Sokakta yaşayan hayvanlara yönelik tartışma, yalnızca sokakta, belediye meclislerinde ya da Meclis kürsüsünde yürümüyor. Tartışmanın en sert cephelerinden biri sosyal medya. Burada üretilen nefret dili, çoğu zaman haber merkezlerine taşınıyor; bot ve trol hesapların büyüttüğü gündemler, “kamuoyu talebi” gibi sunulabiliyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde, Zagreb School of Business ve Mykolas Romeris University iş birliğiyle 28-29-30 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen IV. Uluslararası İletişim, Dijitalleşme ve Toplum Sempozyumunda sunulan bir çalışma, Türkiye’de sokak hayvanları tartışmasında dijital manipülasyonun boyutuna dikkat çekiyor.

Burak Gökalp, Ulya Bayram, Ebru Belkıs Güzeloğlu, Elif Üstündağlı Erten ve Emel Kuşku Özdemir tarafından hazırlanan “Enfokraside Algoritmik Astroturfing: Türkiye’de Sokak Hayvanları Tartışmasının Ağ Analizi” başlıklı çalışma, sokak hayvanları tartışmasının sosyal medya ayağını X platformu üzerinden analiz ediyor.

Çalışma, TÜBİTAK 3005 Programı tarafından desteklenen 224K657 numaralı proje kapsamında yürütüldü.

7 milyondan fazla paylaşımı incelediler

Araştırmada, 1 Aralık 2023 ile 5 Ağustos 2024 tarihleri arasında X platformunda yapılan paylaşımlar incelendi. “Sokak”, “hayvan”, “başıboş”, “sahipsiz”, “köpek”, “kısırlaştır” ve “itlaf” kelimelerinden en az ikisini içeren tweetler toplandı.

Veri temizleme işlemlerinden sonra araştırmacılar, 536 bin 308 benzersiz kullanıcıya ait 7 milyon 282 bin 850 tweet ve retweet içeren büyük bir veri seti oluşturdu.

Çalışmada manipülatif hesapları tespit etmek için üç aşamalı bir yöntem kullanıldı. Önce retweet/tweet oranı, hesap açılışından sonraki ilk 24 saatlik aktivite paterni ve koordineli retweet davranışı gibi teknik ölçütlerle şüpheli hesaplar belirlendi. Ardından bu hesaplar araştırmacılar tarafından manuel olarak etiketlendi. Son aşamada ise makine öğrenmesi yöntemleri ve BERTurk modeliyle birleşik bir analiz yürütüldü.

Bu analiz sonucunda 115 bin 826 hesap manipülatif ajan olarak işaretlendi.

Karşıt kampın “süper liderleri” trol çıktı

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, tartışmadaki iki kampın ağ yapısı arasındaki fark oldu.

Çalışmada, mention ağı üzerinde merkezi konumdaki hesaplar incelendi. Araştırmacılar, indegree, outdegree, eigenvector centrality ve betweenness centrality gibi dört temel merkezilik metriğini kullanarak tartışmanın en etkili hesaplarını belirledi. Medya kuruluşları, gazeteciler ve siyasi/kurumsal hesaplar analiz dışı bırakıldıktan sonra, hayvansever ve karşıt kamplardan 18’er “süper lider” hesap tespit edildi.

Bulgulara göre hayvansever kamptaki 18 süper lider hesabın tamamı organik kullanıcı profillerinden oluşurken, karşıt kamptaki 18 süper lider hesabın tamamı trol hesap olarak tespit edildi.

Bu sonuç, sokak hayvanlarına karşı yürütülen dijital kampanyaların yalnızca bireysel tepki ya da kendiliğinden gelişen kamuoyu hareketi olmadığını; aksine koordineli, yapay ve örgütlü bir görünürlük üretimiyle şekillendiğini gösteriyor.

Astroturfing nedir?

Çalışmanın merkezinde “astroturfing” kavramı yer alıyor.

Astroturfing, kendiliğinden gelişen taban hareketi gibi görünen; ancak gerçekte koordineli biçimde yürütülen manipülasyon kampanyalarını ifade ediyor. Başka bir deyişle, toplumun geniş kesimlerinden geliyormuş gibi gösterilen bir tepki, aslında yapay hesaplar, organize paylaşım ağları ve algoritmik görünürlük stratejileriyle büyütülebiliyor.

Sokakta yaşayan hayvanlar tartışmasında bu mekanizma, hayvanları hedef gösteren, korku ve nefret üreten, öldürme ve toplama politikalarını “çözüm” gibi sunan içeriklerin sosyal medyada yaygınlaştırılmasında karşımıza çıkıyor.

