Darıca Hayvanat Bahçesi’nin kapanmasının ardından altı şempanzenin (Botond, Garip, Gina, Gölge, Kınalı, Jane) nereye gönderileceğine ilişkin tüm yetki, hukuken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (DKMP) elinde bulunuyor.
Ancak DKMP süreci şeffaf yönetmiyor, kurum hem Darıca’nın hızlı ve baskılayıcı transfer yaklaşımına müdahale etmiyor hem de alternatifleri bilimsel ve etik kriterlere göre değerlendirmiyor. Bu nedenle Türkiye’deki sınırlı kapasiteye rağmen kararların hızla şekillendirilmesi, şempanzelerin geleceğini belirsiz ve riskli bir noktaya sürüklüyor.
Bu yaklaşımın üzücü bir sonucu Darıca Hayvanat Bahçesi’nin kapanmasının ardından İzmir’e gönderilen jaguar Juliet’in yalnızca iki hafta içinde hayatını kaybetmesi. Bu ölüm, acele kararların geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha ortaya koydu.
Darıca Hayvanat Bahçesi’ndeki şempanzeler, hukuken yediemin statüsü kapsamında tutuluyor. Ayrıca bu kurumdaki veterinerler şempanzeler için uluslararası kurumlarla görüşmeler yaptı. Ancak nihai transfer kararını kurum ya da kurumdaki veterinerler değil, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) verecek. Ancak sahadaki tablo, karar sürecinin şeffaf yürütülmediğini ve bilimsel bir perspektiften uzaklaştığını gösteriyor.
Darıca Hayvanat Bahçesi’ni kapanma sürecini olması gerekenden hızlı ve baskılayıcı biçimde yürütüyor. Transfer için gereken bilimsel değerlendirme, planlama ve danışmanlık adımları işletilmediği gibi, alternatif seçenekler kamuoyuna açıklanmıyor. Şempanzelerin uzun yıllardır bakımını yakından tanıyan uluslararası uzmanın sürece yeniden dahil edilmesi gerekirken, tesisin danışmanlarla diyaloğu da kesilmiş durumda.
Türkiye’de büyük insansı maymunlar için kurumsallaşmış bir uzmanlık yok. Gaziantep’te şempanzelere uygun bir habitat olmadığını biliyoruz, İzmir’de mevcut hayvanat bahçesi altyapıları içinde de hazır bir alan yok. Buna rağmen şempanzelerin, İstanbul’da bulunan “Antikköy” adı verilen bir işletmeye gönderileceği iddiaları gündemde.
Antikköy’ün primat davranışları, sosyal ihtiyaçlar, uzun vadeli bakım, uzman ekip ve uluslararası denetim gibi temel kriterleri karşılayıp karşılamadığı ise belirsiz. Bu belirsizliğe rağmen transfer hazırlıklarının hızlandırılması, ciddi bir risk.
İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın bilimsel projesi bekletiliyor
Öte yandan İzmir Doğal Yaşam Parkı, şempanzeler için özel olarak tasarlanmış bir “şempanze adası” projesi hazırladı ve belediyeye iletti. Proje, hayvanların doğal davranışlarını sergileyebileceği, tür-özel ihtiyaçlara göre planlanmış doğal bir yaşam alanı öngörüyor.
Park ayrıca, yıllardır Darıca’daki şempanzelerin bakımını yakından bilen uluslararası bir uzman ile çalışma başvurusu da yaptı. İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın EAZA üyeliği sayesinde uluslararası standartlara uyum, düzenli denetim ve şeffaf raporlama yükümlülükleri bulunuyor. Bu nitelikler, transfer edilen hayvanların rehabilitasyonu açısından kritik öneme sahip.
Tüm bu avantajlara rağmen, DKMP’nin İzmir’in resmî talebine neden yanıt vermediği bilinmiyor.
Türkiye’de büyük insansı maymunlar konusunda uzun vadeli bakım, etoloji uzmanlığı, rehabilitasyon deneyimi ve tür-özel merkezler bulunmuyor. Bu nedenle uzmanlar, DKMP’nin ülke içi çözümlere yönelmesinin gerçek kapasiteyle uyumsuz olduğunu vurguluyor.
CITES kurallarına göre el konulan büyük maymunlar, türün doğal dağılımına uygun, denetim altında ve uzmanlaşmış merkezlere gecikmeden gönderilmeli. Türkiye ise ne şempanzeler, ne goriller, ne de diğer büyük maymun türleri için bu standartları karşılayan bir kuruma sahip. Bu nedenle en doğru ve hukuka uygun seçenek, hayvanların uluslararası koruma merkezlerine transfer edilmesi olarak gösteriliyor.
Juliet’in ölümü alarm veriyor: Aceleci kararlar ölüm getiriyor
Darıca’nın kapanmasının ardından İzmir’e gönderilen jaguar Juliet’in iki hafta içinde yaşamını yitirmesi, plansız ve aceleci transferlerin tehlikesini gözler önüne serdi. Bu kayıp, şempanzeler için yapılacak yeni transferlerde ciddiyetle ele alınmalı.
Alelacele değil bilimsel sorumlulukla karar alınmalı
Gelinen noktada DKMP, Türkiye’nin sınırlı kapasitesine rağmen büyük insansı maymunların bakımını ülke içinde tutmaya çalışıyor. Bu süreç hem hayvanları belirsizliğe mahkûm ediyor hem de yanlış kararların ağır sonuçlar doğurma ihtimalini artırıyor.
Oysa yapılması gereken açık, bilimsel gerçekleri kabul etmek, şeffaf bir yol haritası açıklamak, uluslararası iyi uygulamalara göre hareket etmek, hayvanların yaşam hakkını merkeze alan kararlar almak.
Büyük insansı maymunlar için geçici çözümler değil, doğru coğrafya, doğru uzmanlık, doğru kurumlar gerekiyor.
Şempanzelerin geleceği, aceleci adımlarla değil, bilimsel sorumlulukla belirlenmeli.






Bir Cevap Yazın