28 Aralık’taki haberimizde “Darıca Hayvanat Bahçesi kapanıyor. Peki, buradaki hayvanlara ne olacak” diye sormuştuk.
Bugün kapatılma sürecindeki bu Hayvanat Bahçesi’ne dair bazı primatların, başta Botond, Garip, Gina, Gölge, Kınalı ve Jane isimlerindeki şempanzeler olmak üzere, Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne gönderileceği iddialarını duyuruyoruz.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis kararlarında, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın şempanzeleri kabul etmeye hazır olduğuna dair açık bir karar bulunmasına rağmen, Gaziantep’te kötü koşullarda esaret altında tutulan bu türlerin yanına gönderilecek olması hayvan hakları savunucularında yeni kaygıları gündeme getiriyor.

“Yavru goril Zeytin için yerimiz hazır” denilen Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nin gerçek yüzü!
Söz konusu şempanzelerin durumu, bu tartışmayı daha da kritik hâle getiriyor. Bu hayvanlar, geçmişte hayvan kaçakçılığı kapsamında el konulmuş, emniyet güçleri tarafından Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi’ne yerleştirilmişti. Şempanzeler yaşamlarının neredeyse tamamını burada geçirdi hatta bazıları burada doğdu. Doğal yaşamı hiç deneyimlemediler, kendi türlerinin doğal sosyal ve ekolojik bağlamından büyük ölçüde kopuk şekilde büyüdüler.

Fotoğraf: Darıca Hayvanat Bahçesi’nde koruma altında olan şempanze Jane
Uzmanlara göre, hayvan kaçakçılığından kurtarılan bireyler için en doğru çözüm, mümkün coğrafi dağılımlarına uygun koruma merkezlerine yönlendirilmeleri. Tam da bu noktada, şempanzelerin geçmişte yaşadıkları travmalar, uzun süreli esaret koşulları ve yüksek bilişsel kapasiteleri göz önüne alındığında, gönderilecekleri kurumun niteliği hayati önem taşıyor. Hayvan hakları savunucuları, bu hayvanların yaşamlarının geri kalanının “kurumlar arası deneme yanılma” sürecine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Primatlar neden Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne gönderilmemeli
Hayvan refahı konusunda uzun süredir eleştirilerin odağında olan Gaziantep Hayvanat Bahçesi, son yıllarda yaşanan olaylar nedeniyle toplumun güvenini kaybetmiş durumda. Hayvanlarla ilgili bilimsel ve etik çalışmaların sürdürülebilmesi için gerekli olan yeterli sayıda biyolog ve veterinerin bulunmaması, bu güven kaybının temel nedenleri arasında yer alıyor. Buna bağlı olarak hayvan bakımında kötü ve yetersiz koşullar ortaya çıkıyor.
Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde bir filin yaşamını yitirmesinin ardından kamuoyuna bir açıklama yapılmaması ve sürecin sessizlikle geçiştirilmesi, bağlı olduğu belediyenin ve yönetimin hiçbir sorumluluk almadığını gösteriyor. Benzer şekilde, örneğin maymun evi ve primat alanlarındaki kötü koşullara dair uzun süredir gündeme gelen iddialar karşısında da herhangi bir açıklama ya da iyileştirme planı paylaşılmaması, bu kuruma duyulan güveni daha da zedelemiş durumda.
Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne soruşturma talebi
“Hayvanların yaşamı deneme tahtası olamaz”
Uzmanlara göre şempanzeler; yüksek bilişsel kapasiteye sahip, karmaşık sosyal ilişkiler kuran ve yanlış çevresel koşullarda ciddi psikolojik travmalar yaşayabilen bireyler. Bu nedenle, şempanzelerin hangi kuruma, hangi koşullarla gönderileceği meselesi hayvanların yaşam boyu refahını belirleyen hayati bir karar niteliği taşıyor ki aralarında 30 lu yaşlara gelmiş bireyler mevcut.

Fotoğraf: Darıca Hayvanat Bahçesi’nde koruma altında olan şempanzeler
Hayvanların transferinin nereye olacağına dair endişelenen hayvan hakları savunucuları, “hayvanların yaşamı bir deneme tahtası olamaz” diyerek, geçmişte yaşanan ihmal ve şeffaflık eksiklikleriyle anılan kurumlara yeni hayvanların gönderilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Yanlış bir yerleştirmenin, geri dönüşü olmayan psikolojik ve fiziksel zararlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
İzmir neden öne çıkıyor?
Bu tartışmaların ortasında İzmir Doğal Yaşam Parkı, Gaziantep Hayvanat Bahçesi ile karşılaştırıldığında hem kurumsal hem de bilimsel daha iyi bir alternatif olarak öne çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde alınan karar, parkın şempanzeleri kabul etmeye hazır olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, “yer bulunamıyor” iddiasını geçersiz kılıyor.
İzmir Doğal Yaşam Parkı da Darıca Hayvanat Bahöesi (Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi) gibi European Association of Zoos and Aquaria(EAZA) üyesi bir kurum.

Fotoğraf: Darıca Hayvanat Bahçesi’nde bir primat
EAZA üyeliği; düzenli bağımsız denetimler, bilimsel temelli hayvan refahı standartları, sosyal türler için uygun grup yapıları ve şeffaf raporlama yükümlülükleri anlamına geliyor ve aynı zamanda primatlar gibi hassas türler için çalışan uluslararası uzman gruplarıyla doğrudan ve sürekli temas anlamına geliyor. Bu yapı sayesinde, hayvan kaçakçılığından el konulan bireyler için uzun vadeli ve etik çözümler üretmek, tek bir kurumun insiyatifine bırakılmıyor. Bu çerçevede İzmir uluslararası düzeyde denetlenebilir ve hesap verebilir bir kurum olarak öne çıkıyor.
Yanıt bekleyen sorular
Tüm bu bilgiler ışığında kamuoyu ve hayvan hakları savunucuları şu sorulara yanıt arıyor: Şempanzelerin nereye gönderileceğine hangi bilimsel ve etik kriterlere göre karar veriliyor? İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin resmî talebi neden dikkate alınmıyor?






Bir Cevap Yazın