Gaziantep’te ikinci gün…
Dün, Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde araştırmacı ve etolog Deniz Tapkan’ın karşılaştığı idari engelleri ve hayvanların yaşam koşullarına ilişkin ilk bulguları aktarmıştık.
Bugün, Tapkan’ın tesis içerisinde gerçekleştirdiği incelemelerde kayıt altına aldığı maymunlara ilişkin görüntüleri sizlerle paylaşacağız.

Bu görüntüler 5 Kasım’da, “Maymun Evi” olarak adlandırılan yapının içinde çekildi.
Görüntüler gerek fiziki düzeniyle gerekse bakım koşullarıyla bu merkezin, Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen temel gerekliliklerle örtüşmediği net bir şekilde gösteriyor.

Dışkı üzerinde besleme: Hijyen ve sağlık açısından ağır ihlal
Görüntülerde, maymunların gün boyunca zemine yaptıkları dışkının temizlenmediği, dışkının üzerine gıdaların atıldığı açıkça görülüyor. Maymunların, zemine saçılmış dışkı ve yiyecek karışımının içinden besin ayıklamaya çalıştıkları kaydediliyor.
Bu durum, hayvan refahı standartlarına aykırı olduğu gibi zoonotik hastalıklara da zemin hazırlıyor. Merkezde en temel hijyen kurallarının ihlal edildiği, hayvanların da hem fiziksel hem psikolojik sağlığının tehdit edildiği görülüyor.

Ayrıca dışkı üzerine atılan gıdalar; patlıcan, biber ve maruldan ibaret. Burada esir tutulan hayvanların bilimsel beslenme gerekliliklerinin karşılanmadığı ve hayvanlara türüne uygun ve dengeli bir diyet sunulmadığını da gösteriyor.
Dar, karanlık, bitkisiz ve fayans zemin
Görüntüler, maymunların bulunduğu alanlarda, toprak veya doğal zemin yerine tamamen fayans kullanıldığını, bitki, saklanma alanı veya zenginleştirilmiş çevre unsurlarının bulunmadığını, bölmelerin doğal yaşam davranışlarını sergilemeye uygun genişlikte olmadığını ortaya koyuyor.
Bu koşullar, hem mevzuata hem de hayvan davranışları konusunda uluslararası kabul görmüş bilimsel standartlara aykırı.

Sürekli camlara vurulmasıyla artan stres
Kayıtlarda, bölümü ziyaret eden çocuklar ve yetişkinlerin camlara vurduğu, yüksek ses ve hareketliliğin hayvanlar üzerinde yoğun strese yol açtığı görülüyor. Alanda ziyaretçileri uyaracak tabelaların bulunmaması ve müdahale eden personel olmaması, bu stres faktörünün tüm gün boyunca sürdüğünü gösteriyor.
Bu ortamın sonucu olarak hayvanlarda, tüy yolma, kendini aşırı kaşıma, ileri–geri tekrarlayan yürüyüş, stereotipik sallanma, boş bakışlar, sosyal etkileşimden kaçınma, ani agresyon ve ısırma davranışları gibi kronik stres ve depresyon belirtileri açıkça gözlemleniyor.
Bu belirtilerin tamamı video kayıtlarında yer alıyor.

“Toprak olursa temizleyemeyiz”
Maymunların neden doğal zeminde yaşamadığı sorulduğunda bir bakıcının “Toprak olursa temizleyemeyiz” şeklindeki yanıtı kayıt altına alındı. Bu ifade, barınak tasarımının hayvan refahı yerine temizlik kolaylığına göre yapıldığını, hayvan davranışları konusunda uzmanlık eksikliği bulunduğunu gösteriyor.

Ne yapabiliriz?
Tapkan, 5 Kasım 2025’te gerçekleştirdiği gözlem sırasında tanık olduğunu belirttiği ağır hayvan hakkı ihlalleri nedeniyle Gaziantep Hayvanat Bahçesi hakkında suç duyurusunda bulundu.
Kurumlara ve yetkililere henüz dava açılmadı,hukuki süreci takip ediyoruz ancak Gaziantep Belediyesi’ne bağlı bu merkezde esir tutulan hayvanların koşulları acilen iyileştirilmeli; buraya yeni hayvan alımının ve içeride yeni doğumun önüne geçilmeli. Elbette nihai olarak hayvanların esir tutulup sergilendiği bu merkezlerin açılmasının yasaklanması için yasaların değiştirilmesi gerekiyor.
Esir tutulan ve kötü koşullarda hayatta kalmaya çalışan hayvanların sesi olmak için yapabileceğiniz birçok şey var.
En kolayı ile başlamak isterseniz bu haberimizi #FatmaŞahinEsareteveEziyeteSonVer ve #HayvanatBahçesiAçmakYasaklansın etiketleriyle paylaşabilirsiniz.






Bir Cevap Yazın