Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden kadın+lar açıklamalarında kültür-sanat alanındaki cinsel şiddetin, sektörün hiyerarşik yapısıyla birleşip sıradanlaştığına dikkat çekiyor.

“Sanat özgürlüktür” denir, ama özgürlüğün en çok kısıtlandığı alanlardan biri yine sanatın kendisi. Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden kadın+lar, yaptıkları açıklamayla bu ikiliği ortaya çıkarıyor: “İfşa bireysel bir şikâyet değil, politik bir çağrıdır!”

Açıklama, kültür-sanat alanındaki cinsel şiddetin, sektörün hiyerarşik yapısıyla birleşip sıradanlaştığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “İfşalarıyla erkek egemen yapıyı sarsan kadınların ve LGBTİ+ların yanındayız. Faillerin ve onları aklayanların karşısındayız.”

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Sanat, insanlığın en özgür alanı olarak düşünülse de, tarih boyunca erkeklerin iktidar alanı olageldi. Resimden müziğe, sahneden edebiyata her alanda yoğun bir emek veren kadınların yaratıcılıkları, yetenekleri çoğunlukla erkek imzası altında eritildi. Kadınlar yüzyıllar boyunca sanatın öznesi olarak görülmedi. Bakışın nesnesine indirgendi; arzunun taşıyıcısı, idealleştirilmiş bir figür ve seyir nesnesi olarak görüldü. Böylelikle kadının emeği, zihinsel ve estetik üretimi, sistemli bir biçimde gölgede bırakıldı. Geçmişten bugüne sanatta bu iktidar ilişkisi çok açık biçimde görülüyor.

“Kültür sanat alanında kadınlar dünden bugüne hiç azımsanamayacak işlere imza attılar. Ama sanat, bugün dâhi erkek iktidarının kurumsallaşmış olduğu bir alan olmayı sürdürüyor. Büyük sergilerin küratörlüklerinden büyük orkestraların şefliğine, edebiyat ödüllerinden oyuncu seçimine kadar “karar verici” pozisyonlarda hâkimiyet çoğunlukla erkeklerin tekelinde olmaya devam ediyor. Kadın sanatçılar, üretimleriyle var olmayı başardıkları  alanlarda çoğu kez hâlâ bir ayrıştırma kategorisinin içine yerleştiriliyorlar. “Kadın ressam, kadın yazar, kadın yönetmen, kadın oyuncu…” Sanatın evrenselliği içinde kadınlar hâlâ eşit özneler değil, alt kategoriye itilmiş birer figür olarak konumlandırılırken, bu eşitsiz güç ilişkileri her türlü erkek şiddetine olanak sağlıyor.

“Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ürünü olan cinsel şiddet, sektörün yarattığı hiyerarşik yapılanmayla kültür sanat alanında oldukça yaygın ve sıradanlaştırılmaya çalışılıyor. Söz edilmeyen, görünür olması istenmeyen bu şiddet biçimi, patriyarka tarafından “erkeklere bahşedilen bir hak” olarak tanındığı için erkekler fail olarak görülmüyor, çoğu durumda taciz, bir şiddet türü olarak bile tanımlanmıyor. Çünkü toplumsal ahlâk faili değil, şiddete maruz bırakılan kadınları yargılıyor. Erkek adalet terazisi de kadın+ların susması için failleri cezasızlıkla ödüllendiriyor.   

“Bugün kadın+lar ifşalarla, bu sessizlik örtüsünü yırtıyor. Bir adalet arayışı olan ifşa, bireysel bir şikâyet değil politik bir çağrıdır. Hem bir görünür kılma eylemi, hem de hesap sorma pratiğidir. Erkekliğin kültür sanattaki korunaklı alanına karşı verilen mücadelenin dile gelmiş halidir.  

“Mitolojik anlatılarda da güç, kuvvet, kudret erkek tanrılarla örülüdür. Ama toplumsal belleği, hafızayı, hatırlamayı bir kadın olan Mnemosyne temsil eder. Hatırlamanın mitolojik kişileştirmesi olan tanrıça Mnemosyne, yalnızca bireysel hafızayı değil, aynı zamanda toplumsal belleği de temsil eder. Kültürün ve tarihin aktarımı,  hatırlama ile unutma arasındaki diyalektikte şekillenir. Biz kadınlar hatırlamayı seçiyoruz. 

“Bugün kadın+ların bir ağ gibi ördüğü ifşa metinleri, unutturulmak istenenleri bir eyleme dönüştürüyor. Sanatın erkek egemen yapısı, kadın emeğini silikleştirmeye çalışsa da, kadın+ların direnci bu gölgeleri aşıyor. Kadınlar hem sanatın öznesi hem de kendi hikâyelerinin anlatıcısı olduklarında, bu iktidar mekanizmaları çatırdamaya başlıyor. Çünkü kadınlar, tüm yaşamın olduğu gibi sanatın da özgürlük, eşitlik ve hakikat mücadelesinin mirasını taşıyor. 

“İfşalarıyla kültür sanat alanının erkek egemen yapısını kamuoyunun önüne seren, ses çıkaran, itiraz eden kadınların ve LGBTİ+arın yanında, faillerin ve fail aklamakta sakınca görmeyenlerin karşısındayız.”

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin