20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü vesilesiyle, Bornova Sokak’tan Helin’in tanıklığı ve Samira’nın zorunlu göç hikayesi üzerinden trans kadınların maruz kaldığı kentsel kuşatmayı ve yasal cezasızlık sarmalını aktarmıştık. Bu iki tanıklık, şiddetin yalnızca bireysel değil, mekanı ve yasal sistemi aşan sistematik bir politik şiddet olduğunu gösteriyordu.

Bugün ise, bu sistematik şiddetin karşısına dikilen direnişi, örgütlenme cephesini ve hukuki mücadeleyi açıyoruz. 

Trans aktivizm, İzmir’in kalbinde, özellikle de “güvenli alan” olarak bilinen Bornova Sokak’ın çevresinde uzun süredir varlığını sürdürüyor. Ancak bu varlık, sürekli bir mücadeleyi ve ablukayı da beraberinde getiriyor. 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği’nin kurucularından, Özen Sarıoğlan, İzmir’de yürüttüğü aktivizmi ve derneğin kuruluş serüvenini anlatırken İzmir Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyon üyesi Avukat Emir Okul transların hukuki mücadelesini anlattı. 

Bornova Sokak ve sokağın göbeğindeki mücadele

Özen Sarıoğlan, yaklaşık 5-6 yıldır İzmir’de farklı örgütlenme alanlarında aktif olarak yer alan bir trans erkek. Mücadelesini sadece kişisel bir varoluş savaşı olarak değil, sistematik bir direnişin parçası olarak görüyor. 

Sarıoğlan’ın aktivizmi, İzmir’deki transların yaşam alanı olan Bornova Sokağı ile kesişiyor. Sokak, tanışık olduğu bir yer olsa da tam anlamıyla dahil oluşu, ev arkadaşlarının hikayesiyle başlıyor:

“İzmir’e ilk yerleştiğim zaman ev arkadaşlarım bir trans kadın ve bir trans erkekti. Trans kadın olan arkadaşım hemen Bornova sokağının göbeğinde çalışıyordu ve çok zor bir dönemde oradaydı. Onun mücadelesi, onunla birlikte mücadele etmemiz, bizi Bornova Sokak’a dahil etti.”

Bekçilerin ablukası ve karakolda geçen gece

Bornova Sokak, transların yaşam ve dayanışma alanı olduğu kadar, nefret saldırılarının ve sistematik polis şiddetinin de merkezi haline gelmiş durumda. 

O gecelerden birini Sarıoğlan anlatıyor: “Bir gece Bornova Sokak’a bir bekçi saldırısı oldu. Çok fazla polis ablukası vardı. Bekçiler vardı. Bildiğimiz, tanıdığımız insanları bekçilerin böyle alıp apar topar şiddet uygulayarak karakola götürdüğünü duyduk. Sonra tabii koştur koştur karakola gittik ve sabaha kadar orada kaldık. Yani böyle birçok insanın belki atlatamayacağı şeyleri güllümle, madikoller atarak geçirdik ve sabah ettik.”

Sokağın gölgesinden derneğin ışığında

Gündelik hayatta yaşanan ayrımcılık ve şiddet karşısında yalnız kalmama ihtiyacı, ‘20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği’ni doğurmuş:

“O günden sonra aslında bir ‘Bir dernek kuralım’ hayalim hep vardı. Bir trans derneği kurma hayali. Sonrasında yıllar sonra tabii dostlarımızla birlikte, onlardan aldığım destekle birlikte bir şekilde bu derneği kurduk.”

Ancak dernekleşmek, mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Sarıoğlan, sistemin denetim ve gözetimi altında olmaya devam ettiklerini belirtiyor. Derneğin en büyük hedefini şöyle anlatıyor:

“Şimdi derneklerin kapasiteleri belli. Hukuki destek ve akran desteği vermeye çalışıyoruz. Bu 20 Kasım’da birinci yılımızı henüz doldurduk. Fakat 20 Kasım Derneği’nin en büyük amaçlarından biri ne kadar sistemin gölgesinde de kalsak, her şeye yetişemesek de sokaktan hiç el çekmemek.”

“Bornova sokak bir kimlik”

Bornova Sokak, sadece bir adres değil, trans kimliğinin yüzyıllardır varoluşunun İzmir’deki somut halidir. Tam da bu nedenle Sarıoğlan, şöyle devam ediyor: 

“Bornova Sokak’tan bahsederken aslında öncesinde transların varoluşundan bahsetmek gerekiyor. Trans dediğimiz şey yüzyıllardır var olan bir şey. Bunu yasaklamak, yok etmek, görmezden gelmek çok mümkün değil. Bornova Sokak da tam olarak böyle bir yer. Bornova Sokak bir kimlik, transların kendini var ettiği bir yer. Yüzyıllardır da bu böyle.”

