Bisikletçi İlyas Ulutaş’ın ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması bugün Ankara 94. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada Nihat Berkay Yener, Metehan Erdem ve Nusret Çakmak tanık olarak dinlendi. Tutuklu sanık Mustafa Gürşen’e iyi hâl indirimi uygulanmayarak 5 yıl 4 ay hapis cezası verildi ve tutukluluk hâlinin devamı kararlaştırıldı. Duruşmaya Ulutaş’ın arkadaşları, Ankara Kent Konseyi (AKK) Bisiklet Meclisi ve Ankara’da 15 Temmuz 2020’de yaşamını yitiren bisikletçi Umut Gündüz’ün babası Menderes Gündüz katıldı. Ulutaş’ın avukatı Gülşah Satun karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Avukat Satun, duruşmadan sonra yaptığı açıklamada davadaki beklentilerinin cezada alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması olduğunu söyledi. “Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçunun alt sınırının iki yıl olduğunu hatırlatan Satun, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak cezayı iki yıl artırmış olmasını yetersiz bulduklarını belirtti. Satun, “Bu kararı kabul etmiyoruz. Hatalı bir karar olduğunu düşünüyoruz. Çünkü şahıs 1.48 promil alkollü” ifadelerini kullandı. Sanığın en üst sınırdan ceza alması için kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını ve hukuk mücadelesini sürdüreceklerini vurguladı.
“Hukuk insanlar ölmeden önce de yaşamı korumalı”
Satun’un ardından konuşan AKK Bisiklet Meclisi Başkanı Murat Görücü ise trafikte yaşamını yitiren tüm bisikletçiler için adalet taleplerini yineledi. Görücü, “Sorunumuz yalnızca İlyas için adaletin nasıl sağlanacağı değil; İlyas’tan sonra başka insanların hayatını kaybetmemesi için ne yapılacağıdır. Trafik güvenliği yaşam hakkıdır” dedi. Güvenlik politikalarının merkezinde insan hayatının yer alması gerektiğini vurguladı.
”İncinebilir yol kullanıcıları” kavramının mevzuatta açık ve net bir şekilde tanımlanmasını talep eden Görücü, Türk Ceza Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın bisikletlilerin, yayaların ve tüm incinebilir yol kullanıcılarının yaşam haklarını daha güçlü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Görücü, yasal düzenlemeler hazırlanırken bisikletilerin görüş ve önerilerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Görücü, taleplerine ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:
”Alkollü araç kullanımı, aşırı hız ve tehlikeli sollama gibi bisikletlilerin ve yayaların yaşamını tehlikeye atan davranışların önlenmesi için etkin, caydırıcı ve uygulanabilir bir hukuk sistemi oluşturulmalıdır. Çünkü hukuk, yalnızca insanlar öldükten sonra değil; insanlar ölmeden önce de yaşamı korumalıdır.”
Yerel yönetimlere, merkezi hükümete ve ilgili bakanlıklara seslenen Görücü; trafik güvenliği konusunda farkındalık çalışmalarının yürütülmesini, somut politikaların hayata geçirilmesini, yaşam hakkını güçlendirecek yasal düzenlemelerin Meclis gündemine taşınmasını, hız denetimlerinin düzenli yapılmasını ve motorlu araçların bisiklet yollarını işgal etmelerinin önlenmesini talep etti.
Görücü konuşmasını, “Bir kişinin daha hayatını kaybetmesini beklemeden harekete geçilmelidir. Çünkü yeni bir İlyas’ı, yeni bir Berkan’ı kaybetmeyi göze alamayız. İlyas’tan sonra bir şeyler değişmeli; İlyas geri gelmeyecek” sözleriyle tamamladı.
Ne olmuştu?
Ankara Halk Ekmek Fabrikası ve Un Fabrikası A.Ş. işçisi bisikletçi İlyas Ulutaş (30), Ankara’da Gölbaşı Kepekli Yokuşu’nda 4 Ağustos’ta alkollü sürücü Mustafa Gürşen’in (68) kendisine çarpması sonucunda yaşamını yitirdi. Trafik sigortası bulunmayan ve kendisine ait olmayan arabayla trafiğe çıkan Gürşen, yasal sınırın oldukça üzerinde 1.48 promil alkollüydü. Gürşen, otomobiller için geçerli azami hız sınırı olan 82 kilometre/saatlik hızı aştı. Gürşen’in daha önce alkollü araç kullandığı ve bu nedenle idari para cezası aldığı ortaya çıktı. Ulutaş, çarpmanın etkisiyle 26 metre, bisikleti ise 29 metre sürüklendi. Ulutaş’a çarptığı gün ikinci kez alkollü araç kullanan Gürşen’in ehliyetine el kondu. Kaza raporunda üzerinde altı bisiklet ışığı bulunan Ulutaş’ın olay günü hiçbir kuralı ihlal etmediği belirtildi.
Mahkeme 8 Eylül’de görülen ilk duruşmada, sanık Gürşen’in tutukluluğunun devamına ve olay yerinde keşif yapılmasına karar verdi.





Bir Cevap Yazın