22 Aralık 2024’te Nijerya’dan Tayland’a kaçak olarak götürülmek istenirken İstanbul Havalimanı’ndaki kargo biriminde bulunan yavru gorile “Zeytin” adı verildi. Uluslararası sözleşmelere ve primat refahı standartlarına göre, yasa dışı ticaretten kurtarılan bir kuyruksuz maymunun kısa süreli bakım ve karantina sürecinin ardından türüne uygun, akredite bir rehabilitasyon merkezine gönderilmesi gerekiyordu.
Ancak Zeytin, Aralık 2024’ten bu yana Türkiye’de tutuluyor. Hayvan hakları savunucuları, veteriner hekimler, primat uzmanları ve uluslararası kuruluşlar aylardır aynı soruyu soruyor: Zeytin neden hâlâ Türkiye’de?
8-11 Ağustos 2025: Kampanya nasıl başladı?
Muzir.org ve Animal Politics ortaklığıyla 8 Ağustos 2025’te yayımladığımız ilk haberde, Zeytin’in yedi aydan uzun süredir Polonezköy Hayvanat Bahçesi’nde karantinada tutulduğunu duyurduk. O dönemde bilindiği kadarıyla “Gorilla gorilla” türünden olan Zeytin’in CITES Ek I listesinde yer aldığını, bu listedeki türlerin ticaretinin kesin olarak yasaklandığını hatırlattık.
Haberde, Zeytin’in gelişim aşamasındayken türdeşinin olmadığı ve yalnızca iki bakıcıyla temas ettiği bir ortamda ciddi psikolojik ve bilişsel riskler taşıyacağı ve insana bağımlı gelişeceği vurgulandı. Uluslararası primat koruma ağı PASA’nın, Zeytin’in Nijerya’daki Drill Ranch rehabilitasyon merkezine gönderilmesini önerdiği; hatta transfer için Mart 2025’in hedeflendiği ancak aradan beş ay geçtiğini aktardık.
11 Ağustos’ta yayımladığımız ikinci haberde çağrıyı büyüttük. Hayvan hakları savunucuları, yurttaşlardan ve basın mensuplarından #YavruGorilZeytinİçinHareketeGeç etiketiyle kampanyayı yaygınlaştırmalarını istedi. Ankara ve İstanbul CITES ofisleri, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün telefon numaraları paylaşıldı; DKMP’ye gönderilmek üzere hazır e-posta taslağı yayımlandı.
Talepler açıktı: Zeytin’in sağlık durumu açıklansın, uluslararası yazışmalar hızlandırılsın, bürokratik gecikme son bulsun ve yavru goril derhal türdeşleriyle bir araya gelebileceği rehabilitasyon merkezine gönderilsin.
13 Ağustos 2025: Milli Parklar “iade işlemleri başlatıldı” dedi
Kampanya kısa sürede kamuoyunda karşılık buldu. 13 Ağustos 2025’te Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Instagram hesabından Zeytin’in en kısa sürede rehabilitasyon merkezine gönderileceğini açıkladı.
Müdürlük paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “CITES Sekretaryası ve ilgili kurumlarla yürüttüğümüz titiz sürecin ardından, Zeytin’in yalnızca rehabilitasyon merkezinde bakılması şartıyla Nijerya’ya iade işlemlerini başlattık.”
Hayvan hakları savunucuları açıklamayı memnuniyetle karşıladı ancak sürecin şeffaf ve güvenli biçimde yürütülmesi için sorularını sürdürdü: Zeytin hangi rehabilitasyon merkezine gönderilecekti? Transfer ne zaman yapılacaktı? Yolculukta ona kimler eşlik edecekti? Transferin her aşamasında hayvanın güvenliği gözetilecek miydi?
Bu sorulara net yanıt verilmedi.
10 Eylül 2025: “Bakıcıya bağlandı” söylemi neden tehlikeli?
10 Eylül 2025’te yayımladığımız röportajda, Roots & Shoots Türkiye’nin kurucularından Aslıhan Niksarlı ile Zeytin’in durumunu konuştuk.
