12 Aralık 2025, Cuma

Herkesin ayrımcılık korkusu olmadan özgürce konuşabilmesi ve kamusal yaşama etkin biçimde katılabilmesi için ifade özgürlüğü ve bilgi edinme özgürlüğünü savunan ARTICLE 19, bu özgürlüklerin tehdit edildiği durumlarda tek ses olarak harekete geçiyor.

Kurum, bu kapsamda 4 Aralık’ta Ankara’da “Gazetecilik ve Sivil Toplumda Etki için İletişim Stratejileri Atölyesi” düzenledi.

Fotoğraf: Gülin Çavuş

Atölyede, teyit.org’un eş kurucusu; yapaygundem.com ve cancerdisinfo.org’un kurucusu gazeteci Gülin Çavuş, topluluk odaklı iletişim modelini ve bu modelin klasik iletişim anlayışından farklarını anlattı. Klasik iletişim modeli, mesajı hedef kitleye göre biçimlendirirken; topluluk odaklı iletişim, kendini tanıma ve topluluğu tanıma üzerine kurulu, süreç boyunca devam eden bir yapıya sahip.

“Topluluk odaklı iletişim 2022’den beri revaçta”

Klasik iletişimde otoriter bir güç ilişkisi öne çıkarken, topluluk odaklı iletişim paydaşlara söz hakkı tanıyor. Klasik iletişim doğrusal bir yapıya sahipken, topluluk odaklı iletişim döngüsel bir nitelik taşıyor. Çavuş, “Topluluk odaklı iletişim 2022’den beri revaçta,” dedi.

Katılımcılar, gruplara ayrılarak “Sistemi Haritala Egzersizi” gerçekleştirdi. Egzersizin ardından her grup çalışmalarını paylaştı. Katılımcılar şu sorulara yanıt aradı: “Bu sistemde kimi hiç duymuyoruz?”, “Topluluk odaklı iletişim kursak bu sistem bize hangi bakış açısını öneriyor?”, “Bu sistemde kim var, topluluğumuz kim ve kim hangi bilgiye ihtiyaç duyuyor?”

Ardından grup çalışmaları, topluluk odaklı iletişim modeline uyarlanarak “Topluluk Haritalama Egzersizi” ve paydaş analizi yapıldı; bilgi ihtiyaçları belirlendi. Çavuş, katılımcılara topluluk odaklı iletişimin ilk haftasına yönelik somut adımlar hazırlamalarını önerdi.

Sürdürülebilir bir etki yaratmak için ne yapılmalı?

Atölyenin ikinci bölümünde gazeteci Gülsin Harman, “Sürdürülebilir Etki Yaratmak” başlıklı bir sunum yaptı. Harman, “etki” kavramının gazetecilik ve sivil toplum alanlarında ne anlama geldiğini ve etkinin nasıl ölçülebileceğini anlattı. Hedef kitleyi etkin katılıma ve desteğe ikna etme yöntemlerini; kamusal alanda uzun vadeli ve sürdürülebilir etki yaratmak için stratejik planlama yollarını paylaştı.

Gazetecilik yaparken ve STÖ faaliyetleri yürütürken ulaşılabilir ve ölçülebilir olmanın önemine dikkat çekti. Muğlak ve genel hedefler yerine, kurum ya da mecranın değerleriyle uyumlu, basit ve açık hedefler belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de “misyon” ve “vizyon” kavramlarının sıklıkla birbirine karıştırıldığını belirterek, bu kavramların doğru tanımlanmasının gazetecilik ve sivil toplum faaliyetleri açısından kritik olduğunu ifade etti. Misyon ve vizyon doğrultusunda strateji geliştirilmesini ve hedeflere uygun bir yol haritası hazırlanmasını önerdi.

Fotoğraf: Gülsin Harman

Harman, 2021 yılında hayata geçirdiği “Saatler” projesiyle, pandemi döneminde Türkiye’de sokağa çıkma kısıtlamalarından en fazla etkilenen 65 yaş üstü bireylerin deneyimlerini kendi sözleriyle görünür kıldı. Katılımcıların öykü, mektup ve günlük biçimindeki metinlerini derleyerek e-bülten formatında yayımladı. Proje; izolasyon, yalnızlık ve çaresizlik duygularının yanı sıra ageizm (yaş ayrımcılığı) tartışmalarını da gündeme taşıdı.

European Journalism Centre’ın (Avrupa Gazetecilik Merkezi) fon desteği verdiği bu topluluk temelli habercilik girişimi, 65 yaş üstü yurttaşlardan ve sosyal medyadan yoğun ilgi gördü.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin