
Fransa’da yapılan son araştırmalar, vegan ve vejetaryen hastalarla doktorlar arasındaki ilişkinin ciddi bir sınavdan geçtiğini ortaya koyuyor. Araştırmalar, bazı doktorların bitki bazlı diyetleri benimseyen hastalara karşı önyargılı olduğunu ve hayvan sömürüsü içeren gıdaları teşvik ettiğini gösteriyor.
Fransız araştırmacılar Romain Espinosa, Thibaut Arpinon ve ekibinin çalışmasına göre, vegan ya da vejetaryen hastaların yaklaşık dörtte biri doktorlarına diyet tercihlerinden bahsetmiyor. Her üç kişiden biri ise, bu nedenle doktorunu değiştirmeyi düşünüyor.
Çalışma, bu durumun terapötik ilişkiye zarar verebileceğini, hastaların semptomlarını gizlemesine, doktorlarına güven kaybına ve hatta alternatif tıbba yönelmelerine neden olabileceğini ortaya koyuyor.
Bitki bazlı diyetleri benimseyen hastalar, doktorların bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını ve genellikle yetersiz tavsiyelerde bulunduklarını bildiriyor. Özellikle vegan hastalar, doktorlarının beslenme üzerine eğitimsiz olduğunu düşünürken; doktorların da bu eksikliği kabul ettiği görülüyor.
Bonnet’in (2021) verilerine göre, doktorların sadece yarısı vejetaryen hastalara tavsiye vermekte kendini yeterli hissederken, bu oran vegan hastalar söz konusu olduğunda dörtte bire düşüyor.
Bu güvensizlik, özellikle diyet değişimini yakın zamanda yapmış hastalarda daha belirgin. İki yıldan kısa süredir vegan ya da vejetaryen olan kişiler, doktorlarına tavsiye için daha çok başvururken, aynı zamanda eleştirilme ya da yönlendirilme korkusuyla semptomlarını paylaşmaktan çekinebiliyor.
Uzmanlar, bu durumun temelinde tıp eğitiminin beslenme konusundaki yetersizliği olduğunu vurguluyor. Doktorlar, hem genel beslenme hem de bitki bazlı diyetler konusunda yeterince eğitim almadıklarını itiraf ediyor.
Bu eksiklik, hem hasta sağlığı açısından risk oluşturuyor hem de tıbbi danışmanlıkta önemli bir boşluk yaratıyor. Araştırmacılar, tıp müfredatına bitki bazlı beslenme konusunun dahil edilmesi gerektiğini vurgularken; hasta-doktor ilişkisinin güçlenmesi için beslenme konusundaki önyargıların aşılmasının şart olduğunu belirtiyor.
Türkiye’de nasıl?
Türkiye için benzer bir araştırma yapılmasa da vegan sağlık çalışanları benzer sorunlara dikkat çekiyor. Muzir.org’a konuşan Diyetisyen Kübranur Kayıkçı böyle söylüyor: “Sadece bazı derslerden vegan beslenmeye dair araştırma sonuçları gösteriyorlar ama buralarda vegan beslenmenin yetersiz olduğu söyleniyor, bu dikte ediliyor. En doğru diyetin Akdeniz Diyeti olduğu söyleniyor, vejetaryen beslenmeye dair bile çok az şey öğreniyoruz. Diyetisyenlik eğitiminde en büyük açık bu bence. Türkiye’nin ilk Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde okudum, tüm hocalarım çok kıymetli uzmanlar ama vegan beslenmeye dair detaylı bilgiye sahip değiller. “
Görsel betimleme: Görsel, bir hastane muayene odasında geçiyor. Ortada muayene yatağında oturan sarı saçlı bir kadın hasta var. Etrafında bir doktor ve üç sağlık çalışanı toplanmış. Herkes hastaya hayretle ve ilgiyle bakıyor.
Konuşma balonları şu şekilde:
Doktor: “Hastamız vegan arkadaşlar.”
Bir hemşire: “Ay hiç yakından vegan görmemiştim!”
Diğer hemşire: “Ooo…”
Başka biri: “Bakım. Aa… Resmen vegan!”
Hasta (gülümseyerek): “Heh heh… Napcan işte, vegan olduk biz de…”
Üst köşede ise şu yazıyor:
“Vegan olmanın zor tarafı.”
İlginizi çekebilir:
“Dünya vegan beslenmeye geçiyor”
Diyetisyen Kübranur Kayıkçı vegan beslenmeye dair sorularımızı yanıtladı: “Birden vegan olduğunda vücutta bir detoks etkisi oluşuyor. Bu sebeple ilk bir hafta kadar halsizlik normal” diyor.






Bir Cevap Yazın