerinde açık renkli, rahat bir kıyafet var ve arka plan sade tutulmuş. Bu tür görseller genellikle kadın sağlığı, jinekoloji, üreme sağlığı ya da menopoz gibi konuları simgesel ve dolaylı bir anlatımla ifade etmek için kullanılır.

Everest çözdü, Mont Blanc korudu, Ağrı Dağı için çözüm hazır!

Dünyada dağ turizminin yarattığı çevre baskısı yasal düzenlemelerle kontrol altına alınırken, uzmanlar benzer politikaların Ağrı Dağı’nda da uygulanabileceğini söylüyor. Gökçe Akgöl’ün haberi.

Ağrı Dağı zirvesinde Turist rehberi, dağcı, fotoğrafçı ve belgeselci Mehmet Mukadder Yardımcıel

Müzede cam duvarlar aşılıyor: Erişilebilir turizm mümkün!

Herkes İçin Turizm Derneği, Türkiye’de engellilerin kültürel mirasa erişimini sınırlayan fiziksel ve algısal engellere karşı geliştirilen dokunsal materyaller, betimleme teknikleri ve evrensel tasarım uygulamalarıyla erişilebilir müzenin yüksek maliyetli değil, doğru planlama gerektiren bir dönüşüm olduğunu gösteriyor. Müberra Ünsal’ın haberi.

Fotoğrafta, taş mimariye sahip tarihi bir yapının girişinde yan yana dizilmiş kalabalık bir grup görülüyor. Üst kısımda farklı renk ve desenlerde bayraklar asılı, bu da mekâna kültürel ya da etkinlik havası katıyor. Grup içinde beyaz baston kullanan bireylerin bulunması, katılımcılar arasında görme engelli kişilerin de yer aldığını düşündürüyor. Farklı yaşlardan insanların bir arada olması, gezinin kapsayıcı ve kolektif bir deneyim olduğuna işaret ediyor. Genel atmosfer, erişilebilir bir kültürel gezi ya da farkındalık etkinliği kapsamında bir araya gelindiğini yansıtıyor.

Çözüm esaret değil, Dijital Hayvanat Bahçesi

Kaplanı özgürce ormanda görmek mi, kafeste ileri geri adımlarken izlemek mi gerçek bağ kurdurur? Ankara Büyükşehir Belediyesi, hayvanları esir tutmak yerine 2024’te kurduğu Dijital Hayvanat Bahçesi ile özgürlüğü ve etiği seçmeli. Gökçe Akgöl’ün haberi.

Yedikule Bostanları: Krizlerle sarsılan kentte çözümün parçası olabilir mi?

İstanbul’un tarihsel tarım alanı, afet dayanıklılığı ve gıda güvenliği için nasıl bir model sunuyor? Delal Demir’in haberi. 

Dikey tarım devrimi: Geleceğin bitki fabrikaları Türkiye’de yükseliyor

Türkiye’de geliştirilen ‘Plant Factory’ projesi, topraksız ve ilaçsız üretim modeliyle yüzde 95 daha az su tüketimiyle şehirlerde yıl boyu üretim sağlayan bu dikey tarım sistemini hayata geçiriyor. Gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve erişilebilir sağlıklı beslenme hedeflerini bir araya getiriyor. Berfin Şengil’in haberi.

Kampüsün “Öksüz Köyü”: Çukurova Üniversitesi’nde bir yaşam alanı modeli

Sokakta yaşayan hayvanların haklarının yasal düzenlemelerle çiğnendiği bir dönemde, Çukurova Üniversitesi bünyesinde kurulan “Göl Köy” ve “Öksüz Köy” projeleri, kampüs popülasyonunu yönetmek ve hayvan refahını sağlamak için alternatif bir model sunuyor. Tamamen gönüllü destekleriyle ayakta kalan bu doğal yaşam alanları, hem güvenlik hem de merhamet eksenli bir çözümün mümkün olduğunu kanıtlıyor. Kader Kaplan’ın haberi.

Kaynartepe’de doğru politikalar ve halkın katılımıyla dönüşüm mümkün 

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi’nin kentsel dönüşümü uzmanlara göre çözümsüz değil. Bu konuda yapılan, çalıştaylar, teknik veriler ve mahallelinin talepleri, doğru bir kentsel politika ile yerinde ve etaplı dönüşümün mümkün olduğunu gösteriyor. Şeniz Eken’in haberi