Yeni e-dergimiz #Haftalık, her hafta bir gazeteci ve bir karikatüristin ortak çalışmasıyla gündemin nabzını tutuyor. Basın Evi Destek Projesi (BEDA) desteğiyle hayata geçen bu çalışma, tam 19 hafta boyunca her pazartesi muzir.org adresinde yayınlanacak. Haftanın en çarpıcı gelişmelerini hem kalemden hem de çizgiden okumak için ikinci sayımızı inceleyebilirsiniz. Hazırlayanlar: Gazeteci Ebru Apalak ve Karikatürist Cihan Kılıç. Bu yayının içeriği tamamen yazarlar, çizer ve editörün sorumluluğundadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmayabilir.
Dergi formatında okumak için tıklayın.
Silivri’de yargının “siyaseti”: Tahliyeler seçildi, başkanlar içeride kaldı
Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 16’sı müşteki, 5’i müşteki sanık olmak üzere 407 kişinin yargılandığı İBB Davası’nda üçüncü hafta tamamlandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 Numaralı salonda devam etti.

30 Mart’ta görülen 12. duruşmaya tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı. İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın çapraz sorgusu yapıldı.
Ayrıca aynı gün, İmamoğlu hakkında, CHP’li belediyelere karşı yürütülen soruşturmalarda adı geçen bir bilirkişiye yönelik sözleri nedeniyle açılan davanın dördüncü duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İmamoğlu, bu duruşmaya katıldığı için 12. duruşmaya katılamadı. Dava, 13 Temmuz’a ertelendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun savunması sırasında “Hukuksuz olduğu kadar yalanla, uydurma beyanlarla, sahte belgelerle, kes kopyala sayfalarla ve gizli tanıklarla kurgulanan bu kumpasın altına imza atan bir avuç muhteris, bu senaryoyu yazan herkesle birlikte kendi iftiralarında boğulacaklarına inancım tamdır” sözlerine ilişkin “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamalarıyla resen soruşturma başlattı.
31 Mart’taki duruşmada savcı mütalaasını açıkladı. İmamoğlu dahil olmak üzere 100 sanığın tutukluluk hâlinin devamını, tutuklu 7 sanığın ise tahliyesini talep etti.
1 Nisan’daki duruşmada, 30 tutuklu sanığın tahliye taleplerine ilişkin avukatların beyanları alındı. Etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla daha önce ifade veren tutuklu iş insanı Vedat Şahin ifadesini geri çekti.
2 Nisan’da görülen 15. duruşmaya tutuklu tüm sanıklar katıldı. Mahkeme heyeti, tutuklu 34 sanığın tahliye taleplerine ilişkin avukat beyanlarını dinledi.
Ara kararın açıklanmasından önce duruşmada son sözü alan İmamoğlu, kendisi için tahliye talep etmedi. İmamoğlu, şöyle konuştu: “Adalet herkesi kurtarır. Yüce Türk milletinin de tek güvencesi budur. Bu milletin hukuk devleti içinde yaşama arzusu vardır. Lütfen bu arzuyu koruyun ve güçlendirin. Tüm tutuklu arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyorum. Ben buradayım. Lütfen arkadaşlarımı serbest bırakın.”
Elif Güven’in avukatı Ruşen Gültekin, Güven’in hiçbir zaman itirafçı olmadığını, kendisine etkin pişmanlık ifadesi verdirildiğini açıkladı.
Heyet, 3 Nisan gecesi 18 sanığın tahliyesine yurtdışına çıkış yasağı koyarak oybirliğiyle karar verdi: Ali Üner (iş insanı), Altan Ertürk (iş insanı), Baran Gönül (İmamoğlu İnşaat A.Ş.’nin çalışanı), Başak Tatlı (Ongun’un yardımcısı), Davut Bildik (İSPER A.Ş. çalışanı), Ebubekir Akın (halk otobüsü sahibi), Esra Huri Bulduk (İBB sosyal politikalar koordinatörü), Evren Şiroğlu (iş insanı), Fatih Yağcı (İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Satın Alma Şefi), Hüseyin Yurttaş (Keleş’in şoförü), Kadir Öztürk (Ongun’un şoförü), Kadriye Kasapoğlu (İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü), Mahir Gün (İBB Medya A.Ş. eski çalışanı), Mustafa Bostancı (Ongun’un şoförü), Nazan Başelli (İBB Anadolu Yakası Zabıta Müdürü), Sabri Caner Kırca (Kasapoğlu’nun şoförü), Sırrı Küçük (CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat’ın şoförü), Şehide Zehra Keleş Yüksel (İstanbul Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi).
Hiçbir CHP’li Belediye Başkanı hakkında tahliye kararı verilmedi. Dava, 6 Nisan Pazartesi günü devam edecek.
Genç LGBTİ+ Davası: İlk duruşma 8 Nisan’da
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 2025’in başında, Genç LGBTİ+ Derneği’nin önceki dönem yönetim ve denetim kurullarında görev alan 11 üye hakkında soruşturma başlattı. Üyeler, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226. maddesi uyarınca “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etme şüphesi”, Dernekler Kanunu’nun 32/1(p) maddesi uyarınca “yasaklı amaçlar veya suç teşkil eden fiiller gerçekleştirmek amacıyla dernek kurma” ve Anayasa’nın 41. maddesinde yer alan “Ailenin korunması ve çocuk hakları” hükümlerine aykırı paylaşımlar yapmakla suçlanıyor. Başsavcılık, 28 Ekim 2025’te ise iddianameyi hazırladı.

Davanın ilk duruşması 8 Nisan’da saat 09:00’da İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Dernek, ilk duruşma için kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı.
Uluslararası Af Örgütü, 18 Mart 2026’da davayla ilgili “LGBTİ+ Hakları Savunucuları Yargılanıyor” başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Kampanyayı şu ana kadar 436 kişi imzaladı. Örgüt, Türkiye yetkililerini tüm suçlamaları düşürmeye ve insan haklarını korumaya çağırdı:
“Bu davalar, örgütlenme özgürlüğünü ihlal etmekte ve LGBTİ+’ları ayrımcılığa maruz bırakmaktadır.”
İçişleri Bakanlığı, 2024’te derneğin sosyal medya paylaşımlarının TCK 226/2 ve Anayasa’nın 41. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle denetim başlattı. İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, yürütülen denetim ve soruşturmalar sonucunda Aralık 2025’te derneğin feshine karar verdi; derneğin istinaf başvurusu ise henüz sonuçlanmadı.
Akbelen Direnişi’nin sembolü Esra Işık tutuklandı
Muğla’nın Milas ilçesinde Limak Holding’in Akbelen Ormanı ve çevresindeki kömür maden sahasını genişletme planı kapsamında 679 parsel için alınan “acele kamulaştırma” kararına karşı açılan dava kapsamında, bilirkişi heyeti 30 Mart’ta keşif yaptı. Keşfi protesto eden İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık, aynı gün saat 23:50’de evinden gözaltına alındı. 31 Mart sabahı mahkemeye çıkarılan Işık, “görevini yaptırmama” ve “hakaret” suçlamalarıyla demir parmaklıklar ardına gönderildi.
İkizköy Muhtarı ve Işık’ın annesi Nejla Işık, adliyede yaptığı açıklamada kızının tutuklanmasına şöyle tepki gösterdi:
“Toprağımız için adalet istiyorduk, şimdi evladımız için adalet istiyoruz. Yedi yıldır bu mücadeleyi verenleri hapse atarak İkizköy’ü talan edeceklerini sanıyorlar. Esra, yalnız değil; hepimizi almaları gerekecek!”

Işık’ın tutuklanmasının ardından, 241 kurum ortak bir açıklama yaparak Işık’ın serbest bırakılmasını talep etti.
Işık, gönderdiği mesajda “Mücadelemizi de onurumuzu da haysiyetimizi de satmayacağız. Milas bir şirketten büyüktür. Vazgeçmeyeceğiz.” diyerek mücadele etmeyi sürdüreceğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesine göre, herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Çankaya’daki “Şeffaflık” buluşmasında “linç” girişimi
Ankara’da CHP’li Çankaya Belediyesi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ikinci yıldönümünde, “İki yılın hesabını birlikte veriyoruz.” diyerek tüm Çankayalıları Belediye’nin önünde buluşmaya çağırdı. Yaşam hakkı savunucuları da buluşmaya katıldı.

Başkentteki CHP’li belediyelerin sokak hayvanlarına yönelik uygulamalarını protesto etmek isteyen yurttaşlara, CHP Ankara İl Başkanlığı ve CHP gençlik örgütlerinin bazı erkek üyeleri saldırdı. Saldırganlar tekme ve yumruk kullandı.
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner konuşma yapmak üzere otobüsün üzerine çıktığında, yurttaşlar ‘Hayvana, İnsana, Yeryüzüne Özgürlük’ diye slogan attı. CHP örgütlerinden bazı kişiler, pankart açmak isteyen yurttaşları engelleyerek darp etti. Alandan uzaklaştırılmaya çalışılan kadınların kafalarına CHP flamalarının takılı olduğu sopalarla vuruldu. Polis olay sırasında barikat kurdu. Linç edilmekten kurtulan yurttaşlar, Kızılay’daki Konur Sokak’ta basın açıklaması yaptı. Yurttaşlar, önümüzdeki ilk seçimde CHP’li belediyelerden kentleri yönetme yetkisini alacaklarını şu sözlerle belirttiler:
“Halka nasıl hesap verdiğinizi de şeffaf belediyeciliğinizi de bir kez daha görmüş olduk! Siz gücünüzü halktan değil, eli sopalı erkek çetelerinizden alıyorsunuz. Hayvanlara ve halkımıza sözümüz var! Önümüzdeki ilk seçimlerde o gücü de elinizden alacağız, hayvanları da zulmünüzden kurtaracağız!”
Katliam Yasası’nın iptali ve yürürlüğünün durdurulması için 15 Ağustos 2024’te Anayasa Mahkemesi’ne başvuran CHP, Yasa’yı uygulamayacağına dair söz vermişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu yasa, CHP’li belediyelere ‘Zımnen cinayet işleyin’ diyor. Biz bu cinayeti işlemeyiz” ifadelerini kullanmıştı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında toplama işleminin 51 ildeki il özel idarelerinde tamamlandığını, Türkiye genelindeki oranın ise yüzde 75’e ulaştığını açıkladı.






Bir Cevap Yazın