Araştırma, karşıt kamptaki trol hesapların hayvansever hesaplardan 1,8 kat daha fazla içerik ürettiğini belirtiyor. Bu da tartışmada “ses yükseltme” yani amplification stratejisinin kullanıldığına işaret ediyor.

Organik hareket dağınık, trol ağları kümelenmiş

Çalışmanın sosyogram analizleri, hayvansever kampın daha dağınık ve çeşitli bir ağ yapısı gösterdiğini; buna karşılık koordineli kampanyanın daha kümelenmiş ve stratejik köprü noktalarına yaslanan bir yapı kurduğunu ortaya koyuyor.

Bu bulgu önemli. Çünkü manipülasyon yalnızca “çok paylaşım yapmak” anlamına gelmiyor. Araştırmaya göre trol hesaplar, tartışmaya yalnızca gürültü eklemiyor; aynı zamanda karşıt kampın ağ liderliğini ele geçiriyor.

Başka bir ifadeyle, yapay hesaplar tartışmanın kenarında değil, merkezinde konumlanıyor.

Bu nedenle araştırmacılar, astroturfingi yalnızca bir içerik stratejisi olarak değil, ağ topolojisinin merkezini inşa eden yapısal bir mimari strateji olarak değerlendiriyor.

Sosyal medya gündemi kamuoyu sanılmamalı

Bu araştırma, sokakta yaşayan hayvanlara yönelik nefretin sosyal medyada nasıl büyütüldüğünü anlamak açısından kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Çünkü sosyal medyada sıkça karşılaşılan “toplayın”, “itlaf edin”, “başıboş köpek terörü” gibi ifadeler, çoğu zaman organik yurttaş tepkisi gibi haberleştiriliyor. Oysa bu çalışma, en azından incelenen dönem ve veri seti bakımından, karşıt kampın en merkezi aktörlerinin tamamının trol hesaplardan oluştuğunu gösteriyor.

Bu tablo, gazeteciler açısından açık bir sorumluluk doğuruyor: Sosyal medya trendleri doğrudan kamuoyu iradesi gibi sunulmamalı. Özellikle yaşam hakkını ilgilendiren konularda, bot ve trol ağlarının büyüttüğü gündemler haberleştirilirken kaynak, bağlam, veri ve manipülasyon ihtimali mutlaka sorgulanmalı.

Haber merkezlerine düşen sorumluluk

Sokakta yaşayan hayvanlara yönelik nefret kampanyaları, yalnızca dijital platformlarda kalmıyor. Bu kampanyalar kimi zaman haber merkezlerinde manşete, televizyon ekranlarında tartışma başlığına, belediye politikalarında baskı aracına ve Meclis gündeminde yasa gerekçesine dönüşebiliyor.

Bu nedenle gazetecilik, sosyal medyada yükselen her etiketi, her öfke dalgasını ve her “kamuoyu böyle istiyor” iddiasını sorgulamak zorunda.

Gazeteciler şu soruları sormalı: Bu gündem organik mi, koordineli mi? İçeriği kimler yayıyor? En etkili hesaplar gerçek kullanıcı mı? Aynı ifadeler çok sayıda hesap tarafından eş zamanlı mı paylaşılıyor? Nefret ve şiddet çağrısı içeriyor mu? Hayvanları ya da hayvan hakkı savunucularını hedef gösteriyor mu? Bu sosyal medya gündemini haberleştirmek kamu yararına mı, yoksa manipülasyonu büyütmeye mi hizmet ediyor?

Bu sorular sorulmadan yapılan her haber, trol ağlarının ürettiği yapay gündemi büyütebilir.

Yaşam hakkı algoritmik manipülasyona bırakılamaz

Sokakta yaşayan hayvanlar hakkında sosyal medya trollerinin yürüttüğü tartışma, yalnızca “hayvan politikası” tartışması değil. Aynı zamanda hakikatin, kamuoyunun ve demokratik karar alma süreçlerinin nasıl manipüle edildiğine dair güncel bir örnek.

IV. Uluslararası İletişim, Dijitalleşme ve Toplum Sempozyumu’nda sunulan çalışma, dijital platformlarda bilgi iktidarının nasıl kurulduğunu ve demokratik kamusal alanın algoritmik manipülasyona karşı ne kadar kırılgan hale geldiğini gösteriyor.

Bu kırılganlık, sokakta yaşayan hayvanlar açısından doğrudan yaşam hakkı meselesine dönüşüyor. Çünkü bot hesapların büyüttüğü nefret, yalnızca ekranda kalmıyor; sokakta şiddete, barınaklarda ölüme, belediyelerde toplama politikasına ve haber merkezlerinde hedef gösterici manşetlere dönüşebiliyor.

Bir yanıt yazın

ÖNE ÇIKANLAR