Meclis’e Mart ayında sunulan ve binden az kadrosu olan kamu kurumlarında engelli çalıştırma zorunluluğunun kaldırılmasını öngören kanun teklifi, engelli hakları konusunda kritik bir kırılma noktası oluşturuyor. Engellilerin bağımsız yaşam hakkını zayıflatan ve eşit yurttaşlık ilkesini geriye götüren bu teklife karşı, Elif Gamze Bozo’nun hazırladığı “Engelli İstihdamında Geri Adım Kabul Edilemez” isimli dosya haberimiz, hak temelli bir itirazı yükseltmeye devam ediyor.
Tam 17 yıl boyunca Türk Telekom AssisTT bünyesinde home office çalışan bir engelli kadın olarak şunu çok net söyleyebilirim, uzaktan çalışma modeli benim için yalnızca bir çalışma biçimi değildi. Bu model, ekonomik bağımsızlığa ulaşabilmenin, üretmeye devam edebilmenin ve toplumsal yaşamdan tamamen kopmamanın yollarından biriydi.
Çünkü engelli bireyler için çalışma hayatı çoğu zaman yalnızca “işe gitmekten” ibaret değil. Çalışma hayatı; erişilemeyen kaldırımlar, çalışmayan asansörler, uygun olmayan toplu taşıma sistemleri, saatler süren fiziksel yorgunluk, ayrımcı bakışlar, önyargılar ve sürekli kendini ispat etme zorunluluğu demektir.
Ben yıllarca çağrı merkezi sektöründe çalışırken yalnızca bir çalışan değildim; aynı zamanda görünmez bariyerlerle mücadele eden bir engelli kadın olarak var olmaya çalışıyordum. Ve bu süreçte Çağrı Merkezi Derneği tarafından verilen “Altın Kulaklık” ödülünü almak benim için yalnızca mesleki bir başarı değil; engelli bireylerin fırsat verildiğinde çalışma hayatında ne kadar etkin olabileceğinin de somut bir göstergesiydi.
Bugün dünya, pandemi sonrası dönemde uzaktan ve hibrit çalışmayı yeniden tartışıyor. Ancak engelli bireyler açısından bu tartışma bir “konfor” meselesi değil, doğrudan insan hakları meselesi.
Bazı insanlar için evden çalışma bir tercih olabilir ama birçok engelli için evden çalışma, çalışma hayatına katılabilmenin tek gerçekçi yolu.
Uzaktan çalışma neden hayati bir konu?
The Guardian gazetesinin 21 Şubat 2026 tarihli haberinde, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin engelli çalışanlar açısından sağlık, iş-yaşam dengesi ve verimlilik üzerinde ciddi olumlu etkiler yarattığı; buna rağmen uzaktan iş ilanlarının azalmasının engelli bireyleri yeniden iş yaşamının dışına itme riski taşıdığı vurgulanıyordu.
Lancaster Üniversitesi tarafından yürütülen “Inclusive Remote and Hybrid Working Study” kapsamında 1200’den fazla engelli çalışanla yapılan araştırma, çok çarpıcı sonuçlar ortaya koydu: Uzaktan çalışan engelli bireylerin büyük çoğunluğu fiziksel ve ruhsal sağlıklarında olumlu değişim yaşadıklarını belirtti. Katılımcılar, verimliliklerinin arttığını ifade etti. Birçok engelli çalışan için uzaktan çalışma, işte kalabilmenin temel koşulu olarak görüldü. Araştırmaya katılanların yüzde 85’i uzaktan ya da hibrit çalışma seçeneğinin yeni iş başvurularında “çok önemli” olduğunu söyledi.
Bu veriler aslında yıllardır söylediğimiz gerçeği doğruluyor; sorun engelli bireylerin çalışamaması değil; çalışma hayatının erişilebilir tasarlanmamış olması.
Home office çalışmanın görünmeyen yüzü
Ancak burada çoğu insanın görmediği başka bir gerçek daha var.
Evden çalışma modeli, dışarıdan bakıldığında “rahat” ve “kolay” gibi görünse de, uzun yıllar home office çalışan biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim, evden çalışmak bazen insanı toplumdan görünmez biçimde uzaklaştırabiliyor.
Özellikle engelli bireyler için bu durum çok daha derin bir meseleye dönüşebiliyor.
Çünkü zaten erişilebilir olmayan sosyal yaşam nedeniyle kamusal alandan dışlanan engelli bireyler, tamamen ev merkezli bir çalışma düzeninde zamanla sosyal ilişkilerini kaybetmeye başlayabiliyor.
Bir süre sonra, insanlarla yüz yüze temas azalıyor, sosyal bağlar zayıflıyor, yalnızlık büyüyor, depresyon ve tükenmişlik hissi artabiliyor, kişi yalnızca “çalışan ekranı” haline dönüşebiliyor.
Yani evden çalışma modeli bir yandan özgürlük sağlarken, diğer yandan görünmez bir izolasyon da yaratabiliyor. Ben bunu yıllarca birebir yaşayan biri oldum.
Bir çağrı merkezi ekranının başında saatler geçirmek, fiziksel olarak yorucu olmayan ama psikolojik olarak yoğun bir süreçtir. Sürekli ses olmak, sorun çözmek, iletişim kurmak… Ama günün sonunda fiziksel olarak yalnız kalmak…
Bu durum özellikle engelli bireylerde “zaten toplumun dışındayım” hissini daha da derinleştirebiliyor.
Sağlamcı sistem ve görünmez dışlanma
Aslında burada temel sorun yine aynı noktaya çıkıyor, sağlamcı çalışma sistemi. Çünkü iş dünyası hâlâ her gün ofise gidebilen, uzun süre oturabilen, yorulmayan, toplu taşımada sorun yaşamayan, fiziksel dayanıklılığı yüksek bedenleri “ideal çalışan” olarak görüyor.
Bu sistemin dışında kalan herkes ise “uyum sağlaması gereken kişi” haline geliyor.
Oysa çağdaş insan hakları yaklaşımı bize şunu söylüyor, uyum sağlamak zorunda olan birey değil, sistemdir.
Bir işyeri erişilebilir değilse sorun engelli birey değildir. Bir toplantı işaret dili olmadan yapılıyorsa sorun sağır birey değildir. Bir çalışma modeli yalnızca fiziksel ofis üzerinden kuruluyorsa sorun evden çalışmak isteyen kişi değil; kapsayıcı olmayan işveren politikalarıdır.
Hibrit model neden daha dengeli?
Tam da bu nedenle bugün belki de en önemli tartışma “uzaktan mı ofis mi?” sorusu değil.
Asıl soru şu, insan onuruna uygun, erişilebilir ve sosyal dengeyi koruyan çalışma modeli nasıl kurulabilir? Bu noktada hibrit çalışma modeli daha dengeli bir çözüm sunabilir.
Çünkü hibrit model engelli bireyin fiziksel yükünü azaltabilir, sağlık yönetimini kolaylaştırabilir, sosyal izolasyonu azaltabilir, iş arkadaşlarıyla bağ kurmayı sürdürebilir, kamusal yaşamla bağı tamamen koparmayabilir.
Ancak hibrit modelin de erişilebilir olması gerekir.
Eğer ofis rampasızsa, erişilebilir tuvaleti yoksa, toplu taşıma bağlantısı uygun değilse, sessiz alan sunmuyorsa, kronik hastalıkları dikkate almıyorsa hibrit model yalnızca “zorunlu ofis dönüşü” anlamına gelir.
Gerçek kapsayıcılık, herkesi aynı mekâna doldurmak değildir. Gerçek kapsayıcılık, herkesin eşit koşullarda üretmesini sağlayabilmektir.
Kaynaklar
- The Guardian – Decline in remote jobs risks shutting disabled people out of work, study finds
- Lancaster University – Inclusive Remote and Hybrid Working Study
- Work Foundation – Breaking Down Barriers: How Remote and Hybrid Work Can Support Disabled Workers
- The Guardian – Hybrid working could help get more disabled people into work
- Arxiv – Work from Home and Job Satisfaction: Differences by Disability Status among Healthcare Workers





Bir Cevap Yazın