Basına, Yunanistan’dan geri itilen 4’ü çocuk 22 mültecinin yerleştirildiği geçici barınma merkezinin kötü koşullarıyla yansıyan Harran Geçici Barınma Merkezi yeni iddialarla gündemde.
22 Alevi Suriye vatandaşının tamamının serbest bırakıldı. Ancak merkezde tutulmaya devam eden iki Alevi mülteci de maruz bırakıldıkları kötü koşulları avukatları Duygu İnegöllü ve Mehmet Ali Karakavuk’la paylaştı.
Mültecilerin avukatları Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleri Av. Duygu Duygu İnegöllü ve Av. Mehmet Ali Karakavuk mültecilerin özgürlük alanlarının ciddi şekilde kısıtlandığı ve dışarı çıkmalarına izin verilmediği söyledi ve ekledi: “Mültecilere yeterli ve sağlıklı gıda verilmiyor. Ayrıca aynı merkezde kalan İŞID yanlısı kişilerin Alevi mültecilere işkence yaptığını öğrendik.”
Muhabirimiz İbrahim Türk, Urfa’ya giderek Av. Duygu İnegöllü ve Av. Karakavuk’un yerinde gözlemini takip etti. Türk, barınma merkezi yetkililerine iddiaları sormak istedi ama yetkililer muhabirimizle görüşmeyi reddetti.
Görüşme ve gözlemlerinin ardından muhabirimiz Türk’e konuşan Av. Duygu İnegöllü şunları söyledi:
“Harran Barınma Merkezi aslında başlangıçta fakir ve maddi durumu iyi olmayan mültecilerin kalabilecekleri bir yaşam alanı olarak tasarlanmıştı. Buraya geldiğimizde öncelikle Alevi katliamından kaçan mültecilerin burada özgürlüklerinden tamamen mahrum olacak şekilde tutulduklarını gördük. Suçlar giderek ağırlaşıyor.
“Daha önce yapmış olduğumuz ziyaretler sırasında el koyulmayan telefonlarımıza artık girişte el koyuluyor. Müvekkillerimizin dosyalarını inceleyebilme, hatta örneğin alabilme hakkımız varken bugün vekaletnamemiz olan müvekkillerimizin bile dosyalarının örnekleri bizlere verilmedi.
“Alevi müvekkillerimizden biri yoğun işkencelere maruz kaldı burada. Diğer Sünni mülteciler tarafından şiddet gördü. Son dönemde yaşadığı kötü olayları anlatan bir mektup da iletti. Yaşananları bizzat kendisi de anlattı. Yan konteynerlarda kalan diğer mültecilerin kendilerine taş, ayakkabı fırlattıklarını söylediler. Çok ağır hakaretler ettiklerini, Alevi oldukları için ‘kafir’, ‘köpek’ olduklarını söylediler.
“Müvekkillerimizin neden serbest bırakılmadıklarını, neden geçici koruma kapsamına almadıklarını bize iletmiyorlar. Bu konuda somut bir gerekçe sunulmuyor. Bu hukuksuzluğu kabul etmeyeceğiz ve buradaki mültecilerle birlikte eşit, insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz.”






Bir Cevap Yazın