İstanbul, 14 Ekim’de son yılların en şiddetli yağışlarından birini yaşadı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre Beykoz’da metrekareye 277,1 kilogram yağış düştü. Sarıyer’de 211,8, Eyüpsultan’da ise 203,9 kilogram yağış kaydedildi. Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerinde metrekareye düşen yağış miktarı 130 ila 277 kilogram arasında değişti.
AKOM, Beykoz’da ölçülen yağışın 1942’den bu yana istasyonlarda kaydedilen en yüksek değer olduğunu bildirdi. Yoğun yağış, dere taşkınlarına, su baskınlarına ve ulaşımda aksamalara neden oldu.
İstanbul’da rekor yağışa ne neden oldu?
Meteoroloji uzmanlarının değerlendirmelerine göre yağışın oluşumunda birden fazla etken rol oynadı. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi, iklim bilimci ve meteoroloji mühendisi Mikdat Kadıoğlu, Karadeniz’in yaklaşık 19,5–20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar’dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesinin şiddetli yağışta etkili olduğunu belirtti.
Küresel ısınma aşırı yağışlara nasıl sebep oluyor?
İklim değişikliği, aşırı hava olaylarının risklerini ve şiddetini etkileyebiliyor. Atmosferin ısınması, havanın daha fazla su buharı tutabilmesini sağlıyor. Uygun meteorolojik koşullar oluştuğunda bu durum, kısa sürede daha yoğun yağışların gerçekleşmesine katkıda bulunabiliyor.
Bununla birlikte küresel ısınmanın etkisi her bölgede ve her hava olayında aynı değil. Yağışın miktarı ve dağılımı; atmosferik dolaşım, deniz yüzeyi sıcaklıkları, yerel coğrafya ve mevsimsel koşullar gibi etkenlere de bağlı.
Yeni yağış uyarısı: 17 Ekim’de sel riski sürüyor
14 Ekim’deki yağışın ardından İstanbul için yeni uyarılar yapıldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 15 Ekim tarihli açıklamasına göre yağışların 16 Ekim sabahından itibaren yeniden etkili olması, gece saatlerinden itibaren şiddetlenerek 17 Ekim Cumartesi günü İstanbul genelinde kuvvetli şekilde devam etmesi bekleniyor.
AKOM da cumartesi günü için kuvvetli sağanak beklendiğini bildirdi. Önceki yağışlarla birlikte toprağın suya doymuş olması, bazı bölgelerde yeni yağışların oluşturabileceği taşkın riskini artırıyor.
Bilimsel çalışmalar ve raporlar İstanbul’un geleceği hakkında ne söylüyor?
İstanbul’da aşırı yağışların gelecekte nasıl değişebileceğine ilişkin İBB ile İTÜ’nün ortak projesinde, 2005–2070 dönemini kapsayan ve 1 kilometre çözünürlükte hazırlanan iklim simülasyonları kullanıldı. Projenin sonuçları, özellikle İstanbul’un kuzeyinde kısa süreli ve yoğun yağışların artabileceğine, yağışların daha geniş alanları etkileyerek ani sel ve su baskını riskini yükseltebileceğine işaret ediyor.
İTÜ araştırmacıları Barış Önol, Mehmet Barış Kelebek ve Sinan Şahinoğlu’nun 2026 Avrupa Yerbilimleri Birliği (EGU) toplantısında sunduğu çalışma, gelecekteki aşırı yağışları yüksek çözünürlüklü iklim modelleriyle inceledi. Senaryoda, referans dönemde 210 milimetre olan en yüksek 24 saatlik yağış miktarının 2041–2050 döneminde 290 milimetreye, 2061–2070 döneminde ise 435 milimetreye ulaşabileceği hesaplandı. Bu sonuçlar belirli bir iklim senaryosuna dayalı model projeksiyonları olarak ifade edildi.
İTÜ’de yayımlanan Escalating Future Climate Extremes Across the Black Sea Basin Driven by Kilometer-Scale Scenario Simulations başlıklı 2026 tarihli araştırma da Karadeniz Havzası’nda gelecekte aşırı yağışların şiddetlenebileceğini ortaya koyuyor. Çalışmada, İstanbul metropol alanı gelecekte günlük en yüksek yağış miktarının iki katından fazla artabileceği bir risk bölgesi olarak değerlendiriliyor.
İstanbul’un yağış örüntülerini inceleyen 2024 tarihli Exploring Spatio-Temporal Precipitation Variations in Istanbul: Trends and Patterns from Five Stations across Two Continents başlıklı akademik çalışma, kentin Avrupa ve Anadolu yakalarındaki beş meteoroloji istasyonunun verilerini değerlendiriyor. Araştırma, yağışların zaman ve mekân içindeki değişimini anlamak için uzun dönemli gözlemlerin önemini gösteriyor.





Bir yanıt yazın