Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 22 Nisan gecesi kabul edilen yeni yasal düzenleme, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimine önemli sınırlamalar getiriyor. Düzenleme kapsamında, sosyal ağlara girişte e-Devlet Kapısı üzerinden yaş doğrulaması zorunlu hale gelecek.
Yasal düzenlemeye ilk ortak karşı çıkış alternatif bilişim alanında faaliyet gösteren dernekler ve mühendislik odalarından geldi.
Dün yayımladıkları açıklamada Alternatif Bilişim Derneği, Linux Kullanıcıları Derneği, Özgür Yazılım Derneği, Pardus Kullanıcıları Derneği, TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası ve TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, “Yasaklar çözüm değil” diyor.
Söz konusu değişiklik, 5651 sayılı Kanun üzerinde yapılan güncellemelerle hayata geçiriliyor. Hükümet yetkilileri düzenlemeyi, çocukları zararlı içeriklerden koruma ve siber zorbalıkla mücadele amacıyla savunurken; sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinden eleştiriler yükseliyor.
Alternatif bilişim alanında faaliyet gösteren dernekler ve mühendislik odaları, düzenlemenin çocukları koruma amacı taşısa da yöntemin sorunlu olduğunu savunuyor. Açıklamada, yasakçı yaklaşımın riskleri ortadan kaldırmak yerine farklı ve daha derin sorunlara yol açabileceği vurgulandı.
Uzmanlara göre, sosyal medyaya erişimi tamamen sınırlamak; çocukların dijital dünyada karşılaşabilecekleri tehlikeleri öğrenmelerini engelleyebilir. Ayrıca, kimlik doğrulamasının merkezi bir sistem üzerinden yapılmasının veri güvenliği ve mahremiyet açısından riskler doğurabileceği ifade ediliyor.
Anonimlik ve ifade özgürlüğü kaygısı
Düzenleme yalnızca çocukları değil, tüm kullanıcıları ilgilendiren sonuçlar doğurabilir. Sosyal ağlarda anonim kullanımın azalması, ifade özgürlüğü ve haber alma hakkı açısından da tartışma yaratıyor. Eleştirilerde, bu tür uygulamaların zamanla daha geniş kapsamlı dijital gözetim mekanizmalarına dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.
Sivil toplum temsilcileri, çözümün yasaklardan ziyade eğitim olduğunu vurguluyor. Çocuklara dijital okuryazarlık kazandırmanın, siber zorbalık ve dezenformasyonla mücadelede daha etkili olacağı belirtiliyor. Ailelerin ve eğitim sisteminin rehber rol üstlenmesi gerektiği ifade edilirken, bilinçlendirme çalışmalarının artırılması çağrısı yapılıyor.
“Küresel dünyadan kopuş riski”
Açıklamada ayrıca, gençlerin sosyal medya ve dijital platformlardan uzak tutulmasının uzun vadede küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği dile getirildi. Dijital dünyaya uyum sağlayamayan kuşakların gelecekte dezavantajlı konuma düşebileceği uyarısı yapıldı.
Dernekler ve meslek odaları, yasa yapıcıları daha kapsayıcı ve uzman görüşlerine dayanan politikalar geliştirmeye davet ederek, düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Gözler uygulama sürecinde
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte sosyal medya platformlarının nasıl bir teknik altyapı kuracağı ve denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceği merak konusu. Uygulamanın pratikte yaratacağı etkiler, önümüzdeki dönemde tartışmaların seyrini belirleyecek.






Bir Cevap Yazın