20 Temmuz 2015’te, Urfa’nın Suruç ilçesinde, Kobane’nin yeniden inşasına destek vermek isteyen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi gençler bir araya geldi. Amaçları Kobane’deki çocuklara oyuncaklar, kitaplar, umutlar taşımaktı. Ancak bu barış çağrısı, IŞİD bağlantılı bir canlı bombanın kendini patlatmasıyla kana bulandı. 33 can, o gün bir dakikada aramızdan alındı; onlarcası yaralandı.

Bu saldırının failleri cezasız kaldı. Bu cezasızlık üç ay sonra yaşanacak 103 kişinin ölmesine yol açacak 10 Ekim Ankara Gar saldırısının da önünü açtı.

Onlar, daha adil, daha eşit bir dünya için yola çıkmış, çocuklara umut götürüyordu. Umudun, barışın tohumlarını taşıyordu…

Bir bomba yalnızca bedenleri değil, hayalleri de hedef aldı. Ama bilmediler ki umut, kolay ölmez. Her yeni günde, onların düşleri başka yüreklerde filizleniyor. Onların adını mücadelemizde yaşatıyor, karanlığa inat aydınlığa yüreyerek..

Çünkü biz biliyoruz, umudu öldüremezler.

Görsel betimleme: Görsel, pastel tonlarda çizilmiş ve duygusal olarak yoğun bir sahne sunuyor. Ön planda, içi oyuncaklarla dolu iki büyük karton kutu yer alıyor. Kutuların üzerinde kan lekeleri var. Kutulardan dışarı taşan nesneler arasında taç, peluş hayvanlar, bir oyuncak bayrak, bir çorap ve tren gibi çocuklara ait eşyalar bulunuyor. Bir oyuncak ayıcık, kutuların önünde tek başına oturuyor; yüzü üzgün, sessiz bir tanıklık içinde. Zeminde birkaç dağınık oyuncak daha var: bloklar, araba, dinozor, kalem, defter. Ama bu karanlık atmosferin içinden yeşeren bir umut simgesi dikkat çekiyor: kutuların ve oyuncakların etrafında küçük, yeşil fideler yükseliyor. Her biri yeni bir yaşamı, umudu, direnişi temsil eder gibi… Arka planda ise silikleşmiş, kimliksiz ve ifadesiz bir kalabalık figürü bulunuyor. Gri gölgeler şeklinde çizilen bu figürler, hayatını kaybedenleri ya da sessiz tanıkları simgeliyor.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin