4 Ekim 2025, Cumartesi

Görsel betimleme: Bir köpek, dişleriyle hakimin tokmağını kapmış ve kaçıyor. Arkasından gözlüklü, yüz hatları abartılmış bir hakim koşarcasına yetişmeye çalışıyor. Hakimin cübbesi dalgalanıyor ve öfkeli bir ifade taşıyor. Köpek ise şaşkın ama kararlı bir şekilde hızla uzaklaşıyor. Çizimde mizahi bir yaklaşım hâkim; adaletin otoritesini temsil eden tokmak bu kez elinden alınmış, köpek tarafından sahiplenilmiş görünüyor.
2004 yılında yürürlüğe giren 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda 2 Ağustos 2024’te yapılan değişikliklerle “hayvanları koruma” ilkesi tersine çevrildi.
“Yerinde yaşatma” anlayışını ortadan kaldıran düzenleme, sokakta yaşayan hayvanların süresiz olarak barınaklara kapatılmasının ve öldürülmesinin önünü açtı. Bu süreçte toplu toplama uygulamaları yaygınlaştı; kötü barınak koşulları, aç bırakma, uygunsuz taşıma ve müdahaleler sonucu çok sayıda hayvan yaşamını yitirdi.
Toplumda “Katliam Yasası” olarak anılan bu değişiklik, hayvanların yaşam hakkını yok saydığı gibi bireysel şiddeti de teşvik ederek toplumsal şiddet sarmalını derinleştirdi.
Hayvan hakları savunucuları, “yerinde yaşatma” ilkesine geri dönülmesi, barınak koşullarının iyileştirilmesi, işkence ve öldürme vakalarına caydırıcı cezalar getirilmesi ve hayvanların yaşam hakkının Anayasa güvencesi altına alınması için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.

Görsel betimleme: İlk çizimde, bir kedinin dramatik bir şekilde geriye doğru savrulduğu görülüyor. Kedinin vücudu kıvrılmış, kolları yukarı doğru kalkmış ve yüzünde sanki şaşkınlık ya da şok ifadesi var. Üst tarafta ise bir hakimin tokmağını tutan bir el bulunuyor. Tokmak gerçekçi ve kahverengi tonlarda renklendirilmişken, kedi siyah beyaz taramalı çizgiyle işlenmiş. Elin sahibi görünmüyor, yalnızca bileğe kadar olan kısmı hakim cübbesiyle birlikte resmedilmiş. Görsel, adaletin (ya da otoritenin) kediyi ezici şekilde hükmettiğini ya da tehdit ettiğini sembolik biçimde anlatıyor olabilir.
Ancak güncel durum aksini gösteriyor… Sokakta yaşayan hayvanların beslenmesinin yasaklanması yönündeki valilik kararları bu durumun somut örneği…
Birkaç örnek verelim…
Afyonkarahisar Valiliği, 6 Eylül’de tarihli İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında; kamusal alanlarda (sokaklar, okul ve üniversite kampüsleri, parklar, kamu kurumlarının bahçeleri) sahipsiz hayvanların beslenmesinin yasaklanması ve mevcut besleme noktalarının kaldırılması yönünde karar aldı.
Çanakkale Valiliği, 27–28 Şubat’ta İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında toplantı ve duyurularda, sokakta sahipsiz köpekleri beslemenin yasak olduğunu açıkça ifade etti. Yasağı, “yol kenarı, ormanlık alan, hastane/okul/ibadethane ve kamu kurumları çevresi” gibi noktalar olarak belirtti.
İstanbul Valiliği, Ağustos 2025’te, okullar açılmadan hemen önce yayımladığı yazıda sokak köpeklerini ‘tehdit’ olarak niteledi ve belediyeler ile kaymakamlıklara bu hayvanların toplanması talimatını verdi.






Bir Cevap Yazın