İsveç PEN’i (Svenska PEN), 2026 Tucholsky Ödülü’nün Pınar Selek’e verileceğini açıkladı. Türkiye’de kadınların ve azınlıkların hakları için gösterdiği derin bağlılığı ve akademik ilkeleri tutarlı biçimde savunması nedeniyle Tucholsky ödülü bu yıl Pınar Selek’e veriliyor. Pınar, 15 Kasım’da, Tutuklu Yazarlar Günü’nde Stockholm’de düzenlenecek törende ödülünü alacak.
1985’ten bu yana verilen Tucholsky Ödülü, ifade özgürlüğü için çalışan ve bu nedenle şiddete maruz bırakılan, tehdit altında veya sürgünde yaşamak zorunda kalan yazar ve gazetecilere veriliyor. Ödül, adını Nazizmin en sert eleştirmenlerinden Alman gazeteci ve yazar Kurt Tucholsky’den alıyor. Antimilitarist ve savaş karşıtı tutumuyla bilinen Tucholsky, Nazi rejimine yönelik eleştirileri nedeniyle Almanya’dan ayrılmak zorunda kalmış ve yaşamının son dönemini İsveç’te sürgünde geçirmişti.
Pınar Selek’in mücadelesine uluslararası destek
Pınar Selek’i hedef alan Mısır Çarşısı kumpası davası 1998 yılında başladı. Sosyolojik araştırmaları kapsamında yaptığı çalışmalar nedeniyle gözaltına alınan ve işkence gören Pınar, iki yılı aşkın süre cezaevinde kaldı.
Hakkındaki dava, bilirkişi ve bomba uzmanlarınca gaz kaçağı olduğu tespit edilmesine ve tam dört kez beraat kararı çıkmasına rağmen yargıtay tarafından her seferinde yeniden açıldı; ve 28 yıldır işkence halinde sürüyor. Pınar, 2011 yılından bu yana Fransa’da yaşıyor.
Pınar’ın bitmeyen yargılanma süreci, akademik özgürlükler alanında uluslararası dayanışmanın da gündemi haline geldi. Tucholsky Ödülü de bu bağlamda, Pınar‘ın kadınların ve azınlıkların hakları için yürüttüğü çalışmaların yanı sıra düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik direnişini de görünür kılıyor.
“Biz ateşböcekleriyiz”
Ödülün açıklanmasının ardından bir mesaj yayımlayan Pınar Selek, Tucholsky Ödülü’nü “faşizm deneyiminden, savaşa karşı tavizsiz direnişten ve düşüncenin özgürlüğünden doğan bir ışık” olarak tanımladı.
Bu ışığın, eleştirel düşüncenin baskı altında olduğu ve “tahammül edilemez olanın normalleştirildiği” bir dönemde kendisine ulaştığını belirten Pınar, Kurt Tucholsky ile farklı dönemlerde direnen binlerce kişiyi “ateşböcekleri” metaforunda buluşturdu:
“Kurt Tucholsky, binlercesi ve ben: Biz ateşböcekleriyiz. Teslim olmayan ateşböcekleri. Sınır tanımayan ateşböcekleri. Ateşböceği uçurtmaları”
“Işığımız, bizi tutan ellerin gücüyle ve yaratıcılığımızın gücüyle yayılıyor. Böylelikle, barbarlığın ulaşamayacağı bir alan inşa ediyoruz.”
—
Ayrıca Pınar Selek Fransa’da profesörlük unvanı almış; araştırması Lever la tête (Başkaldırmak) adıyla Universite Paris Cite Yayınları tarafından Şubat 2026’da kitap olarak basılmıştı.





Bir Cevap Yazın