26 Haziran 2025, Perşembe
Depremde hayatta kaldı, işkence gördü, ‘kaza’ sonucu öldürüldü; Tahsin Nihadioğlu için adalet hâlâ sağlanmadı. Müberra Ünsal’ın haberi

6 Şubat depreminin ardından hasarlı evinden çıkarken “şüpheli” bulunarak polis ve jandarma tarafından işkenceye maruz bırakılan, ertesi gün de Koç Holdinge bağlı OTOKOÇ şoförünün çarpmasıyla yaşamını yitiren Tahsin Nihadioğlu’nun ailesi halen adalet arıyor.
Tahsin Nihadioğlu, 6 Şubat 2023’teki depremden etkilenen milyonlarca insandan biri. Deprem sonrası şehri terk eden ve 13 Şubat’ta kente dönen Nihadioğlu, battaniye almak için evine girdi.
Evinden çıktığı sırada asker üniformalı şahıslar tarafından yağmacı olduğu iddiasıyla durduruldu ve ekip aracında işkenceye maruz bırakıldı.
Ekip aracıyla bırakıldığı Sevgi Parkı’nda buluşacağı Halil Yakut’u da gözaltına almak isteyen kolluğu o sırada bölgede bulunan Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Barış Atay ve çevredeki insanlar engelledi.
İşkenceyi şikayet edecekti, araba çarptı!
Gazeteci Umut Taştan, Nihadioğlu’nun yaşadıklarını canlı yayında anlattı. Tahsin Nihadioğlu, 14 Şubat’ta apar topar izne çıkarıldı. Tekirdağ, Çorlu’daki abisinin yanına gitmek için yola çıkan Nihadioğlu yanlış araca bindirildiği söylenerek Kırıkhan tarafında otoban kenarında araçtan indirildi.
Yolun karşısına geçmek isteyen Nihadioğlu’na Koç Holding’e ait OTOKOÇ’ta çalışan Selim Çamdibi çarptı.
Ağır yaralanan Nihadioğlu, hastaneye kaldırıldı ancak yaşamını yitirdi.
Hastanedeki doktorlar, Tahsin Nihadioğlu’nun vücudunda kaza sonucu oluşmayan darp izlerini fark etti ve darp raporuna geçirdi.
Kovuşturmaya yer yok kararı!
Tahsin Nihadioğlu’nun yaşamını yitirmesine yol açan kazanın tespit tutanağı, kazanın yaşandığı bölgede herhangi bir ışıklandırma, trafik lambası ve yaya geçidinin olmadığını ortaya koyuyor. Depremin ardından kentte ışıklandırmaların çalışmadığını hatırlatalım.
Olaya dair soruşturmada Nihadioğlu, 100 metre çapında yaya geçidi olmasına rağmen ‘yanlış yerden geçtiği’ gerekçesiyle yüzde 100 kusurlu görüldü, Selim Çamdibi tutuklanmadı. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
“Dava süreci baştan sona hukuksuzdur”
Tahsin Nihadioğlu’nun ağabeyi Zeynel Nihadioğlu, sürecin başından beri hukuksuz olduğunu şöyle anlatıyor:
“Kardeşimin polis işkencesi gördüğü ve kaza sonucu hayatını kaybettiğine dair kanıtların bulunduğu iki ayrı dosya var. İkisinde de tanıklar dinlenmedi, olay yerinden mobese ve kamera kayıtlarının alınmasına resmi izin çıkmadı. Oysa hem şiddet gördüğü hem de kazanın yaşandığı yerlerde kamera kayıtları mevcuttu. Mobese kameralarının bozuk olması imkansız çünkü kazanın yaşandığı civara yakın bir marketin yağmalanma görüntüleri o dönemde internete düştü. Dahası civarda karakol var bunlara rağmen kimse bir şey görmediğini söyledi. Kardeşimi ezen lüks bir aracın içindeki Selim Çamdibi ifadesinde 60-70 hız ile gittiğini söylüyor ancak aracın aldığı hasar ortada, bu hızla araç o kadar hasar alamaz.”

Fotoğraf: Hasarlı araç
Ağabey Nihadioğlu, “Koskoca şirket, 8 aylık bir çalışanını neden koruyor? Nasıl bir kirli ilişkiler, pazarlıklar var ki kardeşimin ölümünün üstü kapatılıyor?” dedi. Ağabeyi, İşkence dosyasında adı geçen polislerden dördünün kimliklerinin kardeşinin olay sonrası çektiği plaka fotoğrafı sayesinde belirlendiğini hatırlattı ve diğer üç şahsın da kimliklerinin ortaya çıkması için mücadele edeceklerini ekledi.
“Depremler, yaşanan suçları örtmeye yetmez”
Deprem sürecinin yaşanan suçları örtbas etmeyeceğini söyleyen Ağabey Nihadioğlu yine benzeri şekilde ‘hırsız’ olduğu gerekçesiyle jandarma tarafında dövülerek katledilen Ahmet Güreşçi’yi hatırlatıyor: “Ahmet’in öldürüldüğü Altınözü gibi ücra bir ilçede bile kamera kaydı ortaya çıktıysa, benim kardeşimin de işkence ve kaza anından kamera kaydı vardır.”
“Depremin ilk üç gününde yoklardı, sonra gelip işkence ettiler”
Kardeşi için adalet aramaya devam edeceğini söyleyen Ağabey Zeynel Nihadioğlu şunları söyledi: “Koç Holding yargı eliyle aklandı, iktidar ile beraber çalışıyorlar ve birbirlerini kolluyorlar. Deprem sonrası ilk üç gün devlet gelmedi, sonrasındaysa muhalefeti bastırmak için insanlara işkence ettiler. Yerel sanatçılar yağmacı muamelesi görüp dayak yedi. Kimse korkmasın, utanmasın herkes çıkıp yaşadıklarını anlatsın. Bu memleket bizim, üç beş sermayedara ve işkenceci polise teslim etmeyeceğiz, burası hukuk devleti biz de mücadelemizi vereceğiz.”





Bir Cevap Yazın