Doğmamış bir çocuğun gözünden geleceğe dair kaygıları öğrenebilseydik, belki de dünyayı bugünkünden daha dürüst tartışırdık. Savaşlar, krizler ve eşitsizliklerle dolu bir geleceğe işaret eden çizim, “doğmak” fikrini sorgulatıyor. Antinatalizm de tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor: Acının ve belirsizliğin bu kadar yoğun olduğu bir dünyaya yeni bir hayat getirmenin etik olup olmadığı sorusu. Yetkin Gülmen çiziminde bu rahatsız edici ama gerekli yüzleşmeyi güçlü bir görsel dile dönüştürüyor.

Çizim, siyah bir arka plan üzerinde yer alan çıplak, hamile bir kadın figürünü betimliyor. Figür yandan görülüyor; sarı saçlı, göbeği belirgin şekilde büyümüş ve karnının içi şeffaf bir biçimde çizilmiş. Karnın içinde rahimdeki bir fetüs açıkça görülüyor. Bu, görselin ana metaforlarından biri. Kadının başı kadrajın dışında kalmış; yüzü görünmüyor. Bunun yerine, baş hizasında büyük bir konuşma balonu var. Bu balonda art arda sıralanmış çok sayıda küresel ve toplumsal kriz yer alıyor: Trump, Venezuela, Grönland Rusya–Ukrayna savaşı İran’daki protestolar Türkiye’de geçim sıkıntısı, Hatay’da elektrik sorunu Kadın cinayetleri, çocuk işçi ölümleri Dış borç, cinsel yönelim eşitsizliği vb. Kadının gövdesi çevresinde ve karnının yanında daha küçük düşünce balonları bulunuyor. Bu balonlarda ise: Gelecek kaygısı ve anksiyete Geri dönüşsüzlük hissi Filistin, İsrail, emekli maaşları Hayvan hakları ihlalleri Gıda ve barınma sorunları *Sürekli savaş hali gibi konular sıralanıyor. En altta ise ironik bir biçimde tek kelimelik bir ifade yer alıyor: “ÖFF ŞİMDİDEN GELECEK KAYGISI VE ANKSİYETE SAHİBİ OLDUM… GERİ DÖNÜŞÜ DE YOK. YERİM İYİYDİ ASLINDA… OHOOOO”

Ayrıca antinatalizm hakkındaki içeriklerimize bakmak istersen:

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin