30 Haziran 2025, Pazartesi
Basın özgürlüğü ve inanç özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel dayanakları. Mizah dergisi LeMan’da yayımlanan bir karikatür nedeniyle başlatılan soruşturma, bu iki ilkenin nasıl bir arada var olabileceği sorusunu tekrar gündeme getirdi.
Bir yandan, inançlara yönelik saygı toplumsal barış açısından önemli; diğer yandan ifade özgürlüğü de, özellikle mizah ve eleştiri alanında, demokratik sınırlar içinde korunmalı.
İfade edilen rahatsızlıkların, barışçıl ve hukuk içinde kalarak dile getirilmesi meşru. Ancak protestoların tehditkâr hale gelmesi, kamusal alanda güvenliği tehdit etmesi ya da başkalarının özgürlüklerini kısıtlaması kabul edilemez. Nefret söylemi hiçbir zaman ifade özgürlüğüne dahil değildir!
Anayasal bir hak olan barışçıl protestoların kolluk şiddetiyle bastırıldığı ancak dergi binasının zor yoluyla basılmasına sessiz kalındığını büyük bir kaygıyla izliyoruz.
Devletin görevi, ne bir görüşü bastırmak ne de başka bir görüşü kayırmaktır. Görevi, herkesin inancını özgürce yaşamasını ve fikrini barışçıl biçimde ifade edebilmesini güvence altına almaktır. Hukuk dışı ya da şiddet eğilimli eylemler bu ilkeyi açıkça ihlal eder.
Toplum olarak bize düşen, hem sözün hem inancın kıymetini bilen bir dengeyi birlikte korumaktır. Çizer arkadaşımızın can güvenliğinden endişe duymak istemiyoruz. İnanç ve ifade özgürlüklerine saygıyı hep birlikte barışçıl biçimde öğrenebileceğimizi umuyoruz.





Bir Cevap Yazın