Yasaklanamayan kimlik ve dayanışma cephesi

Sokak içerisinde kurulan bu güçlü bağ, dernekleşmeyle bile sarsılmamış. En kötü olaylarda bile insanların hemen bir araya geldiği bu alanda, dayanışma kültürünün politik bir anlamı var:

“Her birimiz o sokağın içinden gelmiş insanlar olduğumuz için bu derneğikurduğumuzda aramızdaki o bağ hiç sarsılmadı. O sokaktaki herhangi bir arkadaşımızın ailesiyle de temas halindeyiz. Mesela katledilen Ecem Seçkin’in ailesi ailemiz oldu. Hande Buse Şeker’in davasından haberdar, sokakta olan şeylerden haberdar. ‘Bir desteğe ihtiyacınız olursa buradayız’ diyor. Böyle bir dayanışma kültürünü, böyle bir bağı, böyle bir ilişkilenmeyi yok sayamazsınız,yasaklayamazsınız ve yok edemezsiniz.”

Sokağa çıkma hakkının ihlali ve kurumsal sessizlik

20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği’nin hukuki destek arayışları, transların karşılaştığı şiddetin sadece sokakta değil, adli makamlarda da nasıl devam ettiğini gösteriyor. İzmir Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu ve İnsan Hakları Merkezi’nde aktif olarak çalışan Avukat Emir Okul, transların yaşadığı hak ihlallerinin sistematik boyutunu anlattı.

Okul, transların en sık yaşadığı ihlallerin başında yaşam hakkı, fiziksel güvenlik ve barınma hakları geldiğini belirtiyor:

“Yaşamadıkları hak ihlali kaldığını düşünmüyorum ancak bazı hakların ihlali elbette en sık ve en yakıcı. Örneğin yaşam hakları, fiziksel güvenlikleri, işkence yasağı, barınma hakları ve daha nicesi. Bornova sokakta kadınlar öldürülüyor, saldırıya uğruyor, evleri mühürleniyor ve tüm bunlar olurken onları da koruması gerekenlerin sessizliğiyle karşılaşıyoruz, bazen şiddetin tam olarak onlardan yöneldiğine de şahitlik ediyoruz. Sokağa dahi çıkmalarına tahammül edilemiyor.”

Adli sistemde ikinci kez mağduriyet

Avukat Okul, transların adli süreçlerdeki yalnızlığını ve ayrımcılığı şöyle açıklıyor:

“Trans kadınlar, başlarına bir şey geldiğinde karakola gitmeye korkuyor. Görmezden gelindikleri, sıkça kolluk tarafından terslenerek ve yok sayılarak bir hak ihlaliyle de burada burun buruna geldikleri için. Bu nedenle tek başlarına kolayca gerçekleştirebilmeleri gereken işlemlerde bile avukatların eşlik etmesi gerekebiliyor, bu da ayrımcılığın bir yüzü.”

Avukatların yıpranması ve ayrımcılık barikatı

Ayrıca Okul dava dosyalarını sürekli olarak aynı avukatların takip ettiğinden de şöyle bahsediyor: 

“Sürekli olarak aynı avukatların bu dosyaları takip etmesi, dosyaların mahiyeti de göz önüne alındığında çok yıpratıcı olabiliyor. Kamu kurumları, transları tek başlarına ciddiye almayabiliyor, hakları olan sağlık hizmetlerinden yararlandırmayabiliyor. Diğer yandan avukatlar şanslı değilse şiddetin yöneldiği kişinin “o saatte neden orada olduğunu” soran hakim veya savcılara denk gelebiliyor. Adli süreçlerde karşımıza çıkan en büyük sorun ayrımcılık saiki ve iktidarın nefret politikaları oluyor genelde.”

İspat zorluğu 

Avukat Emir Okul, yargının nefret saikine gözünü kapattığını ancak mücadelenin sonuç verdiğini de belirtiyor:

“Bazen sanığın bir tek evet nefret saikiyle yaptım ben’ demediği kalıyor ama yargının kulağı buna kapalı olabiliyor. Ancak alanda verilen mücadeleler sayesinde suçun nefret saikiyle işlendiğinde dair savcılık görüşü veya hükümlere şahit olabiliyoruz.”

Mücadele sonucu kazanımlar

Avukat Okul’un da belirttiği gibi, transların maruz kaldığı şiddet vakalarında hukuki süreçler, ayrımcılık bariyerini aşmayı gerektiren zorlu bir mücadeledir. Buna rağmen, İzmir’de yürütülen ısrarlı çalışmalar sayesinde önemli emsal kararlar da var. Bu kazanımlar, nefret saikiyle işlenen suçlarda faillere indirim uygulanmaması ve eylemin gerçek nedeninin adli makamlarca tanınması açısından kritik örnekler.

Trans cinayeti davalarında faillere sıkça uygulanan haksız indirimlerin reddedilmesi, en büyük hukuki başarılardan biridir. 9 Ocak 2019’da polis memuru Volkan Hicret tarafından öldürülen trans kadın Hande Buse Şeker davasında, mahkeme sanık hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası verirken, haksız tahrik ve iyi hal indirimi taleplerini reddetti. 

Yine Bornova Sokak’ta, 20 Kasım 2020’de silahlı saldırıda ağır yaralanan trans kadınlar Çisem ve Buse davasında da önemli bir ilerleme kaydedildi. Dava sürecinde savcılık, eylemin mağdurların trans kimliğinden kaynaklı ‘nefret saikiyle ve canavarca hisle kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu yönünde görüş bildirdi. 

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin