Atılım Üniversitesi’nde yıllardır bakılan kısır, aşılı ve yaşlı köpekler rektörlük talebiyle Ankara Belediyesi çalışanları tarafından tekmelerle toplandı!
Ankara’da bulunan Atılım Üniversitesi’nde yıllardır gönüllü öğrenci ve okul çalışanları tarafından bakılan kampüs köpekleri 18 Ocak Cumartesi günü rektörlük talebiyle belediye tarafından toplandı.
Kısır, küpeli, aşılı oldukları halde işkenceyle belediye araçlarına bindirilen yaşlı ve engelli beş köpek şimdi kötü koşullarıyla bilinen Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait Gölbek barınağında.
Öğrenciler, rektörlüğün köpekleri toplamak için dönemin son gününü ve özellikle okulda kimsenin bulunmadığı saatlerin seçildiğini söylüyor.
Benzer bir olay 2024’ün son gününde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde yaşandı. Okul yönetimi yavru ve hasta köpeklerin yaşadığı telle çevrili alanı öğrencileri bir toplantıda oyalarken yıktı. Ardından da yemekhane atıklarının köpeklere verilmesini engelledi.
Atılım’da yaşananları öğrencilerden dinliyoruz:
Atılım Üniversitesi, Ankara İncek’te yeni yerleşimin olduğu bir kampüse sahip, dolayısıyla çevresinde başka köpekler de yaşıyor. Bizim de bu kampüste köpeklerin varlığı için mücadelemiz yıllardır devam ediyor. Kampüsteki tüm köpekleri, kısırlaştırıp aşılattık. Tamamen gönüllü ve düzenli bir şekilde besliyoruz.
Atılımlı Patiler bir üniversite topluluğu mu?
Hayır çünkü rektör bizim öğrencilerimizin topluluk olmasına izin vermiyor. Bir buçuk yıldır bekliyoruz… Buna rağmen aslında uzun yıllar büyük bir sorun yaşamadık ta ki Katliam Yasası’nın konuşulmaya, köpeklerin hedef gösterilmeye başladığı 1-2 yıl öncesine dek. Özellikle son bir yıldır, en ufak bir havlamada dahi belediyeyi arayıp köpekleri toplatacağız tehditleri geliyordu. Ne yazık ki bu defa gerçekleştirdiler!
Yaşadığınız ilk sorun ne oldu?
Geçen sene kampüste yaşayan köpeklerden biri kayboldu. İki hafta boyunca her yere baktığımız halde bulamadık. Güvenlikten destek istedik ancak hiçbir şekilde bize yardımcı olmadılar. İki hafta sonra okulun öğrencilerin giremediği bir alanında havuzun içinde ölmüş bir halde bulduk köpeğimizi. Bunun çok ciddi bir güvenlik ihlali olduğunu düşünüyoruz, kamera kaydı vs de yok.
Sonra…
Okulda güvenlik şefinin sevdiği Pamuk isimli bir köpeğimiz var. Pamuk güvenlik çalışanlarından biriyle kampüste hep yaşadığı bölgeden çıkıyor, kampüs içerisinde bölgesi olmayan başka bir alana geçiyor. Güvenlik çalışanı Pamuk’u orada bırakarak geri dönüyor, Pamuk’un arkasından geleceğini düşünüyor muhtemelen ancak Pamuk başka köpeklerin alanına girdiği için gelemiyor ve ne yazık ki alan kavgası yaşanıyor. Pamuk’un ölüm haberini aldığımızda şok olduk, köpek davranışlarına hakim olduğumuz için hayvanların bölgelerinden çıkarılmaması gerektiğini bizler biliyorduk ancak yaşanan bu durum haberimizde gerçekleşmediği içi Pamuk’u koruyamadık.
Bu olaydan sonra güvenlik şefi bize ve diğer köpeklere düşman oldu. Pamuk köpekti ama diğerleri köpek değildi sanki. Biz iletişimi sağlıklı şekilde sürdürmeye çalıştık, “‘bu hayvanlarla ilgili problem varsa çözebiliriz, bu çocuklar hiçbir şekilde insana karşı bir agresyona sahip değil’ dedik. Köpek davranışlarını anlattık, onların bölgelerini koruduğunu bu sebeple agresyonun zaman zaman bölge değiştiren diğer köpeklere karşı olabileceğini söyledik. Hatta bizim kampüsümüze tilki gelmesini köpeklerin engellediğini kendileri de bilirler. Bu hayvanların doğası bu. Ancak biz bu konuşmayı yaparken rektörlük iki hafta öncesinden her şeyi planlamış. Bunu elimize geçen bir üst yazıyla öğrendik.
Nedir o plan?
Kampüse belediyeyi sokmak ve köpekleri toplatmak… Bunu da iki hafta öncesinden planlamışlar çünkü dönemin bittiği, okulda öğrencinin kalmadığı bir dönemde gizlice bu işi yapmak istemişler. Hatta belediyeyi sokacakları saat bile planlı, köpekleri seven ve buna mani olacak hizmetli görevlilerin de çıkışı sonrasına bu operasyonu hazırlıyorlar.
Sizin nasıl haberiniz oldu?
Tamamen tesadüfen kampüste olan bir arkadaş görüp videoyu çekiyor. Elimizde video olmasa hayvanlar kayboldu diyecekler. Son güne kadar okula belediyenin girmesi gibi bir talimat vermedik dediler bize çünkü. Oysa koordinatörlük bu talimatı gizli bir şekilde vermiş hatta gerekirse kapıya polis çağırın da demiş.
Size bir gerekçe ilettiler mi?
Hayır, herhangi bir ‘saldırı’ vs de söz konusu değil, bize bir sebep iletmediler, bu karar neye göre verildi anlamak mümkün değil. Alınan beş köpekten üçü çok yaşlı, biri çok küçük, bir diğeri ise gençlik hastalığı geçirmiş engelli kalmış, bağışıklığı çok düşük bir köpek. Belediye uyuşturucu iğneyle topladı ve Gölbek olarak bilinen barınağa götürüldüler… Bu köpekler oradaki koşullarda hayatta kalamaz. Hepsi kısır, uysal ve bire bir insan bakımına muhtaç köpekler. Biz bu yaşananların güvenlik şefinin intikamı olduğu kanısındayız.
Şu hem alınan köpeklerimiz için hem de halen kampüste olan köpeklerimiz için kaygılıyız? Okulun çok büyük bir kampüsü var daha önce yaşam alanı yapmayı da teklif ettik ancak ‘yer yok’ denilerek bu talebimiz reddedildi. Şimdi ne olacak?
Peki, talepleriniz nedir?
Okul yönetiminin bizleri muhatap görmesini istiyoruz. Buradaki hayvanların yıllardır tüm bakımlarını biz gönüllüler üstleniyoruz, bu konuda bizi dinlemeleri gerekir. Belediyenin aldığı köpekleri yeniden kampüse getirmek istiyoruz, köpeklerin yaşam hakkını, barınma hakkını zedelemeden ortak bir çözüm bulabiliriz mutlaka. Ancak bugün sebepsizce bu hayvanlar belki de ölecekleri, öldürülecekleri barınaklara tıkıldılar. Hayvanlarımızı acilen kampüse geri istiyoruz.





Bir Cevap Yazın