Marmara Üniversitesi öğrencileri bir dönemde üçüncü kez taşınıyor. Kampüsler arası ring seferlerinin ‘Kamuda tasarruf’ denilerek kaldırılması öğrencileri sayısız aktarma yapmaya mahkum ediyor. Şehir merkezine uzak yeni yurtların ise öğrenciler için güvenli olup olmadığı belirsiz. Özlem Kahveci’nin haberi.

Röportajı dinlemek için:

Fotoğraf: Marmara Üniversitesi Web Sitesi

Bu hafta Marmara Üniversitesi öğrencilerinin sınav haftası. Ancak Göztepe Kampüsü’ndeki yurtlarında yaşayan öğrenciler, geçtiğimiz haftayı, sınavlarına çalışmak yerine sürüldükleri şehre uzak yurtlara taşınma telaşıyla geçirdi. Bu bazı öğrencilerin dönemin başından bu yana üçüncü taşınması.

2012 yılında Marmara Üniversitesi eski rektörü Zafer Gül tarafından “üniversiteyi şehre yayılmış dağınık yapısından kurtarma” gerekçesiyle yeni kampüsler inşa edileceğini açıklamıştı. 

Üniversite’nin Haydarpaşa Yerleşkesi, 15 Nisan 2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6639 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesi doğrultusunda Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne tahsis edilmişti.

2016 yılında ise Marmara Üniversitesi Rektörlüğü, Maliye Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve TOKİ ile anlaşma yapmış ve bu anlaşma sonucunda Nişantaşı, Bahçelievler ve Halkalı kampüsleri üniversite statüsünden çıkarılarak rezidans, konut ve ticaret alanları hâline getirilmişti.

Geçtiğimiz Ağustos ayında Göztepe Kampüs’ündeki İletişim Hukuk ve Fen Edebiyat Fakültesi dışındaki fakültelerin Maltepe’de yer alan Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’ne taşınacağı rektörlük tarafından açıklanmıştı. 

Yeni dönemde okulların açılmasına sadece dört gün kala Göztepe Kampüsü’ndeki Özmen Aktar Kız Öğrenci Yurdu’nun boşaltılması yönetimce istendi. Kapatılan bu kız yurdundaki öğrencilerin bir kısmını Göztepe’deki diğer iki kız yurduna diğer kısmı Marmara Üniversitesi’nin Dragos’ta bulunan Mehmet Genç Külliyesi’ndeki kız yurduna yerleştirildi.

Son olaraksa Handan Ertuğrul Kız Öğrenci Yurdu’nda kalanların da taşınacağı resmi bir açıklama yapılmaksızın öğrencilere bildirildi. Bu hesaba göre dönem başlamadan Özmen Aktar Kız Öğrenci Yurdu’na yerleşmiş bir öğrenci vize sınavları gelmeden üç kez taşınmış oluyor. 30 Ekim’de bu karara karşı çıkan öğrenciler yurtlarından ayrılmak istemediklerini kampüs içinde yürüyerek dile getirdi.

Marmara Üniversitesi öğrencisi Aleyna’ya göre Handan Ertuğrul Kız Öğrenci Yurdu’ndan taşınmak, sırf odalar daha az kişilik diye rektörlüğün iddia ettiği gibi konforlu değil:

“Yönetimin iddialarına göre bize konforlu bir alan sağlıyorlar ancak gerçek bu değil. Mehmet Genç Külliyesi’nde iki yurt var.  Birisi kız öğrenci yurdu diğeri erkek öğrenci yurdu. Kız öğrenci yurdunun kapasitesi tamamen dolu hiçbir şekilde öğrenci alacak yeri yok. Bu yüzden bizi erkek öğrenci yurduna taşıyorlar, orayı da ikiye bölerek yapıyorlar bunu. Bildiğimiz koridorlara duvar örerek cam örerek işte farklı girişler sağlayarak yeni bir ortam hazırlamaya çalışıyorlar tadilat işleri hâlâ sürüyor.”

