18.04.2025, Cuma
Gökçe Akgöl, gazetecilere yönelik iktidarın artan baskısını gazetecilik öğrencilerine sordu. Dilara anlatıyor.

Fotoğraf: Dilara, Saraçhane eylemlerinde elinde pankartıyla
İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’tan bugüne sadece işini yapmaya çalışan gazeteciler alanda darp edildi, biber gazı ve plastik mermiden zarar gördü, evleri basıldı. Gözaltı ve yargılamalar da cabası…
Gökçe Akgöl’ün gazetecilik bölümü öğrencilerine yaşananları sorduğu dosyada bugün Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Dilara anlatıyor.
Ankara’daki eylemlere katıldığı için ev hapsi alan Dilara, “Hukuksuzluklar silsilesi içinde yaşıyoruz. Eylemlere katılmamızın en temel gerekçesi, hukuksuzluğun karşısında durmaktı. Tüm üniversitelerde ses çıkarmamız gerektiğini düşündük ve eylemlere başladık” diyor.
Dilara, “Birikmiş bir öfke var. Geçinemiyoruz, barınamıyoruz. Ya da eylemlere katıldığımız için yurttan atılıyoruz. İstediğimiz şey demokratik bir ülke” diyor ve alanlarda olmaya devam edeceklerini söylüyor:
“Bu cezaları öğrenciler üstünde sopa olarak kullanıyorlar. Ancak hapisten çıkan arkadaşlarımız da, ev hapsinde olan arkadaşlarımız da biliyor ki bu direniş burada bitmeyecek. Biz bu cezalar bittikten sonra tekrar alanlarda olmaya devam edeceğiz. Ev hapsini ve cezaları normalleştirmememiz lazım. Bunlar kişinin özgürlüğünü kısıtlamak için yapılan hamleler.”
“Gazetecileri tehdit unsuru olarak görüyorlar”
Gazetecilerin özgürlüğünün kısıtlanmasının, şiddete maruz kalmalarının Türkiye koşullarında sürekli karşılaşılan bir durum olduğunu ifade eden Dilara, “Gazetecinin temel amacı halka doğru bilgiyi vermek, ne yaşandığını anlatmak. Bunun da önüne set çekmek istiyorlar çünkü bu insanlar eylemlerde yaşanan şiddeti ya da hukuksuzluğu belgeliyor. Onları da tehdit unsuru olarak görüyorlar” diye konuştu.
Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların kendisini korkutmadığını vurgulayan Dilara, “Mesleği seçtiğim zaman ilerde böyle şeyleri yaşayacağımı biliyordum. Bu zorluklara rağmen gazetecilik yapmak için bir motivasyonumuz var. Halka gerçekleri anlatmak bir gazetecinin görevi. Türkiye coğrafyasında çok fazla gazeteci doğru haber yapmanın bedelini seneler boyunca ödedi. Eğer bir mesleği benimsediysek, onun getirdiği sorumlulukları yerine getirmeliyiz” dedi.





Bir Cevap Yazın