Yasa dışı yollarla Türkiye’ye sokulmasının üzerinden bir yıl geçen goril yavrusu Zeytin’in akıbetiyle ilgili veteriner hekimler uyardı.

Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Platformu basınla paylaştığı yazılı açıklamada, Zeytin’in bir yıldır Polonezköy Country Club’da, türüne uygun olmayan koşullarda tutulduğu belirtilerek, bu sürecin gorilin nörolojik, psikolojik ve fiziksel gelişiminde geri dönüşsüz hasarlara yol açtığını hatırlatıyor.

Açıklamada, Zeytin’in Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne ya da sergileme odaklı herhangi bir kuruma gönderilmesinin bilimsel ve etik açıdan “kabul edilemez” olduğunu söyleyen veteriner hekimler; erken yaşta sosyal izolasyonun primatlarda kalıcı davranış bozuklukları, bağışıklık baskılanması ve ölümcül kalp hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Platform, yetkililere çağrısında kararın bürokrasiyle değil bilimsel uzmanlıkla alınması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, CITES ve IUCN yönergelerine göre el konulan bir primatın menşe ülkesi net olmasa bile, refahını en üst düzeyde sağlayacak akredite rehabilitasyon merkezine transfer edilmesinin esas olduğu hatırlatıldı. 

Türkiye’nin goriller için doğal bir yaşam alanı olmadığı belirtilirken, Zeytin’in sağlıklı gelişiminin ancak kendi türdeşleriyle, koruma merkezinde mümkün olabileceği ifade edildi. Veteriner hekimler, Jane Goodall Enstitüsü ve PASA üyesi kurumların da önerdiği gibi, Zeytin’in Afrika’daki akredite bir rehabilitasyon merkezine nakledilmesi sürecinin acilen başlatılması çağrısında bulunarak, “Zeytin’in yeri vitrinler değil, ait olduğu coğrafyadır” mesajını verdi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Bugün, goril Zeytin’in bir bavulun içinde, yasa dışı ve travmatik bir şekilde ülkemize girişinin ve el konulmasının üzerinden tam bir yıl geçti.

“Bir primat yavrusu için nörolojik, fiziksel ve sosyal gelişimin en kritik penceresi olan bu koca bir sene; ne yazık ki türüne uygun bir rehabilitasyon merkezinde değil, Polonezköy Country Club’un biyolojik ve etolojik açıdan yetersiz koşullarında, belirsizlik içinde geçti.

“Country Club gibi ‘ticari tesisler’; yüksek insan trafiği, gürültü ve yapay peyzaj unsurları ile yoğun stres faktörleri barındıran, yaban hayatı için elverişsiz ortamlardır. Goril gibi yüksek bilişsel kapasiteye sahip bir canlının, türe özgü davranışlarını sergileyemediği, etolojik gereksinimlerinin karşılanmadığı bu tür işletmelerde tutulması; hayvan refahı biliminin temel ilkelerine aykırıdır. Geçen her gün, Zeytin’in doğasına dönme şansından, ait olduğu sosyal dokudan ve psikolojik-fiziksel sağlığından çalınan bir gündür.

“Artık kaybedilecek bir günümüz dahi yoktur. Zeytin’in, sergileme odaklı Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne gönderilmesi ihtimali; bilimsel, etik ve tıbbi açıdan kabul edilemez bir  uygulama olacaktır. Bir gorilin ihtiyaçlarını sadece “karın tokluğu ve barınma” seviyesine indirgeyen yaklaşımlara karşı, veteriner hekimler olarak , bu bir yıllık kaybın üzerine eklenecek yeni yanlışların, Zeytin’de yaratacağı geri dönüşsüz patolojileri madde madde açıklıyoruz:

1. Nörogelişimsel Travma ve Kalıcı Davranış Bozuklukları

Zeytin, henüz beyin gelişimini ve sosyal öğrenme sürecini tamamlamamış (juvenil) bir yaştadır. Bilimsel veriler ve literatüre göre; primatlarda erken dönem sosyalizasyon yoksunluğu, beynin duygu düzenlemeden sorumlu sağ orbitofrontal korteksinde kalıcı gelişimsel hasara yol açmaktadır. 

Zeytin’in kendi türünden, sosyal hiyerarşiyi ve sınırları öğreneceği bir “sosyal grup” olmadan büyütülmesi; beynindeki stres yanıt mekanizması olan HPA (Hipotalamik-Hipofizer-Adrenal) ekseninin kalıcı olarak bozulmasına neden olacaktır. Tek başına veya yetersiz bir sosyal ortamda tutulması, ilerleyen yaşlarda, stereotipik davranış bozuklukları (kaprofaji/dışkı yeme, kusma-yutma, kafeste kendi etrafında dönme kendine zarar verme) ve derin psikopatolojik bozukluklarla sonuçlanacaktır. Bu durum bir tahmin değil, nörobiyolojik bir kesinliktir.

