30 Temmuz 2025, Çarşamba

Muzir.org’un da imzacı olduğu çağrı “Her çocuğun yaşam hakkını güvence altına almayı amaçlayan, bütüncül ve etkin bir çocuk koruma sistemi, Mattia Ahmet’in ölümünü önleyebilirdi”, diyor.

Türkiye’de hak temelli çalışan 93 kurum, suça sürüklenen çocuklara yönelik artan cezalandırıcı yaklaşımlara karşı açıklama yayımladı. 

Muzir.org’un da imzacı olduğu çağrı, çocuk adalet sisteminin cezalandırmaya değil, korumaya ve önlemeye dayalı bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguluyor. 

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği (FİSA) Çocuk Hakları Merkezi’nin öncülüğünde başlayan çağrıda son dönemde kamuoyunda ve siyasette çocukların yetişkin gibi yargılanmasını isteyen söylemlerin uluslararası çocuk hakları standartlarına aykırı olduğu belirtiliyor. 

Açıklama özellikle 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin akranları tarafından öldürülmesinin ardından artan bu söyleme karşılık çocuk adalet sistemindeki yapısal eksikliklerin ve ihmalin altını çiziyor.

“Yaşam hakkı en temel haktır; hiçbir çocuk bu haktan mahrum bırakılmamalıdır” diyen kurumlar, 2024 yılında en az 13, 2025’in ilk 5 ayında ise en az 7 çocuğun akran şiddeti sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, bu ölümlerin önlenebilir olduğuna dikkat çekiyor.

İmzacı kurumlar bu bağlamda yapılabileceklere şöyle dikkat çekiyor: 

Çocukların suça sürüklenmesini önleyecek erken uyarı ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi,

Çocuk adalet sisteminin hak temelli, onarıcı ve dönüştürücü ilkelerle yeniden düzenlenmesi,

Ceza sorumluluğu yaşının bilimsel gelişim verilerine göre yeniden değerlendirilmesi,

Tüm çocuklar için sosyal inceleme raporu ve sosyal hizmet desteğinin zorunlu hale getirilmesi,

Tutuklamanın istisnai hale getirilmesi ve çocuk hapishanelerine alternatif toplum temelli sistemlerin geliştirilmesi,

Yasama süreçlerinde çocukların ve çocuk hakları savunucularının görüşlerinin dikkate alınması.

“Çocuklar toplumun dışına itilmemeli”

Ortak açıklamada, çocukların suçla ilişkilenmesinin bireysel değil; yoksulluk, ayrımcılık, eğitime erişimsizlik gibi toplumsal etkenlerin sonucu olduğu vurgulandı. Bilimsel verilerin de ağır cezaların çözüm olmadığını ortaya koyduğu belirtilerek, “Güçlü aile bağları, okul aidiyeti ve güvenli sosyal çevre, suçun önlenmesinde çok daha etkilidir” deniliyor.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Çocuklar İçin Adalet: Cezalandırmaya Değil, Korumaya ve Önlemeye Dayalı Bir Yaklaşım

Hak Temelli Bir Çocuk Adalet Sistemi İçin Ortak Çağrımızdır!

Biz, aşağıda imzası bulunan sivil toplum örgütleri, son dönemde suça sürüklenen

çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılması ve çocukların yetişkin gibi yargılanması

yönündeki taleplerin, hem kamuoyunda hem de siyasi alanda karşılık bulmasını derin bir kaygıyla izliyoruz. Bu tür söylemler, Türkiye’nin de aralarında olduğu devletlerin

kabul ettiği, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çocuk haklarına ve çocuk hukukunun evrensel ilkelerine açıkça aykırıdır.

15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin akranları tarafından öldürülmesi, çocuklara yönelik şiddet, çocuk suçluluğu ve adalet sistemine ilişkin alınmayan önleyici tedbirlerin sonuçlarını bir kez daha ortaya koydu. Bizler, Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesinin acısını derinden paylaşıyor, şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm çocukların yasını tutuyoruz. Ve bir kez daha söylüyoruz: Yaşam hakkı en temel haktır; hiçbir çocuk bu haktan mahrum bırakılmamalıdır.

Tıpkı 2024’te akran şiddeti sonucu yaşamını yitiren en az 13 çocuk ve 2025’in ilk beş ayında hayatını kaybeden en az 7 çocuk 1 gibi, Mattia Ahmet’in ölümü de önlenebilirdi. Bu vakalar münferit değil; Türkiye’de çocuklara yönelik ihmal ve hak ihlalleri zincirinin sonucudur.

Yalnızca akran şiddeti değil, farklı nedenlerle yaşamını yitiren tüm çocuklar açısından da, çocuk koruma sisteminin bütüncül ve hak temelli bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması zorunludur.

Bir çocuk suçla ilişkilenmeden önce çoğu zaman fark edilebilir ve bu durum önlenebilir.

Devlet; eğitimden sosyal hizmete, sağlıktan kolluk güçlerine kadar tüm ilgili kurumlarıyla, çocukları suça sürükleyen riskleri önceden fark etmek ve gereken tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu sorumluluklar gerektiği gibi yerine getirilirse, pek çok çocuğun yaşamı korunabilir, suça sürüklenmesi engellenebilir.

İmzacı kurumlar şöyle:

29 Ekim Kadınları Derneği, AltıÜstü Çocuk ve Gençlik Sanat Kolektifi, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Antikapitalist Kadınlar, Aralık Feminist Kolektif, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği, Atakent Mahallesi Kadın Meclisi Küçükçekmece, Bakırköy Çocuk Masası Platformu, BoMoVu Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği – CEİD, Çember Dergi – Çocuk Politikası Dergisi, Çocuğum Haklıyım!, Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv.), Çocuk Çalışmaları Birimi, Çocuk Hakları Savunucuları Ağı, Çocuk Hakları Zirvesi ve Kalkınma Derneği, Çocuk İhmali ve İstismarını Önleme Derneği, Çocuk İşçiliğini İzleme ve Önleme Derneği, Çocuklar İçin Adalet Derneği, Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği, Denizli Otizm Derneği, Dünya Evimiz Uluslararası Dayanışma Derneği, Engelsiz Erişim Derneği, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Fisa Çocuk Hakları Merkezi – Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği, Gaziantep Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği, Her Yer Çocuk Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İzmir Feminist Kolektif, Kadın Dayanışma Vakfı, Kırkayak Kültür, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Lotus Kadın Dayanışma Derneği ve Yaşam Derneği, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Romani Godi, Roots & Shoots Türkiye (Kökler ve Filizler Derneği), Rosa Kadın Derneği, Sivil Düşler Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Amed Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Sosyal İklim Derneği, Sporda Adalet ve Haklar için Sahadayız Derneği, Sulukule Gönüllüleri Derneği, Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı, Türk Kadınlar Birliği Bayraklı Şubesi, Türk Tabipleri Birliği İnsan Hakları Kolu, Türk Psikologlar Derneği Genel Merkezi, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Çocuk Hakları Elçileri Derneği – ICHILD, Uluslararası Göçmen Kadınlar Dayanışma Derneği, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği, Muzır Neşriyat (muzir.org), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Roman Hakları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi, Sosyoloji Mezunları Derneği, Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP), Toplumsal Eşitlik Derneği, Turuncu Dernek, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Ulusal Çocuk Hakları Derneği (UDER), Urla Kadın Dayanışma Derneği (URKAD), World Human Relief, YÖRET Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı, Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği, Adana Kadın Danışma ve Sığınma Evi Derneği, Adil Yargılanma Hakkına Erişim Derneği (AYHED), Ata Derneği İzmir, Ayvalık Kadın İnisiyatifi, Çocuk Hakları Savunucuları Derneği – CHILDEF, Derin Yoksulluk Ağı, Ege Çağdaş Eğitim Vakfı, Eğitim Sen Genel Merkezi, Ekmek ve Gül, Eşit Yaşam Derneği, Ev Hanımları Dayanışma ve Kalkındırma Derneği, KA.DER – Kadın Adayları Destekleme Derneği Ankara Şubesi, Kadın Eğitim ve İstihdam Derneği – KEİD, Kadının İnsan Hakları Derneği, Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği, KİKAP TRABZON Derneği, Koza Kadın Derneği.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin