26 Haziran 2025, Perşembe

Fotoğraf: NATO Liderler Zirvesi, 25 Haziran 2025

NATO’nun Lahey’de düzenlenen liderler zirvesi tamamlandı.  İran ve İsrail arasında kurulan ateşkesin ve hali hazırda yıllara yayılarak devam eden Ukrayna-Rusya savaşının (NATO-Rusya savaşı da diyebiliriz) gölgesinde düzenlenen zirveden üye ülkelerin askeri harcamalarını artırması yönündeki karar kabul edildi. Varılan anlaşmaya göre üye ülkeler, 2035 yılına kadar askeri harcamalarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 5’ine çıkarmak zorunda.

İktidara geldiği ilk günden itibaren üye ülkelere silahlanma konusunda baskı yapan Trump özellikle Avrupa Birliği ülkelerini, Rusya kozuyla silahlanmaya ikna etti. İran İsrail, Hindistan Pakistan gerilimleri ile hız kazanan siyasi, askeri, ekonomik çatışmalar, Trump’ın yeni gümrük vergileriyle büyüyecek. Bu gelişmelere, NATO’nun üye ülkelere kabul ettirdiği silahlanma artışını da eklediğimizde küresel silahlanmanın hızlanacağını öngörmek zor olmayacak.

Trump’ın NATO üyeleri başta olmak üzere dünyanın geri kalanında silahlanma artışını desteklemesinin önemli bir sebebi var.  Silah ticareti… ABD küresel silah tedarikinin neredeyse yarısını tek başına sağlıyor. 2020-2024 yılları arasında dünyadaki silah tedarikçisi ülkeler içinde ABD’nin oranı %43. En yakın rakibi Fransa’nın tedarikten aldığı pay %9.6. Sonrasında sırasıyla Rusya (%7.8), Çin (%5.9), Almanya (%5.6), gelmekte. 

SİPRİ’nin (Stocholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) 2024 raporuna göre savaşlar ve bölgesel gerilimler silah şirketlerinin gelirlerini her yıl arttırıyor. Bu rapora göre en büyük 100 silah şirketinin 2023’teki toplam geliri 632 Milyar USD.  Bu tutar Türkiye’nin 2024 yılı GSYH’sinin neredeyse yarısına karşılık geliyor. Bu ticaret hacminin büyüklüğü Trump’ın, Rusya ve diğer olası krizleri bahane ederek NATO üyesi ülkeleri silahlanmaya zorlamasının sebebini açıklıyor. 

Gelelim silahlanma bütçesinin GSYH’den alması planlanan payına. %5 olarak açıklanan bu oranın Türkiye’nin 2025 yılı bütçesinde ne ifade ettiğini, Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarının aldığı payla ilişkisini anlatmaya çalışalım. 

Türkiye’nin 2025 yılında GSYH’sinin 1,45 Triyon Dolar olacağı öngörülmektedir. Merkez Bankası’nın beklenti anketine göre yıl sonu dolar kurunun 43,57 TL olduğunu kabul edersek TL bazında yurt içi hasıla tahminen 63,1 Trilyon TL’ye karşılık geliyor.

2025 yılı bütçesinden Eğitim Bakanlığı’nın aldığı pay 2.1 Trilyon TL. GSYH’deki oranı yüzde 3,3. Sağlık Bakanlığı’nın aldığı pay 1,2 Trilyon TL ve bunun GSYH’deki payı yüzde 1,9. Savunma Bakanlığı’nın bütçeden aldığı pay ise 1,6 Trilyon TL ilken GSYH’deki oranı %2,53. Yine 2025 bütçesinde sosyal yardımların tutarı 651 Milyar TL iken GSYH’dan aldığı pay yüzde 1.

NATO’da alınan kararla sosyal yardımların GSYH içindeki payı yüzde 1, sağlık ve eğitimin ise sırasıyla  yüzde 1,9 ve yüzde 3,3 olduğu bir bütçede askeri harcamaların neredeyse bugünkü oranların iki katına çıkarılması planlanıyor. Bu tutar yaklaşık 3,1 Trilyon TL. Bütçede sosyal yardımlar için ayrılan tutarın beş katı.

Ekonomik krizin yoksulluğun derinleştiği bir dönemde silahlara daha fazla bütçe ayrılması eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamusal hizmetlerine ayrılan bütçelerin kısılmasıyla mümkün. 

Savaşları egemenler başlatır. Sadece yoksullar ölür. Görece barış dönemlerinde ise silah şirketleri kazansın diye yapılan büyük kamu harcamaları yeni yoksullar yaratır. Yoksullarsa savaşlarda ölür. 

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin