Uluslararası insan hakları kuruluşlarının yayımladığı raporlar, İran’da 2026 yılında idamların ve ‘güvenlik’ amaçlı gözaltıların arttığını ortaya koyuyor. Analistlere göre bu eğilim, son yıllardaki protestoların ve bölgesel gerilimlerin ardından daha da belirgin hale geldi.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) raporuna göre, Şubat 2026 sonundan bu yana İran’da siyasi ve güvenlik gerekçeleriyle çok sayıda idam gerçekleştirildi. Kuruluş, aynı dönemde 6 binden fazla kişinin gözaltına alındığını ve idam edilenler arasında protestocuların, muhaliflerin ve “casusluk” ile suçlanan kişilerin bulunduğunu bildirdi. Af Örgütü, bu davaların çoğunun hızlı yargılamalar, avukata sınırlı erişim ve işkence altında alınmış olabileceği iddia edilen ifadelerle yürütüldüğünü belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi de ülkede güvenlik operasyonlarının yoğunlaşmasının ardından en az onlarca idam ve 4 binden fazla gözaltı kaydedildiğini açıkladı. BM, adil yargılama standartlarının uygulanması ve idam cezasının yaygın kullanımının durdurulması çağrısında bulundu.
Reuters haber ajansı ise son aylarda “İsrail için casusluk” ve “yabancı istihbaratla işbirliği” suçlamalarıyla verilen idam kararlarını aktardı. Haberlere göre bu davalar, bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde gerçekleşti ve İran makamları tarafından ulusal güvenlik kapsamında değerlendirildi.
İran İnsan Hakları Merkezi (CHRI), idam edilen bazı kişilerin 2026 Ocak protestolarıyla bağlantılı olduğunu ve davaların kapalı kapılar ardında, şeffaf olmayan süreçlerle yürütüldüğünü bildirdi. Kuruluş, bazı davalarda bağımsız denetimin olmadığını vurguladı.
İran Human Rights (IHRNGO) ise ülkede idamların yüksek seviyede devam ettiğini ve bu cezaların bir kısmının siyasi davalarla bağlantılı olduğunu açıkladı. Kuruluş, resmi verilerin gerçeği tam yansıtmayabileceğini çünkü bazı idamların kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.
Human Rights Watch (HRW) da İran’ın dünyada en yüksek idam oranına sahip ülkelerden biri olmaya devam ettiğini ve özellikle güvenlik davalarında verilen ölüm cezalarının ciddi insan hakları endişeleri yarattığını ifade etti. İnsan hakları uzmanlarına göre, iç protestolar, bölgesel güvenlik gerilimleri ve artan casusluk suçlamaları birlikte değerlendirildiğinde, idam cezası İran’da giderek daha fazla siyasi kontrol ve caydırıcılık aracı olarak kullanılmaktadır.
İran makamları ise yargılamaların ulusal yasalar çerçevesinde ve ülke güvenliğini koruma amacıyla yapıldığını savunmaktadır. Ancak uluslararası insan hakları kuruluşları, yargı süreçlerinde şeffaflık eksikliği, avukata erişim kısıtlamaları ve adil yargılanma hakkının ihlali konusunda ciddi endişelerini sürdürmektedir.





Bir Cevap Yazın