14.05.2025, Çarşamba

“Ülkemizde, mevcut iktidarın oylarıyla köpeklerin müebbet hapsinin ve katlinin yasalaştığı kabus gibi günlerden geçiyorken; Pepe vasiyetinde köpeğinin yanına gömülmek istedi.” Nihal Memiş Dizdar yazdı.

Fotoğraf: Pepe ve Manuela

“Dünyayı değiştirmek için mucize beklemeyin. Küçük şeylerle başlayın”  diyen José Mujica, nam-ı diğer: Pepe

6 kere vurulduğu, yıllarca işkence gördüğü, 12 yıl hapis yattığı halde mücadeleden asla vazgeçmeyenlerden.

Devlet başkanıyken aldığı maaşın yüzde 90’ını bağışlamış, bin odalı saraylarda değil  minik mütevazı bir çiftlik evinde, eski bir gerilla olan hayatının aşkı Lucia ile çocuk  yapmayı tercih etmeden yaşamış; işe eski arabasıyla gidip gelmiş, hayatının her yılında kapitalistlere nanik çekmiş biri. 

Devlet başkanlığı yaptığı yıllarda sosyal adalet ve eşitlik için çalışmış; yoksulluğu yarı yarıya düşürüp, kürtajı ve eşit evliliği yasalaştırmış biri. 

Cumartesi Anneleri’nin de destekçisi. 

Bugün, bütün haber bültenleri, Uruguay’ın eski devlet başkanının 89 yaşında öldüğünü söyledi. Oysa, devrimciler ölmez. Alnımızın terinde, inadımızda, devrimci ahlakımızda yaşar. 

Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı tarihi konuşmayı hatırlayalım: 

“Kalkınma mutluluğa aykırı olamaz. İnsan mutluluğundan yana olmalı: Dünya’daki sevgiden, insan ilişkilerinden, çocuklara bakmaktan, arkadaşlara sahip olmaktan, temel ihtiyaçlara sahip olmaktan yana olmalı. Bana en fakir devlet başkanı diyorlar. Ben fakir değilim. En fakir olan, yaşamak için çok fazla şeye ihtiyacı olandır. Pahalı yaşam tarzını sürdürmek için sürekli daha fazlasına ihtiyacı olandır. Bu bir özgürlük sorunu. Çok fazla mal varlığınız yoksa, onları devam ettirmek için bir köle gibi bir ömür boyu didinip durmak zorunda kalmazsınız. Kendinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Egzantrik bir ihtiyar gibi görünebilirim ama benimki özgür bir seçim. Ben çoğunluk gibi yaşıyorum, ancak çoğunluk daha iyi yaşadığında fazlasını harcayabiliriz. Parayı seven sanayiyle, ticaretle ilgilensin, vergisini de versin. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmetle kendini mutlu hissetmek içindir. Sadece bir hayat var ve o da geçiyor. Hayata anlam vermeliyiz. Sadece zenginlik için değil, insan mutluluğu için de savaşmalıyız.”

Her kelimesine katıldığım bu konuşmaya; hayvanların mutluluğu için mücadele etmeyi de ekliyorum. 

Ülkemizde, mevcut iktidarın oylarıyla köpeklerin müebbet hapsinin ve katlinin yasalaştığı kabus gibi günlerden geçiyorken;  dünyanın en erdemli, en dürüst devlet başkanlarından biri, vasiyetinde köpeğinin yanına gömülmek istedi. 

Pepe, engelli bir köpek ebeveyniydi. Manuela’sını, evinin bahçesindeki sekoya ağacının altına defnetmişti. Çok özlediği patili evladıyla, toprakta kucaklaşmak istedi.

Pepe sonsuz uykusuna, bir köpeğin yanında dalmak istediğini  bildirerek, insan ve insan olmayan hayvanların   yoldaşlığının zaman ve mekan ötesinde olduğuna dair, tarihe çok önemli bir not düştü. 

Sınırsız, sınıfsız, özgür bir dünyanın özlemini çeken bizler, sana “Adios” demiyoruz  José Mujica! 

İnsanların ve hayvanların onuru, sarayları saltanatları yenene kadar; her gün yeniden; Hola Pepe, Hola!

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin