“Kültür, kimlik, inanç: Alevilik” başlıklı 76. sayımızda, Melis Özdemir’in objektifinden yansıyan semah kareleriyle bu kadim inancın ritmini, devinimini ve ruhunu sayfalarımıza taşıyoruz.
Semah, yalnızca bir hareketler bütünü değil; yeryüzünden gökyüzüne, insandan hakka uzanan kadim bir yolculuk. Her dönüş, evrenin sonsuz devinimini; her adım, insanın içsel arayışını simgeler.
Alevi-Bektaşi inancında semah; sevgiyle, ahlakla, eşitlikle yoğrulmuş bir ibadettir. Kadın ve erkeğin yan yana döndüğü bu cemal cemaline yolculukta; ne bir üstünlük, ne bir ayrım var. Her can, aynı ritmin, aynı hakikatin parçası.
Semah, kainatla kurulan sessiz bir sohbet; kalbin diliyle edilen bir duadır. Dönen beden aslında dönen ruhtur; nefsi terbiye eden, hakikati arayan bir devran…
Toprakta başlayan, gökte tamamlanan bir yürüyüştür semah. Kimi zaman Tokat’ın Hubyar’ında, kimi zaman Adıyaman’ın dağ köylerinde, kimi zaman Amasya’nın topraklarında yankılanan aynı çağrıdır: “Kendini bilmek.”
Bu dönüş, doğanın döngüsüne de öykünür. Semah, turnanın uçuşunda şekillenir; onun zarafeti, sadakati ve göğe yönelişiyle bütünleşir. Turnaya benzemek, doğayla bir olmanın simgesidir. Böylece semah, sadece insanın değil, doğanın da ritmine kulak vermek; onunla bir olmaktır.












Melis Özdemir’in objektifinden “Semah: Sonsuz Bir Devinim” belgeseli için kayda geçen bu fotoğraflar, semahların ruhunu ve köklerini taşıyan anlara tanıklık ediyor. Belgesel, semahları doğdukları coğrafyalarda belgeleyerek otantik hafızayı korumayı amaçlıyor.
Eskişehir, Aydın (Bodrum), Adıyaman, Sivas Divriği, Amasya Suluova ve Direkli Köyü’nde çekilen bu kareler; her bölgenin kendine has ritmini, inancını ve devinimini görünür kılıyor.















Bir Cevap Yazın