
Savaşın gölgesinde geçen Şeker Bayramı, birçok coğrafyada çocuklar için neşenin değil, erken büyümenin adı oluyor.
Bayram sabahına siren sesleriyle uyanan, şeker yerine toz ve dumanla karşılaşan çocukların hikâyeleri giderek sıradanlaşıyor.
Diğer yandan gündelik dilde fark edilmeden dolaşıma giren bazı ifadeler de bu sert gerçekliğe tuhaf bir şekilde eşlik ediyor. Çizimdeki “kızkaçıran” da sahip olma ve ele geçirme fikrini hafifçe taşıyan cinsiyetçi bir dilin izlerini barındırıyor.
Savaşın açık yıkımı ile dilin daha sessiz kabulleri, farklı biçimlerde aynı zemine dokunuyor: birilerinin hedef olduğu, birilerinin izlediği bir düzen…
Ronî Batte çizdi.






Bir Cevap Yazın