Niksarlı, Zeytin’in bakım vereniyle bağ kurmasının doğal olduğunu ancak bu bağın romantize edilmemesi gerektiğini söyledi. Yavru gorilin uzun vadeli iyiliği için artık türdeşleriyle birlikte, primatlara özel bir rehabilitasyon merkezine geçmesinin şart olduğunu vurguladı.
Röportajda ayrıca Zeytin’in kamuoyuna gösterilen görüntülerinde insanlarla yakın temas hâlinde olmasının yarattığı riskler ele alındı. Primatlarla temas eden kişilerin maske, eldiven ve hijyen protokollerine uyması gerektiği; insanlardan gorillere, gorillerden insanlara hastalık bulaşma riskinin ciddiye alınması gerektiği hatırlatıldı.
Niksarlı, “bakıcısından ayrılmak istemiyor” söyleminin insan merkezli bir bakışla kurulduğunu belirterek, Zeytin’in sosyal gelişimi için türdeşleriyle birlikte olmasının zorunlu olduğunu anlattı.
9 Ekim 2025: Eylül geçti, Zeytin gönderilmedi
9 Ekim 2025’te yayımladığımız haberde, Milli Parklar’ın “Eylül’de gönderilecek” açıklamasına rağmen Zeytin’in hâlâ rehabilitasyon merkezine nakledilmediğini yazdık.
Hayvan hakları savunucuları, Zeytin’in sağlık durumu ve barınma koşullarının kamuoyuyla paylaşılmasını, rehabilitasyon sürecinin şeffaf yürütülmesini ve kaçakçılık girişimine ilişkin soruşturmanın açıklanmasını istedi. Yurttaşlara CİMER üzerinden başvuru yapma, basın mensuplarına ise konuyu gündemde tutma çağrısı yapıldı.
19 Ekim’de yayımladığımız haberde ise DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin’in 21 Ağustos’ta yaptığı açıklama hatırlatıldı. Çokçetin, Zeytin’in Eylül 2025’te gorillerin bulunduğu uluslararası bir rehabilitasyon merkezine gönderileceğini duyurmuştu. Ancak Ekim ortasına gelinmesine rağmen transferin gerçekleştiğine dair herhangi bir resmî açıklama yapılmamıştı.
Zeytin’in hâlâ İstanbul’daki Polonezköy Hayvanat Bahçesi’nde tutulduğu iddia ediliyordu. Kurumlar sessizdi.
24 Ekim 2025: “Türkiye’de kalacak”
24 Ekim 2025’te süreç beklenmedik biçimde değişti. Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Zeytin’in Türkiye’de bir hayvanat bahçesinde tutulacağını açıkladı. Karara gerekçe olarak DNA testi sonucunda Zeytin’in menşe ülkesinin Nijerya olmadığının belirlenmesi gösterildi.
Hayvan hakları savunucuları bu karara aynı gün yayımladıkları açıklamayla itiraz etti.
Açıklamada, kararın CITES’in yönlendirmelerine aykırı olduğu, Türkiye’nin gorillerin doğal yaşam alanı olmadığı ve Zeytin’in doğasına en yakın koşullarda rehabilite edilmesi gerektiği vurgulandı. DKMP’nin COP kararlarına yaptığı atfın çarpıtıldığı; Türkiye’de goriller için akredite bir bakım ya da rehabilitasyon merkezi bulunmadığı hatırlatıldı.
Savunucular, Zeytin’in yalnız tutulmasının etik bir ihlal olduğunu belirtti. “Hayvan refahı” söyleminin somut bir taahhüt içermediğini, gerçek refahın türdeşlerle sosyal bağ kurma, doğal davranışları sergileyebilme ve teşhirden uzak yaşama hakkını kapsadığını ifade etti.
Çağrı açıktı: DKMP bu kararı yeniden değerlendirmeli, PASA ve Jane Goodall Institute gibi uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmalı ve Zeytin’i türdeşlerinin bulunduğu bir rehabilitasyon merkezine göndermeliydi.
