2 Haziran 2025, Pazartesi
Hatay’da tapulu araziler nasıl gasp ediliyor? 200 yıllık zeytin ağaçları için elli günü aşkın nöbet tutan Çiğdem Mutlu anlatıyor. Müberra Ünsal’ın haberi.

Video: Eylem Sıla Bayram
Çiğdem Mutlu Hatay Ballıöz’deki iki buçuk dönüm arazisi ve içindeki asırlık zeytin ağaçları için mücadele ediyor. Hiçbir kamulaştırma kararı olmadan arazisi gasp edilen Mutlu tesadüfen arazisine gittiği 15 Temmuz 2024 tarihinde, iş makinelerinin zeytin ağaçlarını kırdığını görüyor.
Çalışanlara sorduğunda taşeron bir firmanın yol yapımı için ağaçları kestirdiğini öğreniyor. Çalışanlara arazinin kendisine ait olduğunu hatırlatıyor ve bu çalışmadan haberi olmadığı için neler olup bittiğini anlayana kadar kendisine süre vermelerini istiyor. Bunun üzerine çalışma iki gün için duruyor.
Önce yıkım sonra ‘kamulaştırma’
Mutlu, Hatay Karayolları 53. Bölge Müdürlüğü’ne gidip “Burada bir yol yapılıyor ancak arazi sahibi olan benim bundan neden haberim yok?” diye sorduğunda, kararın tamamen onların dışında geliştiği ve yolu Mersin Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü’nün yaptığı yanıtını alıyor.
Mersin Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü’nü arayan Mutlu, kendilerine bu işlem için izin vermediğini, arazisini gasp ettiklerini ve hakkını aramak için müsaade etmeleri gerektiğini söylese de görevliler her koşulda bu yolu yapacaklarını, ağaçları keseceklerini ve kamulaştırma kararı çıktıktan sonra da ödemelerin yapılacağını söylüyor.
Mutlu “Benim derdim ödeme değildi, ben orayı 150-200 yıllık zeytin ağaçları için imara açık olmadığını bilerek satın aldım. Ben orada imar istemiyorum, ben orayı tarım yapmak ve zeytinyağı üretmek için aldım” diyor.
Valilik tarafından Mutlu’ya verilen geçici konaklama amaçlı olan el koyma kararına güvenerek, yol yapımına devam edildi. Bunun üzerine Çiğdem, Hatay Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığına gidip suç duyurusunda bulunuyor ve 18-20 Temmuz tarihlerinde kalan ağaçlarının başında oturup nöbete başlıyor.
Zeytin ağaçlarının gölgesinde direniş
Çiğdem Mutlu yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Elimde çadırım yoktu ve güneşten korunmak için 15 gün boyunca zeytin ağaçlarımın gölgesinde nöbet tuttum. Başka arazilerde çalışma devam ettiği için tozdan alerjik astımım tetikleniyordu ve bu sebeple geceleri hastaneye gidiyordum”
Mutlu’ya diğer mahallelerden çadır verildi. İlk bir iki gün sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler desteğe geldi ancak ziyaretlerin devamı gelmeyince çevre katliamı sürdü.
Sürece 19 mağdur daha dahil oldu ve dava açıldı ancak bu kişilerin çoğu ikna ve bürokratik ilişkilerle davadan çekildi. Şuan Çiğdem Mutlu ile birlikte on kişi on aydır süreci takip ediyor fakat ısrarla dava açılmıyor. Arazideki ağaçlar mı… Çoktan katledildiler.
Özetle karayolları, tapulu arazilerde hukuksuz bir şekilde çevre katliamına devam ediyor.
Çiğdem Mutlu’nun karşısında 150 çevik kuvvet polisi ve tomalar…
Mutlu, arazide nöbet tuttuğu bir gün, iş makinelerinin yığıldığını anlattı. “Şantiye şefi bana çalışacaklarını söyledi, bende yetkisini göstermesi gerektiğini söyleyince, kolluk kuvvetlerini çağırdı. Beni araziden çıkarmak için 150 çevik kuvvet ile sanki azılı bir suçluymuşum gibi yanlarında toma ile geldiler. Ben arazide tek başımaydım ve beni çıkarıp çalışmaya devam etmek için iş makinelerini hazırda bekletiyorlardı.”
“Şov yapıyorsun”
Çiğdem Mutlu direnişin ardından yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“50 günlük direnişimin sonunda önce emniyete çağrılıp tehdit edildim, çadırı sökmemi istediler. Ben de sökmeyeceğimi, arazinin bana ait olduğunu ve arazide yapacağım herhangi bir işlemin beni ilgilendirdiğini söyledim. Kolluk kuvvetleri anlamamakta direterek beni tehdit etmeye devam ettiler. Ertesi gün araziye gittiğimde 10 tane iş makinesi hazır bekliyordu. Güvenlik Şube Müdürü’ne buranın tapulu malım olduğunu ve bunu koruyacağımı anlatsam da kendilerine baskı yapıldığını ve benim o araziden çıkmam gerektiğini söylediler. Bana ‘şov yapıyorsun’ dediler ve konuyu anlamsızca etnik kökenime getirdiler, beni ikna ve manipüle etmeye çalıştılar”
Araziyi büyük emekle aldığını söyleyen Mutlu, hâlâ hukuksuz bir şekilde katliam yapılan arazisinin borcunu ödüyor.





Bir Cevap Yazın