Kurban pazarından bir kesit… Efekan Akyüz’ün objektifinden.

Kurban Bayramı’na iki gün kaldı.
Şehir merkezlerine uzak kurulan geçici hayvan pazarları sadece bir geleneğin değil, aynı zamanda bir denetimsizliğin de aynası. Kamyon kasalarında sıkış tepiş taşınan büyükbaş hayvanlar, günlerce güneşin altında bekletiliyor.
Pazarlarda alınıp satılan sadece “kurbanlık” değil; aynı zamanda hissetme yetisine sahip canlıların yaşam hakkı da pazarlık masalarında eksiliyor. Eğlenceyle karışık gösterilere dönüştürülen bu ortamda, hayvanların üzerine binilmesi, boynuzlarından çekilmesi ya da zincirle sürüklenmesi “doğal” karşılanıyor. Oysa bu sahneler, hem etik hem de yasal açıdan uygun değil.

Hayvan haklarına dair yasaların uygulanmadığı, vicdanın ise alışverişe kurban edildiği bu alanlar, aslında bayramın ruhuna da ters düşüyor. Kurban kesmekten önce, can’a saygıyı hatırlamak gerek.




Kurban pazarlarında hayvan haklarına dair bir yönetmelik var mı?
Evet, var.
“Kurban Hizmetlerinin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik”’in 25. maddesi hayvan haklarına dair sınırları çiziyor.
Bu madde, kurban satış ve kesim yerlerinde hayvanların korunması,
gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması yanında, temizlik, sağlık ve güvenliklerine özen gösterilmesi gerektiğini söylüyor.
Hayvanların uygun vasıtalarla ve eziyet edilmeden taşınması gerektiği belirtiliyor. Yönetmelik ayrıca “Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa veya sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, kesin olarak öldüğü anlaşılmadan vücutlarına müdahalede” bulunmayı yasaklıyor.





Bir Cevap Yazın