21 Aralık 2025: Birinci yılda üç ayrı çağrı
21 Aralık 2025’te, Zeytin’in Türkiye’ye gelişinin birinci yılında Muzır’da üç ayrı haber yayımladık.
İlk yazıda, bir yıllık süreç madde madde özetlendi. 8 Ağustos’ta başlatılan kampanyanın ardından 13 Ağustos’ta Milli Parklar’ın Nijerya’ya iade işlemlerini başlattığını duyurduğu, ancak ardından yeniden sessizliğe dönüldüğü hatırlatıldı. 24 Ekim’deki karar değişikliği ise “geçici el koymanın kalıcı esarete dönüştürülmesi” olarak değerlendirildi.
Yazıda, DNA sonucunun “Nijeryalı değil” şeklinde dar bir siyasi/ulusal okumayla sunulduğu; oysa testin Zeytin’in alt türünün batı ova gorili olduğunu gösterdiği ve buna göre dağılım ülkeleriyle yeni bir repatriation sürecinin başlatılması gerektiği belirtildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’na resmi bir “Repatriation Task Force” kurma, Milli Parklar’a Zeytin’in refah ve sağlık koşullarını iyileştirme, CITES ofislerine batı ova gorili dağılım ülkeleriyle resmi yazışma, PASA ve JGI gibi danışman kurumlara da uygun merkez eşleştirmesi ve teknik destek çağrısı yapıldı.
Aynı gün Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Platformu da yazılı açıklama yayımladı. Platform, Zeytin’in bir yıldır Polonezköy Hayvanat Bahçesi’nde türüne uygun olmayan koşullarda tutulduğunu belirterek, bu sürecin yavru gorilin nörolojik, psikolojik ve fiziksel gelişiminde geri dönüşsüz hasarlara yol açabileceğini vurguladı.
Veteriner hekimler, Zeytin’in Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne ya da sergileme odaklı herhangi bir kuruma gönderilmesinin bilimsel, etik ve tıbbi açıdan kabul edilemez olduğunu açıkladı. Erken yaşta sosyal izolasyonun primatlarda kalıcı davranış bozuklukları, bağışıklık baskılanması ve ölümcül kalp hastalıklarıyla ilişkili olduğuna dikkat çekildi.
21 Aralık’taki üçüncü haberimizde ise Aspinall Vakfı, Gorilla Vakfı, The Gorilla Organization, Jane Goodall Enstitüsü, PASA ve Roots & Shoots Türkiye’nin de aralarında bulunduğu uluslararası kuruluşların ortak açıklamasını yayımladık.
Kuruluşlar, Zeytin’in durumunun yalnızca yasa dışı yaban hayatı ticaretiyle mücadele kapsamında bir koruma meselesi değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirtti. Zeytin’in batı gorili yayılış alanında bulunan bir Afrika ülkesine nakledilmesini hedefleyen sürece destek vermeye hazır olduklarını duyurdu.
Açıklamada, transfer, veteriner gözetimi ve sorumlu medya iletişimi dahil her aşamada kamu kurumlarıyla iş birliği yapılabileceği belirtildi.
16 Mart 2026: Bili’nin hikâyesi Zeytin için uygulanmayan yolu gösterdi
16 Mart 2026’da yayımladığımız haberde, The New York Times Magazine’de yer alan “Bili’s Journey” başlıklı foto-haber üzerinden Zeytin’in durumunu yeniden gündeme taşıdık.
Gazeteci Jeffrey Gettleman’ın yazdığı, Kongolu foto muhabiri Arlette Bashizi’nin fotoğrafladığı haberde, kaçakçılardan kurtarılan Bili adlı yavru gorilin Nijerya’daki Pandrillus/Drill Ranch rehabilitasyon merkezinde tutulduğu ve iki şempanze ile birlikte sosyal bir grup oluşturduğu anlatılıyordu. Bili’nin rehabilitasyon sürecinin ardından Kongo Cumhuriyeti ya da Gabon’daki bir goril rehabilitasyon merkezine gönderilmesi planlanıyordu.
Bu örnek, Zeytin için daha önce önerilen yolun nasıl işlemesi gerektiğini gösteriyordu. PASA ve Jane Goodall Institute’un önerisi, Zeytin’in de Nijerya’daki Pandrillus/Drill Ranch merkezine gönderilmesi, burada rehabilitasyon sürecine dahil edilmesi ve daha sonra uygun bir goril sığınağına transfer edilmesiydi.
