Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile İnsan Hakları Derneği’nin ortak hazırladığı 26 Haziran 2025 itibarıyla “Türkiye’de Değişik Boyutlarıyla İşkence Gerçeği” başlıklı rapor, hapishanelere girişten itibaren çeşitli nedenlerle çıplak arama, kelepçeli muayene, ayakta tekmil vererek sayım gibi uygulanan işkencelerin yakın tarihte görülmedik boyutlara ulaştığına dikkat çekiyor.
İnsanlık onuruna aykırı bu uygulamaların sistematikleştiğini ortaya koyan bir başka İnsan Hakları Derneği raporu da ayakta sayıma eşlik eden çıplak arama ve şiddet vakalarını tek tek açıklıyor. İhlallerde ayakta sayımı reddettikleri gerekçesiyle şiddet gören mahpuslar bu şiddetin ardından sevk öncesi muayenenin de hücrede yüzeysel şekilde yapıldığına dikkat çekiyor.
Ayakta sayım dayatması ve ardından yaşanan şiddetin son örneği:
9 Ocak günü İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önünde Halep’teki sivillere yönelik saldırıları protesto etmek isteyen gençlerden dördü 2911 sayılı kanuna muhalefet ve polise mukavemetten tutuklandı. Silivri’de bulunan Marmara 1 Nolu Ceza İnfaz Kurumunda adli koğuşlara dağıtılan gençler, aynı dosyadan tutuklanmalarına rağmen birlikte kalmalarına izin verilmedi.
Tutuklu gençlerden Emir Sağlam, gardiyanlar tarafından her sabah askeri düzende yapılan ayakta sayıma direndiği için sistematik şiddete maruz kaldığını anlattı. Ezilenlerin Hukuku Bürosu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı raporda Emir Sağlam, yaşadıklarını şu şekilde aktardı:
“Ortak alandaki tüm masa ve sandalyeler toplanıp, boş bir alan yaratılmakta; tutuklular bu boş alanda kare oluşturacak biçimde dizilmekte; sayım için gardiyanlar içeriye girdiklerinde içlerinden birinin verdiği ‘hazır komutu’ üzerine hizalanıp, bir baştan bir diğerine kadar sırayla rakamlarını ifade ederek sayım vermektedir. Herkes esas duruşa geçiyor, ben bu sayımı kabul etmediğim için ve etraftaki tüm sandalyeler sayım nedeniyle toplanmış olduğu için yere bağdaş kurarak oturuyorum. Gardiyanlar sayımı başlatıyor, bu esnada kamera ile çekim de yapıyorlar. Bana geldiklerinde kamera kapatılıyor. Etrafımı çeviriyor ve diğer tutuklular tarafından görünmeyeceğim bir hale getiriyorlar. Kollarımdan çekerek kaldırmaya çalışıyorlar; bu esnada ayaklarıma ve karnıma darbe alıyorum. Kollarımı çok fazla sıktıkları için kızarıklık ve morarmalar oluyor. Sabah ve akşam her iki sayımda da bu durumu yaşıyorum.”
“Gardiyanlar beni bayıltmaya çalıştı”
Emir Sağlam’ın 23 Ocak’ta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği şikayet dilekçesinde sayım esnasında yaşadığı şiddet ile ilgili beyanı ise şu yönde:
“Sabah sayımında kalabalık bir gardiyan grubu etrafımı kapattı. Kamera yine kapatılmıştı. Kollarımdan çekerek kaldırmaya çalıştılar. Kollarımı çok fazla sıktılar, çok zorladılar. Zorla ayağa kaldırdıkları bir pozisyonda bir gardiyan iki elinin işaret ve orta parmaklarını birleştirerek boynumun sağ ve sol taraflarına bastırmak suretiyle beni bayıltmaya çalıştı. Bir süre böyle zorladılar. Nefes alamaz ve kollarımı hissedemez hale geldim.”
Emir Sağlam yaşadığı işkence sonrası sol kolunun yerinden çıktığını, koğuştaki diğer tutukluların yardımı ile müdahale edildiğini, revire çıkmak için butona bastığında ise gelen görevlinin “Seni bu halde revire götürmeyiz” dediğini aktardı.
Avukatların görüşme esnasında yaptığı gözlemlere göre Emir Sağlam’ın vücudunda;
- Boynun sol tarafında yeni olduğu gözlemlenebilen iki çizgi halinde tırnak izi ve yoğun kızarıklık
- Boynun sağ tarafında yoğun kızarıklık
- Sağ kolun omuza yakın ve alt kısmında kızarıklık ve çürüme görüntüsündeki koyu morluklar
tespit edildi.
Ezilenlerin Hukuku Bürosu’nun yaşananlara dair yaptığı açıklamada, “Ayakta sayım dayatması hukuka aykırı olduğu gibi; dayatmanın darpla birleşmesi, sistematikliği, tedavi hakkının engellenmesi işkenceye dönmüştür. Durumla ilgili olarak Baro, hukuk ve insan hakları örgütlerine bilgilendirme yapılmış olup, konu takibimizdedir” ifadelerine yer verildi.
“Askeri düzende sayım insanlık onuruna aykırı”
Yapılan açıklamada iç hukuk ve insan hakları hukuku ve uluslararası mevzuatın temel ilkelerine atıfta bulunuldu. Açıklamada;
“”Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik 34/9’da; “Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna saygı esastır.” ifadeleri yer almakta. Öte yandan, Herhangi Bir Biçimde Tutulan Veya Hapsedilen Kişilerin Korunması İçin Prensipler Bütünü bildirisine göre; “Hiçbir durum, işkenceyi veya diğer zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezayı haklı göstermek için ileri sürülemez.” Halihazırdaki, kişilerin askeri bir düzene sokularak yapılan sayım işlemi bu çerçeveden bakıldığında insanlık onurunu kırıcı bir durum olarak gözlenmektedir. Bu durumun güvenlik gerekçesiyle dahi olsa uygulanması bu maddeler ışığında düşünülemez” denmektedir.””






Bir Cevap Yazın