“Çocuklar uyurken binlerce hayvan başlarında nöbet bekliyordu. Aslan Hasdrubal, ay ışığının altında, elinde birinci sınıfların aritmetik kitabı, kendisi aslan olmasına rağmen, inekliyordu. Eğer çocuklar uzun süre kalacak olurlarsa birinin onlara ders vermesi gerekecekti.” ERICH KASTNER

Çocukluğumda orman masalları dinlemeyi, okumayı çok severdim. Bir dönemim büyüyünce aslan olacağım hayaliyle geçti. Çünkü masallarda aslanlar hep ormanı toparlayıcı, güçlü, ormanları koruyanlardı. Hayvanlar arasında bir anlaşmazlık çıksa aslanlara danışılırdı, aslanlar engin bilgileriyle ormandaki sorunları çözerlerdi. Sincapları korur, tavşanlara ev yapar, insanların ağaç kesmesini engellerlerdi. 

Sonra bir gün Ankara’daki hayvanat bahçesi denilen hapishaneye götürdü ailem beni. Aslanları yakından görecek olmak inanılmaz heyecanlandırmıştı. O zamanlar bunun kötü bir şey olduğunu kavrayamayacak kadar küçüktüm, ailemse toplumca pohpohlanan hayvanat bahçelerini sevecek kadar bilgisizdi.

Aslanları kafeslerin ardında gördüğümde bütün heyecanım sönmüştü. Ağlamaya başladım. Hayalimdeki, koca ormanda dolanan, diğer hayvanlara yardım eden aslanlar yerine, kafalarını kaldıramayan, zayıf, bakımsız hayvanları görmek bütün hayallerimi yıkmış, aklımdan asla silinemeyecek kocaman bir yaraya dönüşmüştü. 

O yara, büyüdükçe kendini kafeslerin ardındakileri görmek, çocuklara kafeslerin nasıl hapishaneler olduğunu anlatmaya dönüştü. Özgürlük herkes için gerekliydi, herkes doğasında yaşamalıydı. 

Birkaç gün önce Zeus’u öldürdüler. Kafesten kaçtığı için… Özgürlüğünü istediği için… Ve çoğu haberde “Etkisiz Hale Getirildi” yazıyordu.  Öldürdük, öldürüldü… diyemediler. Bunu yumuşatmak için “etkisiz hale getirildi” yazdılar. 

Oysa ki “etkisiz hale getirmek” öldürmekti. Çocukken bunu anlayamıyor insan, etkisiz hale getirmek, oyun oynarken arkadaşının ellerini hareket etmesin diye tutmak gibi geliyor. Hareketini kısıtlamak gibi… Büyüdükçe öğreniyor insan. 

Zeus ve hayvan hapishanelerindeki bütün hayvanlar çocukların kahramanları, ta ki orada onları kapatılmış halde görene kadar. 

Çocukların sağlıklı bir hayal dünyası olsun istiyorsanız bu travmayı onlara yaşatmayın, masallarda o kocaman rengarenk ormanların arasında salınarak dolanan; bilge, korkak, cesur, umutlu, haylaz, eğlenceli, heyecanlı… hayvanlar hayallerinde kalsın. Bir hapishaneye kapatılmış, mutsuz, hayata küsmüş, eziyet edilen hayvanları gördükçe o yara akıllarında, zihinlerinde, kalplerinde kocaman bir delik açıyor ve büyüdükçe büyüyor. 

Çocuklara sömürüsüz, işkencesiz bir dünya bırakmak boynumuzun borcu… Ve hayallerini koruyabilmek de…

Görsel: Zeus’u katledenler, onun cansız bedeninin başında gülerek poz verirken.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin