ABD’de kürtaj kısıtlamalarına karşı sandığa giden seçmenler kararını verdi. 3 Kasım seçimlerinde Missouri, Nevada ve Virginia’da eş zamanlı yapılan kritik halk oylamaları (ballot measures), kürtaj ve üreme haklarını savunanların zaferiyle sonuçlandı. Daha önce gündeme getirdiğimiz ve eyaletlerdeki tablonun kaderini belirleyeceğini aktardığımız oylamalarda; Nevada ve Virginia’da üreme hakları anayasal koruma altına alınırken, Missouri’de hakları geriye götürmeyi hedefleyen yeni yasak girişimi seçmen duvarına çarptı.

ABD Yüksek Mahkemesi’nin 2022’de Roe v. Wade* kararını iptal ederek federal kürtaj hakkını kaldırmasından bu yana eyaletler, en büyük mücadele alanı olmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz dört yılda 10 eyaletin anayasal koruma sağladığı bu süreçte, 2026 seçimleriyle birlikte kürtaj hakkını anayasasına ekleyen eyalet sayısı 12’ye yükseldi.

Nevada’da son eşik aşıldı: Kürtaj artık anayasal hak

Daha önceki haberimizde Nevada’da kürtajın yasal olduğunu ancak anayasal güvence kazanması için gereken iki aşamalı onay sürecinin son virajına girildiğini aktarmıştık. 2024 yılındaki ilk onaydan sonra 3 Kasım’da ikinci ve nihai kez seçmenin karşısına çıkan 6 Numaralı Madde (Question 6), sandıktan bir kez daha onay aldı.

Nevada Anayasası’nda kürtaj hakkının korunmasına yönelik eyalet genelindeki referandumda seçmenlerin yüzde 63,33’ü (601.533 oy) düzenlemeye destek verirken, karşı oy kullananların oranı yüzde 36,67’de (348.347 oy) kaldı. Ezici bir çoğunlukla kabul edilen bu anayasa değişikliği; kürtajın fetal canlılığa kadar ya da hamile bireyin sağlığını veya hayatını korumak amacıyla hamileliğin herhangi bir aşamasında eyalet ve yerel yönetimlerin müdahalesi olmaksızın temel bir hak olarak tanınmasını güvence altına alıyor.

Virginia’da kapsamlı koruma kabul edildi

Kürtaj erişiminin fiilen sürdüğü ancak anayasal korumadan yoksun olduğu Virginia’da da seçmen tercihini haklardan yana kullandı. 1 Numaralı Madde (Question 1) için sandığa giden seçmenlerin yüzde 62,47’sinin (2.194.809 oy) “Evet” demesiyle tarihi anayasa değişikliği resmen onaylandı.

Kabul edilen düzenlemeyle birlikte Virginia Anayasası’na eklenen “üreme özgürlüğü hakkı”; yalnızca kürtajı değil, doğum kontrolü, kısırlık tedavileri, düşük yönetimi ile doğum öncesi ve sonrası tüm sağlık hizmetlerini anayasal koruma zırhına kavuşturdu. Yeni yasal çerçeveye göre eyalet yönetimi genel olarak kürtajı yasaklayamayacak; kısıtlama yetkisi yalnızca gebeliğin son üç ayı (üçüncü trimester) ile sınırlı tutulacak. Ancak fetüsün canlı olmadığı veya hekimin gebenin hayatını, fiziksel ya da ruhsal sağlığını korumak adına müdahaleyi zorunlu gördüğü hallerde son üç ayda dahi hiçbir yasak uygulanamayacak.

Değişikliğin en kritik maddelerinden biri ise cezai güvence getirmesi oldu; düzenleme uyarınca kürtaj yaptıran, düşük yapan veya ölü doğum yaşayan kadınlar ile bu süreçte onlara destek olan kişilerin eyalet makamlarınca soruşturulması ve cezalandırılması tamamen yasaklandı.

Missouri’de yeni yasak girişimi başarısız oldu

En büyük çekişmenin beklendiği Missouri’de ise seçmenler daha önce sandıkta kazandığı anayasal haklara sahip çıktı. Eyalette kürtaj karşıtı grupların 2024 yılındaki kazanımları geri çevirmek amacıyla hazırladığı 3 Numaralı Anayasa Değişikliği (Amendment 3) teklifi, seçmenlerin yüzde 55,49’unun (1.173.172 oy) “Hayır” oyu kullanmasıyla sandıkta yenilgiye uğradı. Kürtajı yalnızca tıbbi acil durumlar, ölümcül fetal anomaliler veya 12 haftaya kadar olan tecavüz ve ensest vakalarıyla sınırlamayı, ayrıca reşit olmayan bireyler için cinsiyet uyum süreçlerini yasaklamayı hedefleyen kısıtlama girişimi seçmen iradesiyle yürürlüğe giremeden reddedildi. Böylece Missouri seçmenleri iki yıl önce kazandıkları anayasal “üreme özgürlüğü hakkını” korumuş oldu ve eyalette kürtajın fetal canlılık (viability) aşamasına kadar yasal bir hak olarak kalması kesinleşti.

“Kürtaj hayat kurtaran bir sağlık hizmetidir”

Seçim sonuçlarını değerlendiren Üreme Hakları Merkezi (CRR) ABD Politika ve Savunuculuk Kıdemli Direktörü Daria Neal, halk inisiyatiflerinin önemini vurguladı:

“Amerikalıların çoğunluğunun kürtaj haklarını desteklediği uzun zamandır açıktı. Ancak Roe kararının bozulması, ülke genelinde parçalı ve kaotik bir yasal düzen yarattı ve kürtaj karşıtı siyasetçileri cesaretlendirdi. Gerçek şu ki kadınlar ve aileler kürtaj yasakları altında acı çekiyor. Her gün sepsise giren ya da sırf ölü doğum yapmak zorunda bırakılan insanların hikayelerini duyuyoruz. Bunlar kürtajın temel, hayat kurtarıcı bir sağlık hizmeti olduğunun kanıtıdır ve seçmenler bunu biliyor. Amerikalılar siyasetçilerin müdahalelerine maruz kalmak yerine kendi bedenleri üzerinde söz sahibi olmayı hak ediyor.”

Federal baskılar sürüyor

Roe v. Wade kararının düşmesinden bu yana Idaho gibi eyaletlerde yaşanan ağır sağlık krizleri ve hekim göçleri sürerken, kürtaj karşıtı hareketin federal ölçekteki kısıtlama arayışları da devam ediyor. Özellikle ülke genelindeki tüm kürtajların yüzde 60’ından fazlasını oluşturan ilaçla (medikal) kürtaja yönelik yargısal engelleme girişimleri karşısında, eyalet anayasalarına eklenen bu yeni koruma kalkanları hayati bir savunma hattı oluşturuyor.

3 Kasım sonuçları, halkın federal mahkemelerin ve muhafazakar siyasetçilerin aksine üreme özgürlüğünün arkasında durduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

*Roe v. Wade (1973): ABD Yüksek Mahkemesi’nin yarım asır önce aldığı ve kürtaj hakkını federal düzeyde anayasal güvence altına alan tarihi karar. Mahkeme, hamileliği sonlandırma kararını kadının anayasal “özel hayatın gizliliği” hakkı kapsamında değerlendirdi. Ancak Haziran 2022’de mahkemenin bu içtihadı bozmasıyla federal koruma kalkanı düştü ve kürtajı yasaklama ya da serbest bırakma yetkisi tamamen eyalet yönetimlerine geçti.

Bir yanıt yazın

ÖNE ÇIKANLAR