
Alevilik, yüzyıllar boyunca hem inancın hem direnişin adı oldu. Bu yol; aşk ile yoğrulmuş, hakikat ile yürünmüş, insanı insanla ölçen bir yol. Pirlerin nefeslerinde, ozanların sazında, cemin çerağında hayat bulur. Ama aynı zamanda bu yol, acılarla, ayrımcılıkla ve yasla da örülü.
2 Temmuz 1993 günü, Sivas’ta Madımak Oteli’nin duvarlarında yalnızca bir bina değil, Alevi toplumunun hafızası da yakılmak istendi. O gün, düşüncenin, sanatın ve inancın yan yana durduğu yerde; kin, cehalet ve nefret kendine bir pay aradı.
Bu dosya, yalnızca bir katliamı anmak değil, aynı zamanda Alevi kültürünün ne denli derin, zengin ve barışçıl bir yaşam felsefesi taşıdığını hatırlatmak için hazırlandı. Çünkü Alevilik, “eline, beline, diline sahip ol” diyen; “yetmiş iki milleti bir nazarla gören” bir öğretiyi yaşatmaya devam ediyor.
2 Temmuz, karanlığa karşı bir çerağ yakmaktır. Bu dosya da o çerağdan bir kıvılcım taşıma niyetinde. Gizem Karagöz’ün illüstrasyonuyla.






Bir yanıt yazın