Tamamen insan duyularını baz alarak hazırlanmış bu konumlanma hayvanların feromonları nasıl algıladığını hiç önemsememiş durumdadır. Görmese bile yakınlarda yırtıcı olduğunu algılayan, kaçacak bir yeri olmadığını düşünen zürafalar her daim stres hormonu salgılayacaktır.
Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği’ne ( EAZA) göre zürafalar için tavsiye edilen minimum dış alan 1000–2000 m²dir (tek birey için). Antep Hayvanat Bahçesi’ndeki zürafa alanı bunun yüzde 10’u bile değil. Ayrıca zorunlu, yüksek ağaçlar, dikey erişim materyalleri, sosyal yaşam imkânı, zenginleştirme, doğal zemin olması gerekirken gördüğümüz kadarıyla bu alan hepsinde sınıfta kalıyor. Antep hayvanat bahçesi neden bir EAZA üyesi değil ve neden bir EAZA üyesi olmak istemiyor gözlemlerimizden anlayabiliyoruz. Bu şekilde hayvanın bireyselliğini önemsemeyen kafes sistemleri çok eskilerde kalmıştır, hayvanat bahçeleri kendilerini güncellemek zorundadır.

Doğada sosyal yaşam süren kedigiller Antep Hayvanat Bahçesi’nde yalnız başlarına tutuluyor. Doğada neredeyse hiç görülmeyen, genelde hayvanat bahçelerinde akraba çiftleştirme yöntemi ile esaret altında üretilen bengal kaplanlarından doğan beyaz kaplanlar genelde iskelet sorunları yaşar. Ne şekilde buraya getirildiğini bilmediğimiz bir beyaz kaplan barındırıyor hayvanat bahçesi.
Bu şekilde doğan bireyler genelde iskelet sistemi sorunu yaşar. Gözlem yaptığımız gün kaplanın hiç yürüdüğünü görmedik. Farklı zamanlarda alınan tüm görsellerde kaplan oturuyor. Bununla birlikte bize gelen mesajlar ‘kaplanın ayağının sakat olduğunu gözlemledikleri’ yönünde.

Tamamen camdan vitrine sahip, için beton olan bir barınakta timsah tek başına yaşıyor. Filamingo bölümünün aşırı ağır kokusu bu bölgedeki kirliğin boyutunu bize gösteriyor.

Sürüngenler bölümünde tutulan yılanlar doğam yaşam ile hiç alakası olmayan beton zeminlerde ve saklanacak hiç bir yeri olmadan parlak ışık altında teşhir ediliyor. Gözlem yaptığımız saatlerde neredeyse bütün yılanlar su kabının içine girmişlerdi. Bunun sebebi hayvanın saklanma ihtiyacıdır. Ne yazıkki yılanlara hiç gözlerden uzak olacakları, kendini saklama ihtiyacı duyduğunda saklanabilecekleri bir alan sağlanmamıştır bu nedenle hayvanlar aslında içme suyu amacıyla konulmuş kapların içine girerek saklanırlar.

Antep Hayvanat Bahçesi’nde tamamen betondan oluşturulmuş bir havuzda 60 bin koi balığı hapsedilmiş durumdadır. Balığın doğal yaşam ortamı ile hiç bir şekilde benzerliği olmayan bu alanda bu kadar çok canlının bir alanda tutulması onları oksijen yokluğu sebebiyle ölüme sürükleyebilir.
Tüm bunlar Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nin ne kadar eski bir zihniyet ile yönetildiğini, bilim insanları ile çalışmadığını, hayvanlara birey olarak yaklaşmadığının kanıtıdır. Antep dönüşmek zorundadır.






Bir Cevap Yazın