Ankara, Altındağ’da 19 Mart 2025’te evlerinin yaklaşık 50 metre ilerisinde kıyafetleri çıkarılmış, vücudunun sağ kısmı parçalanmış halde ölü bulunan 6 yaşındaki Fatma’yı hatırlıyor musunuz?
Çok sayıda medya kurumu ve sosyal medya hesabı Fatma’yı köpeklerin öldürdüğü haberlerini yayımladı ve gerçekler ortaya çıktığında düzeltme de yayımlamadı. Suriyeli 6 yaşındaki Fatma El Muhammed köpekler tarafından değil ismi basına yansımayan 50 yaşındaki komşusu tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldıktan sonra öldürüldü; fail, Fatma’nın bedenini parçalayarak gömdü.
Fatma’nın ardından sokakta yaşayan köpekleri suçlayan haberler gazeteciliğin en temel etik ilkelerini ihlal ediyordu. Teyit edilmeden haber yapılmaması ve nefret üretmemesi.
Hayvanları hedef haline getiren teyitsiz haberler Katliam Yasası’nın temellerinden oldu. Bu haberler hayvanları “tehdit” olarak sunduğunda, gazetecinin görevi olan şu soruları asla sormadı:
Belediye kaç yıldır düzenli kısırlaştırma yapıyor?
Bölgedeki hayvanlar aşılı mı?
Kısırlaştırma bütçesi ne kadar?
Barınak kapasitesi ve koşulları ne durumda?
Hayvanların toplandıktan sonraki akıbeti açıklanıyor mu?
Gönüllüler barınaklara girebiliyor mu?
Üretim ve satış denetleniyor mu?
Terk edilen hayvanlarla ilgili işlem yapılıyor mu?
Hayvanlara yönelik kötü muamele ve şiddet soruşturuluyor mu?
Bu soruları sormayan teyitsiz haberler kamu idaresini denetlemek yerine hayvanları hedef gösteren sistematik bir dile dönüştü.
Peki, nasıl haber yapılmalı?
Sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin haberlerde şu ilkeler gözetilmeli:
Hayvanları hedef gösteren kelimeler kullanılmamalı.
Doğrulanmamış iddialar haberleştirilmemeli.
Adli vakalarda hayvanlar peşinen fail ilan edilmemeli.
Belediyelerin sorumluluğu mutlaka sorulmalı.
Veteriner hekim, hukukçu, psikolog ve yaşam hakkı savunucularının görüşlerine yer verilmeli.
Kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve yerinde yaşatma modeli görünür kılınmalı.
Öldürme, toplama ve hapsetme politikaları “çözüm” gibi sunulmamalı.
Nefret ve şiddet çağrılarına haber içinde meşruiyet kazandırılmamalı.
Görsel seçimlerinde hayvanları saldırganlaştıran, korku üreten karelerden kaçınılmalı.
Haber, kamu otoritesini denetlemeli; yaşam hakkını hedef göstermemeli.
Unutmayalım gazetecilik, korkuyu büyütmek için değil; hakikati araştırmak, kamu idaresini denetlemek ve yaşam hakkını korumak için var.






Bir yanıt yazın