Ancak Türkiye’de süreç bu yönde ilerlemedi. Zeytin’in gönderilmeyeceği açıklandı; yavru gorilin Türkiye’de, bir hayvanat bahçesinde tutulması planlandı.
15 Mayıs 2026: “Zeytin nerede?”
15 Mayıs 2026’da yayımladığımız son haberde, Zeytin’in nerede olduğu, hangi koşullarda tutulduğu, sağlık durumunun ne olduğu ve uzun vadeli planın neye dayandığı sorularını yeniden sorduk.
Zeytin’in yaklaşık bir buçuk yıldır Polonezköy Hayvanat Bahçesi bünyesindeki hayvanat bahçesinde tutulduğu biliniyor. Ancak burada primatolog ya da kuyruksuz maymun refahı konusunda uzman bulunmadığı belirtiliyor. Aynı tesiste bazı maymunların boyunlarından tasma ile tutulduğuna dair görüntü ve gözlemler, Zeytin’in burada kalmasına ilişkin endişeleri daha da artırıyor.
Haberde, Ekim 2025’te 17 hayvan hakları örgütü ve 77 hayvan hakları savunucusunun CITES Sekretaryası’na başvurduğu, ancak bu başvuruya yanıt alınamadığı aktarıldı. Jane Goodall Enstitüsü’nün de Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı’nı Zeytin hakkında verilen kararı yeniden değerlendirmeye çağırdığı belirtildi.
Gaziantep Hayvanat Bahçesi yönetiminin süreçteki çelişkili tutumu da haberde yer aldı. Kasım 2025’te yapılan ziyarette yönetim, Zeytin’i Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne istediklerini ve gönderilmesi için girişimde bulunduklarını belirtmişti. Şubat 2026’da uzman heyet ziyaretinde ise bu kez Zeytin’i almak istemediklerini, yavru gorilin kendi habitatına gönderilmesi gerektiğini ifade ettiler.
CİMER başvurularına verilen yanıtlar da kamuoyunun temel sorularını karşılamadı. Zeytin’in nerede olduğu, sağlık durumunun ne olduğu, bakımından kimlerin sorumlu olduğu, primatolog desteği alınıp alınmadığı ya da başka gorillerle sosyal temas kurabileceği bir plan bulunup bulunmadığı açıklanmadı.
1 Temmuz 2026: Zeytin için hâlâ yanıt bekleyen sorular
Bugün, Zeytin’in Türkiye’de tutulmasının 557. gününde kamuoyunun beklediği sorular hâlâ aynı:
Zeytin şu anda nerede tutuluyor?
Sağlık durumu nasıl?
Bakım sürecinde primatolog yer alıyor mu?
Afrika’daki akredite rehabilitasyon merkezleriyle temas kuruldu mu?
CITES Sekretaryası’na dosya açıldı mı?
Batı ova gorili dağılım ülkeleriyle resmi yazışma yapıldı mı?
PASA’dan merkez eşleştirme istendi mi?
Kabul mektubu var mı?
Türkiye’de kalmasına karar verildiyse, bu karar hangi bilimsel raporlara dayandırıldı?
Başka gorillerle sosyal temas kurabileceği bir plan var mı?
Zeytin’in hikâyesi Türkiye’nin yasa dışı yaban hayatı ticaretinden kurtarılan bir canlıya nasıl yaklaştığını, uluslararası sözleşmeler karşısındaki sorumluluğunu ve hayvan etiği konusundaki yaklaşımını gösteriyor.
Zeytin’in yeri bir hayvanat bahçesi değil, Afrika’daki ormanlardır ve doğasına giden yol yüksek primatlara özel ihtimam gösterebilecek uzmanların olduğu bir koruma merkezinden geçiyor.
562 gündür yanıt bekleyen soru hâlâ aynı:
Zeytin nerede, kimlerin sorumluluğunda tutuluyor ve neden hâlâ kamuoyuna açıklama yapılmıyor?





Bir Cevap Yazın