28 Temmuz 2025, Pazartesi

Okumak için:
Hiç mi umut kalmadı? Tüm umudumuzu ekranı aşağı kaydırarak mı tüketiyoruz?
Haksızlıklar, iklim felaketleri, daim bir çatışma hali, kaygı ve endişe. Elimizi neye atsak, kafamızı nereye çevirsek, her yerde sadece kötülükler mi var? Bu dünyada iyi şeyler olamaz mı?
İyiliğe olan inancımız ve umudumuz kırıldığı zaman, evet, bu dünya daha iyi bir yer olamaz.
Her şeyden çok şu an umuda ihtiyacımız var. Sürekli maruz kaldığımız kara haberler, bir çaresizlik hissi yaratıyor. Çaresizlik sizi uyuşturuyor, çünkü ne yaparsanız yapın, işler iyiye gitmeyecekse… neden uğraşasınız ki? Kimsenin umursamadığını düşünüyorsanız… siz neden umursayasınız? Evet işler kötüye gidiyor olabilir, ama değişim istemek ve bunun mümkün olduğuna inanmak gerekiyor.
İşte tam olarak bu biçarelik sermaye ve güç sahiplerinin istediği şey. Tükettiğimiz medya, haberler olsun ya da kurgusal filmler, diziler olsun dünyayı sürekli karanlık bir yer olarak resmediyor. Hatta dezenformasyon ile endişeniz ve kaygınızı da yönetiyorlar.
Bence değişim için ilk adımlardan birisi medya tüketimimizi kontrol altına olmalı. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey, dünya hakkında aldığımız haberlerin sıklığını kontrol etmek olmalı. Tüm gün boyunca sosyal medyada kötü haberlere maruz kalmak, bir haber bülteni okumak veya izlemekle aynı değil. Doomscrolling’i durdurmak çok önemli. Yani kötü haberden kötü habere geçerek saatlerce sosyal medya kullanmayı bırakmalıyız.
İkinci bir adım ise, özellikle nefret ve çatışmanın normalleştiği sosyal medya siteleri ve sayfalarından uzaklaşmak. Sürekli öfkeniz ve endişelerinizden beslenmeyen sosyal medya alternatifleri var, böyle güvenli alanlar da oluşturabilirsiniz. Gün boyu insanların birbirine hakaret ve tehdit seviyesinde yazdığı, birbirlerini zorbaladığı yerlerde olmanız da kendinizin de tehdit altında hissetmesine neden oluyor.
Son olarak empati, ekranların arkasından yorum yapmak çok kolay, algorithmalar bunu istiyor ve etkileşim olduğu sürece yazılan şeyin önemi yok. Ve iyi duygular değil, nefret etkileşim veriyor. Empatiyi benimseyip bu nefrete dahil olmamak gerekiyor.
Siz başka nelere dikkat ediyorsunuz? Umudu yaymak için neler yapabiliriz? Lütfen yorumlarda bize katılın ve daha fazla insana ulaşalım.





Bir Cevap Yazın