2. Fizyolojik Uyumsuzluk ve Ölümcül Hastalık Riskleri: Goriller, ekvatoral yağmur ormanlarının canlılarıdır. Gaziantep’in kuru havası ve sert mevsimsel koşulları, bu türün fizyolojisine taban tabana zıttır. Ancak iklimsel uyumsuzluk sadece bir başlangıçtır; esaret koşulları Zeytin’i bilimsel olarak kanıtlanmış iki büyük ölümcül riskle karşı karşıya bırakacaktır:

● Kardiyovasküler Yıkım (Fibrozan Kardiyomiyopati):  Sanchez’in (2019) Great Ape Heart Project verilerine dayanan raporuna göre; esaret altındaki gorillerin ölüm nedenlerinin başında %41 oranla kalp hastalıkları gelmektedir. Doğada günde kilometrelerce yol kat eden bu canlıların, hayvanat bahçesi ortamında maruz kaldıkları hipokinezi (hareket kısıtlılığı) ve doğal olmayan beslenme rejimi, kalp kası hasarına ve Fibrozan Kardiyomiyopati‘ye yol açmaktadır. Zeytin’in dar bir alana hapsedilmesi, onu henüz genç yaşta bu ölümcül tabloya mahkum etmek demektir. Ayrıca bu hastalığın takibi için standart veterinerlik hizmetlerinin ötesinde, kardiyologlar, sonograflar ve primat uzmanlarından oluşan disiplinler arası bir uzmanlık gerektirmektedir. Türkiye’de bu düzeyde spesifik bir “primat kardiyoloji ve rehabilitasyon” altyapısı yokken, Zeytin’i burada tutmak, onun tespit dahi edilemeyen bir kalp hastalığından sessizce ölmesine göz yummaktır.

● Bağışıklık Baskılanması ve Zoonotik Riskler: Esaret stresi ve “ziyaretçi baskısı”, kan kortizol seviyelerini kronik olarak yükselterek bağışıklık sistemini baskılar. İnsan genomuna %98 oranında benzeyen goriller, insanlardan bulaşan (antroponoz) Tüberküloz ve İnfluenza gibi hastalıklara karşı savunmasızdır. Bağışıklığı baskılanmış bir bebek olan Zeytin’i, insan kalabalıklarının olduğu bir ortama sokmak, onu enfeksiyonlara açık bir hedef haline getirmektir.

3. İstatistiki Gerçek: Hayvanat Bahçesinde Ölüm Riski 4 Kat Daha Fazladır.

Uluslararası literatürde referans kabul edilen çeşitli çalışmalar; gorillerin “duygusal kırılganlık” açısından primatlar arasında en riskli grup olduğunu ortaya koymaktadır. Gorillerde stres, basit bir mutsuzluk değil; bağışıklık baskılanması ve ani kardiyak arrest (kalp durması) ile sonuçlanan ölümcül bir klinik tablodur. Doğal veya ihtiyaç duydukları şartları sağlayan alanlara transfer edilen gorillerin hayatta kalma oranları, şehir içi hayvanat bahçesi koşullarında esir tutulan gorillerden 4 kat daha yüksektir. Bilimsel gerçeklere rağmen Zeytin’i Türkiye içerisindeki bir hayvanat bahçesinde tutmak, oldukça yüksek olan ölüm riskini kabul etmek demektir.

4. “Menşei Nijerya Değil” İddiasına Hukuki Cevap ve CITES Gerçeği:

DKMP tarafından öne sürülen “DNA testi sonucu Batı Ova Gorili çıktı, kökeni Nijerya değil, bu yüzden Türkiye’de kalacak” argümanı, bilimsel ciddiyetten uzak bir oyalama taktiğidir ve CITES sözleşmesi hükümlerini çarpıtmaktır.

● Sözleşme Ne Diyor? CITES’e göre, el konulan bir hayvanın “menşe ülkesi” belirsiz olsa dahi, öncelik “hayvanın refahını en iyi sağlayacak rehabilitasyon merkezine” transferidir.

● Coğrafi Gerçeklik: Batı Ova Gorili (Gorilla gorilla), Orta Afrika ve çevresine özgü bir türdür. Menşei Nijerya olmasa bile, menşei kesinlikle Türkiye değildir. Bir canlının genetiği, onun bürokratik statüsünü değil, ait olduğu ekosistemi belirler.

5.Sosyal Öğrenme Şartı: 

Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) yönergeleri, bu tür hassas canlılar için verilecek kararların masa başında alınan bürokratik kararlar değil; veteriner hekimler, primatologlar ve etologlardan oluşan ‘çok disiplinli uzman ekiplerce’ verilmesi gereken bilimsel kararlarolduğunu hükme bağlamıştır. Zeytin’in nerede yaşayacağı konusu bir evrak işi değil, bir yaşam hakkı meselesidir ve bilimin yetki alanındadır

IUCN yönergesi çok açıktır: Esaret altındaki bir primatın fiziksel ve psikolojik sağlığı, hayvanat bahçesi ortamından alınıp akredite bir koruma  merkezine taşınmasıyla artacaksa, bu transferin yapılması bilimsel bir gerekliliktir. Yönerge ayrıca, bebek maymunların sağlıklı beyin gelişimi için, insan bakıcıların ötesinde, kendi türdeşlerinden oluşan sosyal bir grupla büyütülmesini şart koşar. Türkiye, gorillerin doğal yaşam alanı değildir ve Zeytin’e bu sosyal öğrenme ortamını sunamaz.

Güncel refah modellerine göre; bir canlının refahı sadece karnının doymasıyla değil, ona “anlamlı bir hayat” (meaningful life) sunulmasıyla mümkündür. Goriller için hayatın anlamı, sosyal grubun dinamikleridir. Tek başına bir kafese konulan Zeytin, “tercih yapma hakkı” elinden alınmış, sadece nefes alıp veren ama biyolojik anlamda “yaşamayan” bir canlıya dönüştürülecektir.

Tüm bu bilimsel ve etik gerçeklikler sonucunda; yetkililerin vereceği karar basit bir kurum veya adres değişikliği değil, Zeytin için iki farklı kaderden birinin seçimi olacaktır:

● Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde Zeytin “sergilenecek”,

● Akredite bir rehabilitasyon merkezinde ise “yaşamayı öğrenecektir.”

Aradaki fark, bir canlının nesneleştirilmesi ile öznelliğinin korunması arasındaki uçurumdur.

SONUÇ VE ÇAĞRI: BU KARAR BÜROKRASİYE DEĞİL, UZMANLARA AİTTİR

Yakın zamanda Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde kaybettiğimiz Zürafa Şakir’in nekropsi raporları ve ölüm süreciyle ilgili şüpheler henüz giderilmemişken; aynı kuruma ya da aynı şüpheleri barındıran bir başka kuruma, travmatize bir gorilin teslim edilmesinin planlanması, yeni bir kronik vaka yaratmak demektir.

Biz veteriner hekimler, hastamızın prognozunu (hastalığın gidişatını) önceden görmekle yükümlüyüz. Zeytin Gaziantep’e ya da rehabilitasyon merkezi dışında herhangi bir hayvanat bahçesine giderse, prognozu bellidir: Yalnızlık, psikolojik-fiziksel yıkım ve erken ölüm.

Zeytin için en doğru rehabilitasyon merkezinin neresi olduğu konusu; bürokratik inatlaşmayla değil, PASA (Pan African Sanctuary Alliance) üyesi kurumların ve uluslararası primat uzmanlarının rehberliğiyle çözülmelidir. Buradaki asıl kriz; Türkiye’nin CITES gerekliliklerini yerine getirirken şeffaf bir süreç yürütmemesi, uluslararası uzman kuruluşlarla (JGI, PASA) diyaloğu kesmesi ve “doğru merkezi belirleme” sürecini tıkamasıdır.

Bizler, Jane Goodall Enstitüsü’nün “Zeytin’in yeri Afrika’daki akredite bir rehabilitasyon merkezidir.” çağrısını yineliyoruz.

Yetkilileri; Polonezköy’deki belirsizliği kalıcı bir trajediye dönüştürmemeye, bilim ve etik dışı yöntemlerle karar verme ısrarından vazgeçip uluslararası iş birliği ve danışmanlık kapılarını açmaya; Zeytin’i Afrika’da uzmanlarca (PASA & JGI) belirlenecek en uygunakredite rehabilitasyon merkezine nakil sürecini başlatmaya çağırıyoruz.

Zeytin’in yeri vitrinler değil, ait olduğu coğrafyadır.

Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Platformu

Kaynakça

Bradshaw, G. A., & Schore, A. N. (2007). How elephants are opening doors: developmental neuroethology, attachment and social context. Ethology.

Raymakers, C. (2006). CITES, the Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora: its role in the conservation of Acipenseriformes. Journal of Applied Ichthyology, 22.

Miller, R. E., Calle, P. P., & Lamberski, N. (Eds.). (2023). Fowler’s Zoo and Wild Animal Medicine Current Therapy, Volume 10. Elsevier Health Sciences.

Miller, R. E., Lamberski, N., & Calle, P. P. (Eds.). (2022). Fowler’s Zoo and Wild Animal Medicine Current Therapy, Volume 10-E-Book: Fowler’s Zoo and Wild Animal Medicine Current Therapy, Volume 10-E-Book. Elsevier Health Sciences.

Lowenstine, L. J., McManamon, R., & Terio, K. A. (2016). Comparative pathology of aging great apes: bonobos, chimpanzees, gorillas, and orangutans. Veterinary pathology.

Sanchez, L. Y. (2019). The great ape heart project (GAHP): echocardiographic cardiac evaluations of primates. Journal of the American Society of Echocardiography, 32(1), A28.

King, T. O. N. Y., Chamberlan, C. H. R. I. S. T. E. L. L. E., & Courage, A. M. O. S. (2005). Rehabilitation of orphan gorillas and bonobos in the Congo. International Zoo News, 52(4), 198-209.

Bir yanıt yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin