İnsan Hakları İzleme Örgütü, yayımladığı Dünya Raporu 2025’te, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik krizleri ve insan hakları ihlalini gözler önüne seriyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, yayımladığı Dünya Raporu 2025’te, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik krizleri ve insan hakları ihlalini gözler önüne seriyor.

Rapor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) medya, hukuk ve çoğu kamu kurumu üzerindeki baskısına dikkat çekiyor.

İktidar organlarının muhalifleri cezalandırdığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bağlayıcı kararlarını görmezden geldiğini ve ve Türkiye’de yaşayanların yıllık yüzde 47 enflasyon oranıyla ciddi bir ekonomik kriz içinde olduğunu söylüyor.

“Kadın cinayetlerini engellemek için gereken önlemler alınmadı”

Rapor, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin bedelini kadınların ödediğine dikkat çekiyor: “Türkiye cinsiyet ayrımcılığına dayalı şiddet ve kadın cinayetlerini engellemek için yeterli önlemleri almadı.”

Aile bahanesiyle nefret!

Erdoğan hükümetinin aile değerlerini teşvik etme bahanesiyle toplumsal kutuplaşmayı artırdığını söyleyen Rapor, iktidarın LGBTİ+’lara karşı nefret söylemini sistematikleştirdiğini söylüyor: “İstanbul Onur Yürüyüşü üst üste onuncu yıl yasaklandı ve ülke genelinde birçok şehir benzer yasaklar uyguladı.”

Sözleşmelere rağmen kömürde ısrar

Türkiye’nin bağlayıcı uluslararası sözleşmelere rağmen iklim değişikliğini önlemek için yeterli çabayı sarf etmediğini belirten rapor,  “henüz kömürün aşamalı olarak kaldırılmasını taahhüt etmedi ve güneydoğu Kahramanmaraş eyaletindeki ülkenin en eski ve en kirletici kömür santrallerinden birini genişletmeyi planlıyor” diyor.

Nefret söylemi mülteci cinayetlerinden sorumlu

Siyasi partilerin mültecilere yönelik nefret söylemine dikkat çeken Rapor, “mültecilere yönelik artan düşmanlığın ortasında Suriyelilere yönelik yabancı düşmanlığı şiddet de devam etti” diyor ve Temmuz 2024’te Kayseri’de Suriyelilerin dükkanlarına ve arabalarına saldırıldığını, Antalya’da bir 17 yaşındaki bir Suriyeli çocuğun öldürdüğünü hatırlatıyor.

Siyasetçiler, muhalifler ve insan hakları savunucuları

Rapor, Türkiye’de yüzlerce Kürt aktivistin, eski milletvekilinin, belediye başkanı ve parti yetkilisinin şiddet içermeyen meşru siyasi faaliyetler, konuşmalar ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle terör suçlarından hüküm giydiğini hatırlatıyor.

4 Kasım 2016’dan beri hapiste olan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın derhal serbest bırakılmalarını emreden AİHM kararlarının yok sayıldığını belirtiyor.

İnsan hakları savunucuları olan Osman Kavala, Çiğdem Mater, Can Atalay, Mine Özerden ve Tayfun Kahraman’ın asılsız suçlamalarla mahkum edildiklerini vurgulayan rapor, Kavala için AİHM kararının, Can Atalay için Anayasa Mahkemesi kararının yok sayıldığını da ekliyor.

Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin