Ukrayna’da devam eden savaş yalnızca insan hayatını ve altyapıyı yerle bir etmekle kalmıyor, şehir ekosisteminin en hassas sakinleri olan yarasaları da kitlesel bir felakete sürüklüyor.

Ukrayna Yarasa Rehabilitasyon Merkezi (UBRC) ile NSC Deneysel ve Klinik Veteriner Hekimliği Enstitüsü uzmanlarının yürüttüğü ve 2023 yılında uluslararası hakemli Journal of Applied Animal Ethics Research dergisinde yayımlanan kapsamlı saha araştırması, hasarlı binaların yarasalar için nasıl ölümcül sonuçlar doğurduğunu somut verilerle gözler önüne seriyor. 2022 yılı boyunca sıcak çatışma koşullarında toplanan saha verileri, savaşın ekosistem üzerindeki yıkıcı etkisini açıkça gösteriyor.

Kış uykusundaki 700 ila 7 bin gececi yarasa enkaz altında kaldı

Araştırma kapsamında Harkov’da yarasaların kışlama alanı olarak kullandığı bilinen 51 beton bina incelendi. Çalışmaya göre bu binaların yalnızca yüzde 54,9’u hasar görmezken, yüzde 31,4’ünün patlamalar nedeniyle pencereleri ve çerçeveleri parçalandı, yüzde 13,7’si ise tamamen yıkıldı. Böylece kışlama alanlarındaki toplam hasar oranı yüzde 45,1 olarak kaydedildi.

İncelenen yapılar arasında tek başına büyük kolonilere ev sahipliği yapan kritik binalar yer alıyordu. Araştırmada, bombardımanların kış uykusunun son evresine denk gelmesinin kayıpları artırdığı belirtildi. Kış uykusundaki yarasaların yavaşlayan metabolizmaları nedeniyle uyanmalarının 20 dakikadan uzun sürdüğü ve hayvanların bu süreçte kaçamadığı vurgulandı.

Verilere göre, yalnızca Harkov’daki beton binaların yıkılması sonucu kış uykusundaki 700 ila 7 bin gececi yarasa doğrudan enkaz altında kalarak can verdi.

2 bin 839 yarasa binalarda mahsur kaldı

Yıkımın boyutu göç ve çiftleşme döneminde daha da ağırlaştı. Şiddetli patlamalarla kırılan camlar ve sivillerin açık bıraktığı pencereler, yarasaların binaların içine sıkışmasına yol açtı.

2022 sonbaharında kayda geçen 3 bin 638 yarasanın yüzde 78’i, yani 2 bin 839’u bu şekilde binalarda mahsur kaldı. Mahsur kalan veya enkaz altında ölen hayvanların neredeyse tamamını (yüzde 99,9) gececi yarasa (Nyctalus noctula) türü oluşturdu.

2016 ile 2019 yılları arasındaki dört yıllık barış dönemi ortalamasıyla kıyaslandığında, savaş kaynaklı mahsur kalma vakaları tam 3 katına çıktı. Daire içlerine ya da çift cam aralarına giren hayvanlar dışarı çıkamadı; mahsur kalan bir yarasanın çıkardığı stres ve yardım çığlıkları ise dışarıdaki yüzlerce yarasanın da aynı tuzağa çekilmesine yol açtı.

Kilometrekare başına düşen mahsur kalmış yarasa sayısı 8,1’e yükseldi

Binalarda kapana kısılan yarasaların ölüm oranı, savaş döneminde yüzde 28,4’e yükseldi. Yalnızca 2022 sonbaharında binalardan 805 ölü yarasa toplandı; bu sayı önceki dört yılın toplam kaybını ikiye katladı. Harkov’da kilometrekare başına düşen mahsur kalmış yarasa sayısı 8,1’e yükseldi.

İncelenen vakalarda hayvanların yüzde 63’ü oda ve daire içlerinde, yüzde 17’si çift cam aralarında, yüzde 11’i balkonlarda, yüzde 7,73’ü ise dış cephe boşluklarında can verdi.

En az 5 bin 767 yarasa açlık ve susuzluktan öldü

Tahribat yalnızca Harkov ile sınırlı kalmadı. Kış uykusu döneminde ağır bombardımana uğrayan Mariupol, Rubizhne ve İzium gibi kentlerde binalara sığınan binlerce yarasa enkaz altında can verdi. Mayıs ve temmuz ayları arasındaki üreme döneminde vurulan Lysychansk, Bahmut ve Avdiivka’da ise yavru büyüten yarasa grupları tamamen yok oldu; binlerce anne ve yavru öldü. Ardından gelen kış sezonunda ise Herson ve Zaporijya hedef alındı. Ağır hasar alan bu beş kentin toplam 712 kilometrekarelik alanı üzerinden yapılan hesaplamalar, binalarda kapana kısılan en az 5 bin 767 yarasanın açlık ve susuzluktan öldüğünü ortaya koydu.

28 yarasa türü koruma altında

Ukrayna’da yaşayan 28 yarasa türünün tamamı hem ulusal hem de uluslararası sözleşmelerle korunuyor. Doğu Avrupa’daki göç rotalarının merkezinde yer alan bu türler yalnızca böceklerle besleniyor ve tarım ile orman ekosistemlerindeki dengeyi sağlıyor.

Yarasaları savaş yıkımına karşı en savunmasız kılan nokta ise düşük üreme hızları oldu. Dişi yarasaların yılda yalnızca bir veya iki yavru doğurabilmesi nedeniyle savaş ortamında kaybedilen on binlerce yarasanın yeri kolay dolmuyor; bu durum ekosistemde telafisi onlarca yıl sürecek bir boşluk bırakıyor.

Ukrayna Yarasa Rehabilitasyon Merkezi, yarasaları tek tek muayene ediyor

Savaş ortamında yarasaların hayatta kalmasını Ukrayna Yarasa Rehabilitasyon Merkezi (UBRC) ve sahadaki gönüllüler sağlıyor. Bombardıman bölgelerinden, hasarlı binalardan toplanan yarasalar merkeze getirilerek tek tek muayene ediliyor; yaralanma dereceleri, yaşları, cinsiyetleri ve ağırlıkları titizlikle kayıt altına alınıyor. Kış uykusundan erken uyanan, aç ve susuz kalarak tükenen bireyler gönüllüler tarafından cımbızla un kurtlarıyla besleniyor. Tedavi edilen ve rehabilitasyon süreci tamamlanan yarasalar, güvenli alanlarda yeniden doğaya bırakılıyor.

Nitekim çatışmaların sürdüğü bölgelerden kurtarılan yüzlerce yarasa, 4 Nisan 2026’da doğaya salındı. Merkez gönüllüsü Anastasiia Vovk, “Bu bizim için önemli çünkü yarasalar nesli tükenme tehlikesi altındaki hayvanlar listesinde yer alıyor. Onları korumak son derece önemli” sözleriyle yürütülen çabanın arka planını özetliyor.

Bugüne kadar 30 binden fazla yarayı yaşama döndüren ekip,  sahadaki mücadelesini sürdürüyor. Ağır savaş şartları altında yürütülen kurtarma operasyonlarının hayati değerini dile getiren Shulenko, kararlılıklarını şu sözlerle ifade ediyor: “Hepimiz savaş koşullarında yaşıyoruz ve herkesin kendi mücadelesi var. Yaptığımız işi bırakırsak binlerce yarasa ölecek.”

Çalışmanın tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

ÖNE ÇIKANLAR