Şehre uzak kampüslerin kadın öğrenciler için güvenliğini sağlamak zor

2018 yılında kurulan ve son beş yıldır da kampüste ifade özgürlüğü konusunu odağına alan Sivil Alan Araştırmaları Derneği Direktörü Berna Akkızal’a göre ise bir öğrencinin barınma konforunu yalnızca odanın koşullarıyla değerlendirmek oldukça yanıltıcı:

“Okula ve merkeze ulaşımı çok zor bir yerde belki daha güzel odalarda kalacaklar ama kendi içlerine hapsolacaklar. Şehirle kurdukları bağlantı zayıflayacak. Biz öğrenciler adına savunuculuk yürütürken herkese temel ihtiyaçların sadece barınma, yemek ya da sağlıkla ilgili masrafların giderilmesi olmadığını hatırlatmaya çalışıyoruz. Genç insanlar için sosyalleşmek, kültürel faaliyetlere katılmak da temel ihtiyaçtır. Kaldı ki şehre uzak yerlerdeki yurtların, kampüslerin güvenliğini sağlamak ayrı bir sorun. Anadolu’da şehir merkezine uzak birçok kampüsteki kadın öğrencilerden kampüs güvenliğinin sağlamadığına yönelik çağrılar alıyoruz.  

Fotoğraf: Sivil Alan Araştırmaları Derneği Direktörü Berna Akkızal

Harita üzerinde yakın olması ulaşım için elverişli anlamına gelmiyor

Fakültesi Maltepe’ye taşınan ve bundan böyle Cevizli’deki yurdundan Maltepe’ye gidip gelmek zorunda kalacak Aleyna, kâğıt üzerinde birbirine yakın gibi gözüken bu iki konumun sağlıklı bir ulaşım ağına sahip olmadığını vurguluyor. Ayrıca daha önceleri kampüsler arası hizmet veren ring sistemleri artık dolaşımda değil. Taşınma sürecini 11 Kasım’da tamamlayan Aleyna’ya neler hissettiği sorulduğunda verdiği cevap durumu özetler nitelikte:

“İyi hissettiğim söylenemez. Eşyalarımı kendi imkanlarımla üç günde ancak taşıyabildim ki zaten vize haftamız geldi. Hiçbir şekilde sınavlarıma çalışmadım. Ek olarak yepyeni bir ortam, oda arkadaşlarımın hepsi değişti. Yeni bir yurda alışma süresi oldukça zor. Derslerimin olduğu kampüse çok daha uzak bir yerde yaşıyorum. Üç tane toplu taşıma aracına binmek zorunda kalıyorum okula gidebilmek için.  Bazen gün içindeki yoğunluğa göre bu sayı dört de olabiliyor. Bu durumda aylık 200 basım olan abonman da yetersiz kalıyor şu an mesela 65 abonmanım kaldı fakat yenilenmesine daha 14 gün var. Bu da hayatımda ilk kez acaba abonmanım yetecek mi kaygısı oluşturdu bende.  Ve çok yüksek bir ihtimalle yetmeyecek, toplu taşımaya ekstra bir ödeme yapmak zorunda kalacağım. Şu anki oda arkadaşlarımdan öğrendiğime göre de geçen dönem Maltepe kampüsüne kalkan bir ring varmış kampüsten kampüse bu sene ‘kamuda tasarruf’ politikası diyerek bu ring sistemini de kaldırmış üniversite yönetimi.”

Bir kriz anında ilk akla gelen öğrenci yurtları oluyor

Berna Akkızal, öğrencilerin koşulları düşünülmeden yürütülen politikaların ilk sonuçlarının bu olmadığını hatırlatıyor: 

“Biz bunu pandemi ve depremde de yaşadık. Devletin birçok başka olanağı olmasına rağmen ilk akla gelen öğrenci yurtları oldu. Bir anda online eğitime geçmenin ya da öğrencileri uzak yerlere sürmenin öğrencilerin bir araya gelmesini engellemek gibi bir fonksiyonu da var. Çünkü bir araya gelen öğrenciler haksızlıklara karşı örgütleniyor ve seslerini çıkartıyorlar. Yönetimler öğrencileri kolaylıkla dağıtılabilir bir kitle olarak görüyor.  Aslında gerçek öyle değil. Öğrenciler organize oldukları zaman mutlaka ve mutlaka haklarını geri alıyor, seslerini duyuruyorlar.”

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin