Avrupa’da hayvan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren Eurogroup for Animals, 11 Ekim 2026’da yayımladığı “Hayvanlar acı çekerken iklim de zarar görüyor” başlıklı yazısında, hayvanların korunması ile iklim krizi arasındaki bağlantıya dikkat çekti. Kuruluş, Brüksel’deki İklim Yürüyüşü’ne katılarak mevcut gıda sisteminin ve endüstriyel hayvancılığın yarattığı sorunların birlikte ele alınması çağrısında bulundu.
Eurogroup for Animals’a göre hayvancılık, Avrupa Birliği’ndeki tarımsal sera gazı emisyonlarının yüzde 65’inden fazlasını ve tarımsal amonyak emisyonlarının neredeyse tamamını oluşturuyor. Hayvancılık endüstrisi her aşaması ile yakıt kullanımına dayanıyor. Kuruluş, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasıyla birlikte gıdanın nasıl üretildiğinin de masaya yatırılması gerektiğini söylüyor.
Aydın’da süt için kullanılan inekler dört ay boyunca sıcaklık stresi riskiyle karşı karşıya
İklim krizinin çiftliklerde tahakküm altında yaşayan hayvanlara etkisi Türkiye’de de araştırılıyor. Semih Sevim ve Emre Alarslan’ın 2023’te yayımlanan “Süt Sığırı Yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresinin Önemi: Aydın İli Bozdoğan İlçesi Örneği” başlıklı çalışması, sıcaklığı bölgedeki hayvanlara üzerinde yarattığı stresi inceledi.
Sıcaklık ve nemin birlikte yükselmesi, hayvanların vücut sıcaklıklarını düzenlemelerini zorlaştırabiliyor. Isı stresi hayvanlarda hızlı soluma, fizyolojik zorlanma ve yem beslenmede azalma gibi sonuçlara yol açabiliyor.
Aydın’da veteriner hekimlerin yüzde 97,1’i çiftlik hayvanlarında sorun bildirdi
İsa Birli, Tahir Emek ve Yavuz Akbaş tarafından hazırlanan ve 2025’te yayımlanan çalışmada ise, 2020 yılında Aydın’da kamu kurumlarında çalışan 139 veteriner hekimin değerlendirmeleri incelendi.
Araştırmaya katılan veteriner hekimlerin yüzde 97,1’i çiftlikte yaşayan hayvanlarda refahla ilgili sorunlar bulunduğunu bildirdi. Katılımcıların yüzde 75,4’ü barınak koşullarını, yüzde 44,6’sı ise bakım ve besleme koşullarını önemli sorun alanları arasında gösterdi.
İki araştırma birlikte ele alındığında, hayvanların karşı karşıya olduğu sorunların farklı boyutları görülüyor: Bir yanda sıcaklık ve nemin yarattığı fizyolojik zorlanma, diğer yanda barınma, bakım ve besleme koşullarına ilişkin sorunlar. İklim krizi bu koşullardan bağımsız ilerlemiyor; hayvanların yaşadığı çevreyi ve bedenlerini doğrudan etkiliyor.
Her geçen gün endüstride çok daha fazla hayvan sömürülüyor. Gıda şirketlerinin kârlılığını artırmak için attığı her adım hayvanların sırtına bir yük olarak biniyor. Büyüyen endüstrinin küresel ısınmaya etkisi ise karbon emisyonu ve fosil yakıt tüketimini azaltma yönünde ele alınırken hayvanların içinde bulunduğu acı görmezden geliniyor. Fakat çalışmaların gösterdiği ve kuruluşun hatırlattığı bir gerçek var; küresel iklim krizi hayvanların acısı ile paralel olarak artıyor.





Bir yanıt yazın