22 Haziran 2025, Pazar

ABD, Başkan Donald Trump’ın emriyle İran’ın Fordow, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerini bombaladı. Nükleer savaş sadece bir ihtimal mi, Işık Cemre Güngör anlatıyor.

Trump’ın “Çok başarılı” olarak yorumladığı bu saldırılara karşı İran Dışişleri Bakanı, ABD’nin İran’ın “barışçıl nükleer tesislerine” yönelik “çirkin” saldırılarının “sonsuz sonuçları” olacağını söyledi.

ABD Kongre Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ise Trump’ın emriyle İran’a yapılan saldırıyı şöyle yorumladı: “Başkan’ın İran’ı izinsiz bombalama yönündeki felaket kararı, Anayasa ve Kongre Savaş Yetkileri’nin ağır bir ihlalidir. Nesiller boyu bizi esir alabilecek bir savaşı başlatma riskini göze aldı. Kesinlikle ve açıkça azil gerekçesidir.”

Işık Cemre Güngör nükleer savaşın artık sadece bir ihtimal olmadığını anlatıyor:

Bugün nükleer silah tehdidi hiç olmadığı kadar normalleştirilmiş durumda.

Silah kontrolü ve nükleer strateji uzmanı Dr. Jeffrey Lewis“Nükleer silahlar hakkındaki konuşmalar gerçeklikten tamamen kopmuş durumda” diyerek bu tehlikeli normalleşmeye dikkat çekiyor. 

Oysa tehlike gerçek. Geçmiş bize gösteriyor ki bu tehlikeyi ortadan kaldıracak olanlar çoğu zaman devletler değil, insanlar oldu.

1945’te, ABD ilk nükleer bombasını Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı bombalardan sonra bile nükleer silahlar hemen yasaklanmadı.
Hiroşima ve Nagazaki’nin “hibakusha” olarak anılan hayatta kalanlar dünya çapında kamuoyu oluşturmak için hikâyelerini anlatmaya başladılar.
1960’lardan itibaren İngiltere’de Aldermaston yürüyüşleri, 1982’de New York Central Park’ta gerçekleşen 1 milyon kişinin katıldığı büyük protesto gibi devasa eylemler gerçekleşti. 

Bilim insanları da harekete geçti: 1955’te Albert Einstein, Bertrand Russell ve Joseph Rotblat gibi isimlerin çağrısıyla yayınlanan Russell-Einstein Manifestosu, nükleer silahların insanlık için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu ilan etti.
Bu metin, sonraki yıllarda Pugwash Konferansları adlı nükleer karşıtı bilimsel hareketin doğmasına da öncülük etti.

Devletler bu kadar büyük kamuoyu baskısını bir noktada ciddiye almak zorunda kaldı.

Tüm bu sivil baskıların sonucunda, 1968 yılında Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) imzalandı.

Bu anlaşma, nükleer silahların yayılmasını sınırlamayı ve nükleersiz bir dünyaya doğru adım atmayı hedefliyordu. Bugün hâlâ yürürlükte olan bu anlaşma mucizevi bir çözüm olmasa da çok önemli bir dönüm noktasıydı.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin