09.04.2025, Çarşamba

Tüketime mesafeli, vegan kozmetik influencer Çağla Gözel: “Giydiklerimin linkini istiyorlar, sekiz senedir giyiyorum bunu ya da ikinci el almışım. Nasıl link vereyim…” Aslı Alpar röportajı.

Bugün boykot günü!

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protestolar ve bu protestolarda tutuklanan 301 öğrencinin serbest bırakılması için 2 Nisan’da ülke genelinde başlayan tüketim boykotu aradan geçen bir hafta sonra bugün yeniden devam ediyor.

Tüketim boykotunun etkileri tartışıladursun “tüketim boykotu” dediğimizde akla etik sebepler nedeniyle birçok ürünü ömrü boyunca boykot edip tüketmeyenler de geliyor. Örneğin vegan bir yaşamı savunanlar hayvanların sömürüldüğü hiçbir ürünü ya da hizmeti satın almıyor. 

Diğer yandan tüketim kültürü veganlar için de esneyen bir piyasa oluşturdu. Alternatif çok sayıda ürün vegan yaşayan kişilerin büyüttüğü bir pazar oluşturdu. Peki ya sosyal medya üzerinden takipçilerini yönlendirerek ve onlara tüketimleri konusunda önerilerde bulunan vegan influencerlar? Onları diğerlerinden ayıran etik tüketim ilkeleri sosyal medyadaki varlıklarını nasıl etkiliyor?

Bunu vegan kozmetik influencerı Çağla Gözel’le konuştuk. Güzellik dayatmalarını kabul etmeyen, tüketim kültürünü eleştiren, diğer yandan kozmetik ürünlerini kullanmayı çok seven ve birçok ürünü vegan ve hayvan deneysiz olmadığı için boykot eden Gözel anlatıyor:

Nasıl vegan oldunuz?

Çocukken evde hep kedi ya da köpeğimiz olsun istiyordum ama annem izin vermiyordu, “büyüyünce kendi evine alırsın” derdi. Büyüyünce de olunca astım ve kedi-köpek alerjisi teşhisi aldım. Hayvanlarla bağım sokakta beslenmelerine yardım etmekle sınırlıydı ama bir gün bir anda bir yavru kediyle bir evden atılan kediyi sahiplenmek zorunda kaldım. Ardından bir de köpek. 

Onlarla birlikte yaşamaya başlayınca alerjik zatürre  gibi ağır hastalıklar yaşadım ama onlardan vazgeçmedim şu an aşı tedavisi oluyorum. Onlarla kurduğum bu bağ beni “bunları seviyorum peki neden diğer hayvanları yiyorum” sorusuna götürdü. Araştırmaya başladım, kitaplar, belgeseller… İnsanlardan izole olduğumuz pandemi döneminde hayvanlarla bir aradayken önce vejateryen çok kısa bir süre sonra da vegan oldum. 

Vegan makyaj ürünlerini araştırmaya ne zaman başladınız?

Hemen hemen eş zamanlı oldum önce kıyafetlerden başladım hayvansal sömürü ürünü olanları ayırdım. Sonra kozmetik ürünlerini araştırmaya başladım. Beş sene öncesinden bahsediyorum bu alanda çok az içerik üreten vardı ve hiçbiri istediğim cevapları vermiyordu. 

Benim diğer vegan kozmetik içerik üreticilerinden farkım sadece hayvan deneysiz ve vegan olması değil üst firmasının da vegan olmasını önemsemem. Mesela Garnier vegan ve hayvan deneysiz üretiyor ancak Loreal’e ait ve Loreal hayvan deneyi yapan bir marka.  Benzer şekilde The Ordinary de öyle, üst firması hayvan deneyi yapıyor.

Çok hızlı değişiyor şirketlerin bu durumu sanırım…

Evet gerçekten çok hızlı değişiyor. Takip edemeyenler için takip etmeyi amaçlıyorum bu yüzden. Özetle iş sadece kamera karşısına geçmekle bitmiyor öncesinde çok yoğun bir araştırma yapmak gerekiyor. 

Mesela yakın zamanda FDA’nın bir açıklaması oldu güneş kremlerindeki filtrelerden bazılarında hayvan deneylerini zorunlu kılıyor bu da yakın zamanda çok fazla ürünü elemek zorunda kalacağımız anlamına geliyor.

Bir de üzerine çalıştığım şöyle bir durum oluyor. Bazı ürünler belirli periyotlarla popüler oluyor ve insanlar kullanmak istiyor. Ben de onu araştırıp vegan değillerse vegan alternatiflerini buluyorum.

Örnek vereyim şu anda salyangoz özlü içerikler ne yazık ki çok popüler. Oysa hayvanın hayatına sebep olan etken antioksidan. Dolayısıyla antioksidan değeri yüksek başka bir şey mesela C vitamini kullanmak da bizi aynı sonuca götürebiliyor. 

Hayvan sömürüsüyle elde edilen kozmetiğin etkisini vegan alternatifle nasıl elde edebiliriz bunu da anlatmak gerekiyor.

Ekonomik olmasını da önemsiyorsunuz?

Biten bir şeye çok para vermek gerçekten saçma, alternatifi varsa hele. Türkiye’de kozmetik konusunda beş senede çok büyük bir sektör oldu alternatif bulamamak imkansız. Bunun birinci sebebi enflasyondan hepimizin çok etkilendik, şu ürünlerimizi yollamak istiyoruz ürün çok pahalı kabul ederim kullanırım ama herkes alamayabilir. Uygun fiyatlı influencer algısından dışarı çıkmak istemiyorum. 

Vegan makyaj influencer olmanın zorlukları var mı?

Var tabi… Vegan ve hayvan deneysiz olmayan markalarla çalışanlar içerik üreticiler çok daha iyi kazanıyor. Çünkü halen yeterince farkındalık yok vegan ve hayvan deneysiz kozmetik üzerine dolayısıyla tüketici daha çok diğer firmalara yöneliyor. 

Eğer vegan etik ilkelerim olmasaydı hem hesabım daha hızlı büyürdü hem de daha fazla para kazanırdım. Yakın zamanda vegan olmayan büyük bir kozmetik firmasının işbirliği teklifini reddettim mesela. Parayı elimin tersiyle itiyorum ama neyime güvenerek… (gülüyoruz)

İşbirliği sürecinde nelere dikkat ediyorsunuz?

İşbirliği talep eden markadan bir e-posta geliyor. Ben “sizi bir araştırayım, içeriklerinizi araştırayım” diyorum. Sonra başlıyorum çalışmaya. Bugüne kadar kimlerle çalışmışlar ona bakıyorum. Bu elemeyi geçtiyse markaya “tedarikçileriniz deney yapıyor mu, bununla ilgili bi belge sunabilir misiniz” diye soruyorum. Yılıp gidenler oluyor. Gitmeyenler ürünlerini gönderiyor, kullanmaya başlıyorum, beğenirsem o markayla işbirliği yapıyorum. 

Güzellik kalıplarını da reddediyorsun…

Evet. Sosyal medya şöyle bir ilüzyon yaratıyor, takipçiler daha zengin kişileri görmek ve onun gibi yaşama hayali kurmak istiyor. Şimdi beni takip eden birisi giydiklerimin linkini istiyor. Ben sekiz senedir giyiyorum bunu ya da ikinci el almışım. Nasıl link vereyim… Şaşırıyorlar. 

Diğer yandan öğretmenim ve sayfam büyüyüp keşfete düştüğümden beri hesabı öğrencilerim de takip etmeye başladı. Şimdi onlara örnek olmaya da çalışıyorum. 

Birçok takipçi “çok sınır çekiyorsun, çok abartıyorsun” deyip takipten çıkabiliyor böyle etik ilkelere bağlı olduğunuzda. Üzücü biraz ama kalanlar gerçekten bilinçli insanlar oluyor. Çoğuyla da çok güzel dostluklar kurduk. 

Vegan makyaj ürünlerinin performansını değerlendirdiğinizde, geleneksel kozmetiklere göre bir fark hissediyor musunuz?

Fark olmadığını düşünüyorum. Aslında şöyle söyleyeyim yıllardır çok fazla ürün denediğim için fark olmadığını biliyorum. 35 yaşındayım ve on beş yıldır süslüyüm ve vegan değilken de vegan olmayan hayvan deneyi yapılan ürünleri çok kullandım. Şimdi kullandığım ürünlerin çok daha iyi çalıştığını görüyorum. 

Bu biraz Güney Kore sayesinde oldu onlar Çin’de satış yapmıyorlar ve çoğu ürün hayvan deneysiz. Mesela bir firma vegan ürün üretiyor ve çalışanlarını da veganlar arasından seçiyor. Etik değerlerine bağlılar. 

Vegan makyaj ürünleriyle daha sağlıklı bir cilt elde etmek mümkün mü? 

Böyle bir araştırmaya rastlamadım ama benim cilt kalitem son beş yılda çok daha iyi. Tabi bu vegan beslendiğim için de olabilir, bilemiyorum.

Vegan makyaj dünyasında sürdürülebilirlik nasıl bir rol oynuyor? 

Hem cilt bakımı hem makyaj ürünlerinde ambalajları geri dönüştürlebilirse bunu özellikle vurguluyorum ve bu markalara öncelik veriyorum. Daha çok lokal markalar dikkatliler bu konuda.

Yine de kozmetik sektörü için sürdürülebilir diyemeyiz sanırım. Tüm paketler plastik oluyor genelde…

Vegan makyaj ürünleriyle en sevdiğiniz makyaj rutini nedir?

Her gün mutlaka çift aşamalı temizlik yapıyorum, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu üçünü asla aksatmıyorum. Çünkü çok fazla çilim lekem ve benim var, bir cilt kanseri adayıyım, cildimi korumam lazım. Tabi sadece kanser de değil kırışıklığında önemli bir sebebi güneş. Gözaltım aydınlık görünsün istiyorum diye kapatıcı kullanıyorum. Maskara ve ruj da mutlaka sürüyorum. 

Bu biraz terapi gibi bir şey benim için özbakım, severek de yapıyorum o yüzden ihmal etmiyorum. Bir makyaj yapmak iki örgü örmek… İkisi de overthing kovucu…

Bir yanıt yazın

ÖNE ÇIKANLAR