3 Kasım 2026’da ABD’de yapılan ara seçimlerde Demokratların hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu elde etmesi, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde önemli bir siyasi kırılmaya işaret ediyor. Ancak Trump’ın beş yılı aşkın iktidarında iklim anlaşmalarından çekilme, fosil yakıt üretimini destekleme ve çevre koruma düzenlemelerini zayıflatma yönünde aldığı kararlar, seçim sonuçlarının ötesine uzanan sonuçlar doğuruyor.
Beş yılı aşkın iktidar, iki kez Paris Anlaşması’ndan çekilme
Donald Trump, ilk döneminde ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekileceğini duyurdu. Biden yönetiminin 2021’de anlaşmaya yeniden katılmasının ardından Trump, ikinci döneminin ilk günü olan 20 Ocak 2025’te yeniden çekilme kararı aldı. ABD’nin anlaşmadan ikinci kez ayrılması 27 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi.
Paris Anlaşması, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 2°C altında tutmayı ve artışı 1,5°C ile sınırlandırma çabalarını sürdürmeyi hedefliyor. ABD’nin anlaşmadan çekilmesi, tarihsel olarak en fazla sera gazı salımına neden olan ülkelerden birinin uluslararası iklim taahhütlerinden uzaklaşması anlamına geliyor.
Fosil yakıt endüstrisinin önü açılıyor
Trump’ın enerji politikalarının merkezinde petrol, doğal gaz ve kömür üretimini desteklemek yer alıyor. Fosil yakıt faaliyetlerine yönelik çevresel kısıtlamaların azaltılması ve temiz enerjiye geçişi destekleyen düzenlemelerin geri çekilmesi, yönetimin öncelikleri arasında bulunuyor. Petrol ve doğal gaz faaliyetleri sırasında atmosfere salınan metan da küresel ısınmayı hızlandırıyor. Metan, 20 yıllık zaman diliminde karbondioksite kıyasla yaklaşık 80 kat daha güçlü bir ısınma etkisine sahip.
İklim krizinin insan sağlığını tehdit ettiğini kabul eden karar kaldırıldı
Trump yönetiminin ikinci dönemindeki en önemli müdahalelerden biri, ABD Çevre Koruma Ajansının (EPA) sera gazlarını düzenlemesine temel oluşturan bilimsel ve hukuki kararın kaldırılması oldu. EPA, 2009 yılında altı temel sera gazının insan sağlığı ve refahı için tehlike oluşturduğunu belirleyen Endangerment Finding kararını kabul etmişti. Bu tespit, sera gazlarının Temiz Hava Yasası kapsamında düzenlenebilmesinin temel dayanaklarından birini oluşturuyordu.
Trump yönetimi bu kararı yürürlükten kaldırdığını açıkladı. Aynı süreçte otomobil ve kamyonların sera gazı emisyonlarına ilişkin federal standartlar da kaldırıldı. Yönetim, düzenlemelerin kaldırılmasını ekonomik maliyetleri azaltacak bir adım olarak savunurken çevre örgütleri ve bilim insanları kararın iklim değişikliğinin ağırlaşmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Bir yılda 304 iklim politikası müdahalesi
Columbia Üniversitesi Sabin İklim Değişikliği Hukuku Merkezi tarafından yürütülen Climate Backtracker çalışması, Trump’ın ikinci dönemindeki müdahalelerin hızını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, ikinci başkanlık döneminin ilk yılında federal iklim politikalarını geriye götürmeye yönelik 304 idari işlem kaydetti. İlk başkanlık döneminin ilk yılında bu sayı 75’ti.
Korunan doğal alanlar madencilik ve enerji faaliyetlerine açılıyor
Trump yönetimi, ABD’deki korunan doğal alanların sınırlarını da yeniden düzenledi. İlk döneminde küçülttüğü Utah eyaletindeki Bears Ears ve Grand Staircase-Escalante ulusal anıtlarının koruma alanları, Biden döneminde yeniden genişletilmişti. Trump yönetimi bu alanların sınırlarını ikinci kez küçülterek enerji ve maden kaynaklarına erişimi artırmaya yönelik adımlar attı.
Yönetim, değişiklikleri kaynakların daha verimli kullanılması ve enerji ile maden kaynaklarına erişimin artırılması gerekçesiyle savundu.
Nesli tehlike altındaki türlerin habitatları için koruma zayıflatıldı
Trump yönetimi, nesli tehlike altında bulunan türlerin korunmasını düzenleyen Endangered Species Act kapsamında da önemli değişikliklere yöneldi. Türlerin yaşam alanlarının tahribatına ilişkin hukuki korumaların daraltılması, hayvanların doğrudan öldürülmediği durumlarda bile beslenme, üreme ve barınma alanlarının kaybedilmesi riskini artırıyor. Özellikle madencilik, petrol ve doğal gaz üretimi ve altyapı projelerinin yaban hayatı üzerindeki etkileri bu tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Daha fazla et üretimi, daha fazla hayvan sömürüsü
Trump yönetimi, endüstriyel hayvancılığın kapasitesini artırmaya yönelik politikaları da destekliyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Mart 2025’te tavuk ve domuz kesimhanelerindeki üretim süreçlerini hızlandırmak amacıyla mevcut hat hızı muafiyetlerini uzatacağını ve daha yüksek kesim hızlarının kalıcı hale getirilmesi için düzenleme çalışması başlatacağını duyurdu. Tavuk kesimhanelerinde dakikada 175 hayvana kadar kesime izin veren uygulamanın genişletilmesi, üretim verimliliğini artırma hedefiyle savunulurken işçi güvenliği ve hayvanların kesim süreçlerinde karşılaştığı koşullar açısından eleştirilere neden oldu.
Bu yaklaşım 2026 yılında da sürdü. USDA, Şubat 2026’da tavuk ve domuz kesimhanelerinde üretim hatlarının hızlandırılmasına yönelik yeni düzenleme önerileri açıkladı. Aynı yıl temmuz ayında et ve kanatlı hayvanı işleme tesislerinin kapasitesini genişletmek için 60 milyon dolarlık yeni destek programı başlattı. Trump yönetimi ayrıca et, kanatlı hayvanı ve deniz ürünleri işleme kapasitesini genişletmek amacıyla 5 milyar dolarlık kredi programını devreye soktu.
Üretim sisteminin büyüklüğü hayvan sayılarında da görülüyor. USDA verilerine göre ABD’de 2025 yılında yaklaşık 9,4 milyar broiler tavuğu yetiştirildi. Aynı yıl ülkede gıda amacıyla kesilen kara hayvanlarının toplam sayısı, kümes hayvanları dahil olmak üzere 10 milyarı aştı.
Endüstriyel hayvancılığın büyümesi, iklim krizi açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Hayvansal üretim; metan ve azot oksit emisyonları, yem üretimi için kullanılan tarım alanları, ormansızlaşma, su tüketimi ve hayvansal atıklar üzerinden ekolojik baskıyı artırıyor.
Seçim yenilgisi iklim politikalarını değiştirebilir mi?
3 Kasım seçimlerinde Demokratların kazandığı çoğunluk, Trump yönetiminin iklim ve çevre politikalarının Kongre’de daha güçlü biçimde denetlenmesinin önünü açabilir. Demokratlar federal kurumların bütçeleri, enerji politikaları ve çevre düzenlemeleri konusunda yönetim üzerinde baskı kurabilir.





Bir yanıt yazın