1 Haziran 2025, Pazar
CHP adaleti ararken, hayvanlara karşı nasıl bu kadar adaletsiz nasıl olabiliyor? Güliz Gündüz yazdı.

Fotoğraf: Efekan Akyüz, 21 Mayıs 2025, Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi
“Etimiz kesilince bizim de kanımız akmaz mı? Gıdıklanınca gülmez miyiz? Zehirlenirsek ölmez miyiz? Peki ya bize haksızlık ederseniz öcümüzü almaz mıyız?” Shakespeare
Her sabah “bugün yine Ankara’nın hangi semtinde toplama yapacaklar” diye içimde bir yangınla uyanıyorum. Sonra tek tek mesajlar düşüyor telefonuma; “Birlik Mahallesi’nde toplama var”, “Mamak’a üç araba geldiler”, “Kurtuluş Parkı’nda tek bir hayvan kalmayacak diye tehdit edildim”, “Çiğdem’e polislerle geldi”…
Liste her gün biraz daha uzuyor… Sanki okumayı bilmiyormuşum gibi beynim uyuşuyor, gözlerim kararıyor, kalbime bir ağrı saplanıyor, bir cendere ruhumu sıkıyor…
Belediye araçları bir köpeğin önünü kesip, çalışanlar dört koldan hayvanı sıkıştırınca hayvan nereye kaçacağını şaşırıyor, ne olduğunu anlayamıyor, sonra tüf tüf denilen o narkotik iğne… Sendeliyor, yere yıkılıyor, onu götürürlerken kalbimin bir parçası daha taşla eziliyor…
Geçen hafta İBB’ye üçüncü dalga operasyonu diye yayınladı haberler. Ekrem İmamoğlu bir post paylaştı: “Sorumlu, şafak baskınıyla milletin iradesine kelepçe taktırandır” diyordu. Haberler bunu verirken, telefonuma bir mesaj geldi. Bir video: Mamak Belediyesi yine bir köpeği sıkıştırmış, koca koca adamlar hayvanın üzerine çullanmıştı.
Birkaç gün sonra yine bir post paylaştı İmamoğlu: “Sırf benimle çalıştı diye insanlara zulmediyorsunuz!”
CHP eylemine “Öğrencilere de Hayvanlara da Özgürlük” yazan pankartımızı CHP’lilerin bizi darp ederek elimizden aldığı günden bir gün sonra…
Sonra “Özgürlük ve Adalet” eylemlerine devam etti CHP. Alana alınmayan Ekrem İmamoğlu afişleri için kavga etti. Bizim pankartımızı içeri sokmak için ettiğimiz kavga gibi.
Adalet nerde başlıyor diye düşündüm uzun süre. Çocuklarının katilleri ceza alsın diye adaleti arayan aileler, İmamoğlu ve çalışanları çıksın diye adaleti arayan partililer, sırf gerçek haberleri halka ulaştırmak için uğraşan gazeteciler… Hem okuyup hem çalışmak zorunda kalan öğrenciler… Adaletin terazisi nerede, kimde tartmaya başlıyor?
Öldürülen kaç hayvanı daha teraziye koyarsak görmeye başlayacaksınız? Mahallesinden alıp toplama kampına tıktığınız kaç hayvanın korkusu terazinizi doldurmaya yetecek?
Herkes kendine kadar bir adalet arayışı içinde. Peki, ya ötekiler? Ötekilerin de ötekisi olanlar?
Bir hayvanın kalbine yatıp sesini hiç dinlediniz mi bilmiyorum. Ben dinledim. Korkunca hızlı çarptığını, uyurken su gibi dalgalandığını bilirim.
Bir hayvanın kabus gördüğüne tanık oldunuz mu bilmiyorum. Ben oldum. Patilerini nasıl yukarı kaldırmaya çalıştığını, ağlamaya yakın tuhaf sesler çıkardığını bilirim.
Adaleti bu kadar ararken, isterken, bu kadar adaletsiz nasıl olabiliyorsunuz? İşte onu bilemem!
Ankara ve diğer illerdeki bütün hayvanların korkusu dünyanın terazisini yerle bir edecek. Biraz daha geç kalırsanız… teraziyi şimdi nereye kuracaksınız?





Bir Cevap Yazın