28 Mayıs 2025, Çarşamba
Eylem, Z Raporu’na yazdı.

Fotoğraf: Müberra Ünsal, 19 Mart Saraçhane eylemleri
Gezi Direnişi sırasında 14 yaşındaydım.
Politik bir bilincim yoktu, Gezi’yi de az çok sosyal medyadan görüyordum. Oyunla geçen yaşlardaydım.
Berkin’i de ölümsüzleştiği gün tanımıştım ilk. Berkin’in ardından Gezi’yi araştırıp, okumaya başladım Gezi’yle politikleştim yani fiziken Gezi’de bulunmadıysam da ruhen Gezi’deydim.
Bugüne gelelim… Bugün Gezi’yi onurla, umutla, gururla anabiliyorsak Gezi’den bahsedebiliyorsak ‘’Ben ağaçlarında vekiliyim’’ diyen Sırrı Süreyya Önder’e, Gezi’de direnenlere, ölümsüzleşen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım’a, Gezi’nin “kırmızı fularlı kız”ı Ayşe Deniz Karacagil’e tabi ki de ağaçların da avukatlığını yapan Silivri’de tutsak sevgili Can Atalay’a borçluyuz.
Gezi’nin ‘üç beş ağaç’ meselesinden çıkıp bir isyana, direnişe dönüşmesiyle, LGBTİ+lar, kadınlar, ezilen yoksul emekçi halklar ve işçiler sokağa döküldü. Gezi, tüm ezilenleri bir ağacın etrafında topladı.
Bugün 26 yaşındayım. Ben dahil o dönem çocuk olan herkes bugün büyüdük, 19 Mart’la da bu defa bizler sokaktaydık. Gezi’nin çocukları olarak…
Gezi umuttur, umut dimdik ayakta!





Bir Cevap Yazın